Bir dağ devrilir kalbe. Kalp yumruk olur, göğüs kafesini döver. Bakışlar donar, dil lal kesilir, acı bedeni taş kılar.
Botan da sekiz yıl gerillacılık yapan Dicle Amed, Botana ilk gidişindeki heyecanını ve oraya olan bağlılığını şu sözlerle anlatıyor. 1984 yılında atılan ilk kurşunla tüm Kürdistanı karanlık bir uykudan uyandıran Agîtlerin, Azimelerin (Mihriban Saran) mekânı olan Botan’da ilk pratiğini yaşayan Dicle Amed sekiz yıl Botan’da pratik yürütür. Botan’ın dağlarına, ovalarına, insanlarına ve direnişine olan hayranlığını şu sözlerle dile getirir:
Ulus Devletlerin Gerçekliği
Toplumu kentlere taşıyarak, toplumu denetim altına almak ve yönlendirmek için ulus devleti kurumlaştırarak, oluşturdukları zihniyeti hakikatmiş gibi sunmaları toplumun öz değerlerini parçalayıp kendi zihniyetini benimsetmeye çalışmaktadır. Burada da en büyük rolü oynayan milliyetçilik ve liberalizm olmaktadır. Egemen devletlerin tüm ezilen halklara uygulamaya çalıştıkları şiddet ve tutuklamalarla başaramayınca, asimilasyon ve soykırımla bunu gerçekleştirmek istemektedirler.
Yaşam sevinciyle dolu olan yüreğini aç.
Göklerdeki yıldızlara bak.
Dinle sadece;
Yağmurun sesi,
Rüzgarın uğultusu,
Dinle sana yürekten söylediğim şarkıları.
Gözlerinin deryasında susadım, toprağına sarıldım ve köküme kavuştum. Baharımı buldum ben, tomurcuklanan ilk dalınla halaya durdum. Tomurcuğun üstüne yağdırdığın yağmurdan bol bol içtim, susamışlığımı giderdim. Bahar sensin işte. Toprağım da, köküm de sensin. Çünkü sana kavuşunca kendimi memleketimde hissettim. Sana kavuşunca kendimi buldum. Bahar geldi, sen geldin. Ne mutlu ki senin köklerin üzerinde yeşeriyor bütün mevsimler.
Başkanım umutlarımız gerçekleşseydi
Ne kadar da güzel olacaktı
Ve yeni bir dünyada
Yeni bir ruh ile
O dünyada seninle yaşayacağıma olan inancımla...
UMUD: Bir gece karanlığında, lambası kırık sokakta
Alınmışım yargısız sorgulara Ve götürüldüm isimsiz ölümlere
O gün
Şehir yalnız ve büküktü,
Ölümcül bir sessizlik vardı.
2015 sonbaharıydı. Botan'dan daha yeni gelmiştim. İçim buruktu oralardan kopmak zordu. Belki fiziki olarak oradan gelmiştim fakat yüreğimi orada bırakmıştım yoldaşlarımın yanında.
Metina alanındaydım bir görev için Haftanin alanına gitmiştim. Daha önce sürekli muhaberede konuştuğum bir arkadaş vardı.
BEN ÖZGÜR İRADELİ BİR HPG MİLİTANIYSAM BUNUN GEREKLERİNİ YERİNE GETİRMELİYİM
Her şeyden önce kendimden başlayacağım. Bazen kendime sorarım, bu dünyada en çok istediğin nedir ve cevaplarım; Başarı. Peki ne kadar başarılı olabiliyorum sorgusuna giriyor muyum? Hayır! Şimdi başarı için gerekli olan şeyler nelerdir? Bir gözden geçirelim.:








