Şevin, cesur bir Kürt kızı. O narin bedeninde dağ gibi bir yürek taşıyan, yüreği bir sevgi okyanusu olan bir kadın. İçinde herkese yer vardı. Sadece iyi ve güzel olana değil, güzelleşebilecek her şeye yer vardı onun yüreğinde. Damla damla işlemişti bütün yücelikleri o sağlam kalbe.
Serfiraz arkadaşla Amanos alanında tanıştık. 2010 yılında bizim kaldığımız yere geçmişlerdi. Doğal olarak grup geldiğinde herkes birbirini sorar, sohbetler gelişir. Ama Serfiraz arkadaşın bir özelliği vardı ki siz gidip onunla konuşmasanız o sizinle, sizi tanımıyorsa konuşmazdı. Onu bir yere bırakıp on gün orada beklemesi gerektiğini söyleseniz orada öylece kalırdı. Öyle mütevazı bir duruşu vardı ki insanı utandırırdı.
“2012 Bahar aylarıyla başlayan ve Kuzey Kürdistan’ın birçok bölge ve alanını kapsayan gerilla hamlemiz Önderliğimizin destansı direnişi, halkımızın büyük fedakârlığı ile ortaya çıkan bağlılığın Apocu Fedai ruh ile zirveleştiği bir dönem olarak Devrimci Operasyonlarla görkemli hale gelmiştir.
Çırav arkadaş bölük komutanımızdı. Onunla Xakurke alanında bir yıl kadar bir süreyle birlikte kaldık. Acı çekerek pişmiş bir insan görüntüsü vardı. Benim gördüğüm; acının yarattığı, bilinçle bezenmiş isyankâr bir yapıydı. Kendi şahsında çektiği acıdan yola çıkarak halkının acısına anlam vermiş, bir anlamda acısını halklaştırmıştı. Hep tartışma ve diyalog halinde olduğum ilgi çekici bu komutan yoldaş belleğimde böyle ve acılarının hesabını sormaya ant içmiş yapısıyla yer edindi.
Değerlerimizi anlatmak zor. Anılarına bağlı kalmak büyük bir uğraş ve çaba ister. Zor, zorun üstüne gitmek de zor. “İnsanlar zorun üstüne gitti mi başarır.” diye yazmıştı Ş. Harun Sıne yoldaş anı defterime. “Bir gün şehit düşersem beni unutma, ‘insanlar zorun üstüne gitti mi başarır’ sözümü yani. Umarım sen de uğraştıkça, emek harcadıkça başarırsın.” diye de eklemişti. Şimdi Harun yoldaş, seni ve senin gibi meyve bahçelerine konuk olmuş yoldaşları ‘unutmak ihanettir’ bizim için.
Merhaba iki nehrin arasındaki şehirlerin esmer tanrıçasının esmer çocuğu! Mavi gülüşlü, kara gözlü esmer tanrıçanın kahraman çocuğu. Merhaba dağların asi ve cesur gerillası!
2012 yılında şehit düşen gerillalardan birisi de Cemşid Amed’di. Onun şehadeti HPG Ana Karargâh Komutanlığı tarafından şöyle duyurulmuştu:
“Cemşid yoldaş Amed şehrinde yurtsever bir aile ortamında doğup büyür. Yüreğindeki ülke sevgisi büyüdükçe, her türlü zulme isyanın adı olan dağlarımıza ulaşarak mücadelesini görkemli hale getirir.
Yaşadığımız evrenin canlılığını, çeşitliliğini her canlı varlık ne kadar algılar? Bahsedilen son nedir, gerçekten sonu belli bir durağı var mı; yoksa sonsuzluk denilen, içinde bulunduğumuz anın kendinden sonraki anlara hazır olduğunu mu anımsatır.
Efsanevi komutan Agit arkadaşın şahadeti mücadelemizin çok kritik bir aşamasında gerçekleşti. O süreçte Kürdistan’da gerilla taktiğinin tutturulamaması tehlikesi vardı. Ortadoğu’da Kürt özgürlük hareketinden önce hiçbir güç gerillacılık yöntemiyle direniş ve halk mücadelesi yürütmemişti.








