Geçmiş zamanlarda büyüklerimizin büyükleri, hep güzel bir dünyadan bahsederlerdi. Öyle bir dünya, ülke var mıydı gerçekten? Elbette öyle bir dünya ülke vardı, fakat büyüklerimiz bize bu güzel dünyadan ve ülkeden asla söz etmedi. Çünkü öyle bir dünya, ülke kalmamıştı. Anlattıkları tek şey korku, ölüm, işkence, zulüm, talan ve soykırımdı. İnsanlığa yapılan buydu.
Kışın donduruculuğu, şubatın yalnızlığı, kahrı içimi yakıyor, dolmuşum duygularımı, hissettiklerimi nasıl anlatacağımı bilemiyorum? Kendime öfkeleniyorum, nefret edecek düzeye geliyorum. Neden bu kadar ideallerime, ütopyalarıma ters düşüyorum. Neden yaşamımla, eylemimle bu lanetli günü külleştirmiyorum?
Şehitte dile geleni dillendirmek, şehidin bir yoldaşı olmanın bir gereğidir. Şehitte dile gelen seher yeli olup, diyar diyar dolaşmalı ve duymasını bilen insan gerçeği ile buluşmalıdır. Zap operasyonu şehitleri neyi nasıl yaşadılar? Hangi koşullarda ara ara soluklanıp hedefe doğru koştular bu önemlidir. Neyi niçin başardılar? Başarmak dışında bir şansları var mıydı? Bütün bunları bilmek ve bildirmek şehitlerin yoldaşı olabilmenin temel görevleridir. Kimimiz şarkıda anlatırız şehidi, kimimiz şiire dönmüş yaşamı, yaşama dönmüş şiirde anlatırız, kimimiz ise bembeyaz bir kağıt sayfasına mürekkep olup akarak anlatırız şehidi. Kimimiz ise yaşayarak, yaşatarak, zaferlerine yeni zaferler katarak anlatırız şehidi.
Zehra yoldaş, 1974 yılında yoksul ve yaşamını Çukurova’da tarlalarda çalışarak sağlayan bir ailenin kızı olarak, pamuk tarlalarının cehennem sıcağında doğdu. Bu durum yalnız kendisinin değil, binlerce Kürdistanlı çocuğun gerçeğidir. Bu, Kürdistan'da ezilerek yok edilmek istenen bir halkın dramıydı. Yaşamı dahi kendisine çok görülen bu halk Çukurova'ya savruluyordu.
Devrim Sipan-Bülent Döner Yoldaşın Anısına
HPG Ana karargâh Komutanlığının Devrim yoldaşa ilişkin yaptığı açıklama da şunlar dile geliyor:
“1977 yılında Bitlis'te doğan ve orada büyüyen Devrim yoldaş da, her zaman Kürtlük bilinci ve gerçekliği içerisinde olmuştur. Özellikle 1994'lü yıllarda devletin uyguladığı her türlü baskıya, zulme birebir şahitlik yapan Devrim yoldaş, Kürtlerin yaşam haklarına ve özgürlüklerine yönelik geliştiren bu gayri insani saldırılar karşısında mücadelemizi tanımaya başlamış ve bu yöndeki çelişkilerinin gün aşırı yoğunlaşmasıyla, kendisine Nasıl yaşamalı(?) sorusunu her gün sorar hale gelmiştir.
Kahraman Rojhılat Arkadaşın Anısına
Genç bir savaşçının ardından geriye kalan anıları anlatmak keşke zannedildiği kadar kolay olsa….
Dağların doruğundan kopan çığ gibi geçtin gözlerimin önünden. Gözlerimden süzülen iki damla yaşla uğurladım. Yiğit savaşçı, ağlamak yoktu uğurlarken yiğit savaşçıları. Dayanamadı yürek bu vedalaşmaya. Göz pınarımın derinliklerinden süzüldü iki damla yaş, yenileniyordu.
Şehit Serxwebûn arkadaşın şahadetinin gerçekleşmesinin altında yatan temel etkenler gerilla hareket tarzına yeterli düzeyde uyulmamasıdır.
24 Haziran günü Bingöl’ün Dağlı tepe alanında bulunuyorduk. Sabah keşifçi arkadaşlar rutin olan sabah keşfini yaparken, diğer günlerden farklı olan durumları görmelerine rağmen bunları çok fazla dikkate almıyorlar. Dikkate almamalarının nedeni ise düşman gücünün bulunduğu yerle bizim bulunduğumuz nokta arasında uzak bir mesafenin olmasıdır. Düşman gücünün konumlandığı yer Gol tepesiydi. Bu tepe normalde gözcülük için düşmanın kullandığı bir yerdi.
Zerdeşt yoldaşın neden gerillada Dersimi soy ismini kendisine aldığını halen bilmiyorum. Birde sürekli Dersim sahasını önermesini de bilmiyorum. Ancak onun daha önce de özelde de son yıllarda da sürekli Dersim’e geçmek için rapor yazdığını biliyorum. Hatta parti onu en son Botan alanına gönderirken daha sonra Botan sahasından Dersim’e geçiş yapabileceğini de söylediğini de biliyorum. Ama yine de neden bu kadar Dersim sevdası sorusuna verilecek cevabım yoktur.
" Hareketimizin en önemli özelliği şehidi anlamanın, vasiyetinin boşa gitmemesi için yenilmeyen partisini gerçekleştirmektir."
Menaf yoldaş, 1955 yılında Batman'ın Gercüş ilçesinin Dazvane Köyünde, orta halli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelir. Aile feodal ve tutucu bur yapının hakim olduğu bir çerçevede kalmaktadır. Menaf yoldaş da bu şekillenmenin etkisi altında büyür. Sekiz çocuklu ailenin en büyüğüdür ve ailede en sevilendir. Küçük yaşlarda oldukça zeki ve çalışkan biridir.
Senin Ölümsüzler kervanına katılışını duyduğum an, bir sızı kapladı yüreğimi; sıcak su beynime döktüklerini hissettim, gözlerim kamaştı. Ve derinlere dalıp gittim. Anılarımız canlandı gözlerimde. Şimdi hangisini anlatayım, bilemiyorum. Seni yazmak, anlatmak istiyorum, yazamıyorum. Hangi yönlerini yazayım bilemiyorum.








