Ulusal ve toplumsal kurtuluş mücadelelerinin tümünde şehitler olmuştur. Şehitler davaya bağlılığın, inancın sembolü olarak, her zaman bu yolda yürüyen insanlar için şiar olmuşlardır. Büyük devrimler büyük bedellerle gerçekleşir. Yakınımızda gelişen Kürdistan devrimi özgürlük ve bağımsızlık için binlerce şehit vermiş ve vermeye de halen devam ediyor.
“HPG saflarına katıldıktan sonra… Ben de Şehit Engin Sincer arkadaşın ismini aldım. Bu da PKK içinde hiçbir zaman silahın yerde kalmayacağı anlamına geliyor. Bu davada her zaman bayrağımızı bir yere kadar taşıyan şehit yoldaşlarımızın takipçileri olarak alacak ve daha ileriye götürecek olanlar vardır. Bu yolda olduğumdan gurur duyuyorum.
Şubat karanlığını bir yandan kar beyazlığı örtmüşken, diğer yandan da gerillanın direnişi ve gencecik insanların fedai ruhuyla sarmıştı, tıpkı volkan etrafında halaya durmuş bedenler misali. Tüm zorluklara inat kucak açmıştı düşmanın hain saldırılarına. Pusuda beklercesine ilk merminin patlamasıyla saldırıya geçmek istiyorlardı özgürlüğün çocukları; çünkü artık gerçek sözün eylemi gelmiş ve kapıya dayanmıştı.
Kahramanlık nedir?
Kimdir kahraman?
Kahramanları kahraman yapan gerçeklik hangi gerçekliktir, nasıl oluşur?
Seni hep sevdim ve sevmeye devam edeceğim. Özlemine ulaşmanın bu uğurda mücadeleyi gerektirir “Hedefinde net olan amacına ulaşır” şiarı şiarım olacaktır.
Seni ve eylemini doğru tanımlamak ve anlamlandırmak boynumuzun borcudur. Özgürlük hareketimiz, binlerce Şehidin yolunda yürüyen bir harekettir. Her bir şehidimiz mücadelemiz gerçekliğin de ayrı bir yere sahiptir.
Nusaybin sokakları bir anda hareketleniyor. Gençler bir anda toplanıyor. Kan kusmak için sokakları tutan faşist AKP polislerine karşı gençlik halkını savunuyor. Haber çabucak yayılıyor halk arasında 'bir gerilla direniyor'. Herkes bir yandan merak ediyor, bir yandan da dayanışma duygularıyla polislere taşlarla yanıt veriyor. O kahraman gerilla ile buluşmak, onunla kucaklaşmak istiyorlar. Gerilla halkına, halk gerillasına sahip çıkıyor. Halkın kahramanlığı ile gerillanın kahramanlığı birbirini sarıyor. Nusaybin serhildanlar kasabası bir kez daha ayakta...
Munzurlardan aldığı kara haberle Cilo kara bulutları bağladı yine efkarlı başına. Bunca yıldır inançla fedakarlıkla Onu koruyan melek ruhlu savaşçısı Munzurlara doğru yola düşmüştü. Ve daha Munzurları tanımadan, gözelerin kutsal suyundan içmeden, Cilo’yla yıllardır kurduğu dostluğu Munzurlara anlatmadan ve aynı dostluğu Munzurlarla kuramadan şahadete ulaşmış.
Soğuğun okşayıcı dokunuşlarına maruz kaldığımız, ıslak ve çamurlu bir günün ardından, bir ayrılık haberi daha yankılandı dağlarda. Mevsimlerden sonbahar, aylardan kasım. Bilmem ki bu mevsime ayrılığı reva gören kim? Neden hep payına düşen ağlamak olur bu ayın? Soranı çok bu sorunun. Cevabına ulaşan ise hala belirsiz. Bir belirsizliğin soğuk ve ıslak bakışlarıyla döşenmiş gibi…
Diren TOLHILDAN(Emine ALTUN) Arkadaşın anısına…
Bilinmezliklerini söküp attım bugünümün. Gülüşünle kutsadım özlemlerimi ve biriken bulutlardan umut ettim; biraz yağmur yağsın diye.
Bilirim yağmasını seversin yağmurun. Yağarken yağmur, altında sırılsıklam oluncaya dek ıslanmayı. Bir de yürüyüş halindeyken bir başka duygular uyandırır yüreğinde. O yüreğin ki, özgür yarınlara sevdalı, yoldaşlarının hasretini nakşettiğin ve gülmekten, umut etmekten asla vazgeçmeyen…








