
Basına ve Kamuoyuna!
Partimizin Apocu fedai militanı, öncü komutanı, bilim insanı, teknik ustası ve dervişane yaşamı şahsında somutlaştıran Cesur Azad yoldaş, 1 Aralık 2022 günü gerçekleşen düşman saldırısında şehadete ulaştı. Yeri doldurulamaz büyüklükte bir devrimci olan fedai komutanımızın anısına sahip çıkacağımızın, mücadelesini büyüteceğimizin, uğruna tüm yaşamını adadığı çalışmalarını geliştirip zafere yürüyen devrimimizin temeli haline getireceğimizin sözünü veriyoruz. Bu temelde değerli yoldaşımızın ailesine, yurtsever Mêrdîn halkımıza ve tüm Kurdistan halkına başsağlığı diliyoruz.
Cesur Azad yoldaşımızın kimlik bilgileri şöyledir:
![]() |
Kod Adı: Cesur Azad |
Cesur – Edip Temiz
Mêrdîn şehri Kürt halkı için binlerce yıldır yurt olan, Kürtlüğün kök saldığı kadim bir şehrimizdir. Mitanniler’den Medler’e, Medler’den günümüze kadar Kürt halkının yaşadığı mekan olmuştur. Kürtlük bilincini, dilini ve kültürünü çok canlı bir şekilde yaşayan Mêrdîn halkımız, her daim toplumsal kimliğine ve ülkesine bağlılıkta örnek olmuştur. Kurdistan Özgürlük Mücadelesi’nin çıkışıyla birlikte Apocu harekete gönül veren Mêrdîn halkı, erkenden yurtseverleşmiştir. Ölümsüz yoldaşımız Ferhat Kurtay gibi öncü yiğitlerinin yaktığı direniş ateşi harlanarak bugünlere kadar ulaşmıştır. Mêrdîn yöresinin her bir yeri direniş mekanına dönüşmüştür. Çemê Şikestûn’dan Tûrcel’e, Bagok’tan Nisêbîn’e kadar dağları, ovası ve yerleşim yerleriyle tarihi direniş destanlarının yaşandığı ve yazıldığı bir kent olmuştur. Asil yurtseverlik duyguları ve direnişçi karakteriyle 1990’lardan itibaren serhildanlara kalkan Mêrdîn halkı, serhildan halkı olup tüm Kurdistan’a örnek teşkil eden yurtseverliğin adı olmuştur. Mêrdîn halkının asil yurtseverliği bağrından çıkardığı binlerce yiğit kadın ve erkek evladını Kurdistan Özgürlük Mücadelesi’ne katmıştır.
Yurtsever Mêrdîn halkımızın mücadelemize kazandırdığı soylu evlatlarından biri de Cesur Azad yoldaşımızdı. Cesur yoldaşımız, 1978 yılında Şemrex’e bağlı bir köyünde, yurtsever bir ailede dünyaya geldi. Cesur yoldaşımız, ilkokula kadar okudu. Fakat ekonomik nedenlerden dolayı küçük yaşta bir işçi olarak çalışmaya başladı. Genç yaşta alın terini akıttı, emek olgusuyla tanıştı, aşçılıktan teknik çalışmalara kadar birçok işte çalıştı. Cesur yoldaşımız, Türkiye metropollerinde ve doğduğu topraklardan uzakta çalışsa da metropollerin insanı yutan ve özünden çıkaran her türlü kültürel asimilasyonuna karşı duruş sahibi oldu. Köyünden edindiği doğal toplum özelliklerini kaybetmedi, özünü yitirmedi ve kendi kökleri üzerinde yeşeren bir yaşamı seçti. Türkiye metropollerinde çalışırken faşist Türk ulus-devlet sisteminin Kürtleri hakir gören yaklaşımlarını, Kürtlüğü yok sayan politikalarını, başta Kürtler olmak üzere tüm ezilenlerin emeğini sömürmesini bizzat görüp yaşadı. Şahit olduğu haksızlıkları, adaletsizliği asla hazmetmedi. Cesur yoldaş, toplumsal kimliğinin yok sayılmasına ve emeğinin sömürülmesine başkaldırıp arayış içerisine girdi. Bu arayışları sonucunda 2003 yılı baharında yüzünü Kurdistan dağlarına dönüp gerilla saflarına katıldı.
Gerilla yaşamına büyük bir iddia ve istemle katılan Cesur yoldaşımız, olgun kişiliği, merakı ve girişkenliği ile erkenden yoldaşları arasında sevilen bir gerilla oldu. Düşman okullarında fazla okumamış olmayı kendisine hiç dert etmedi ve devrim okulunun iyi bir öğrencisi olup kendisini geliştirmeye başladı. Parti ideolojisini bizzat Rêber Apo’dan öğrendi, derinliğine idrak etmek için kafa yordu ve yoğunlaştı. Hareketimize ihanetçi tasfiyeci eğilimin dayatıldığı 2003 döneminde katılım yapan Cesur yoldaş, en doğru öğrenme yönteminin Önderliği Önderlik’ten öğrenmek olduğunu görüp Rêber Apo’nun yaptığı kişilik çözümlemelerine ve savunmalara sarıldı. Her daim kendisinde büyük bir anlam ve düşünce gücü yaratmayı amaçladı, bu temelde çabaladı ve bu yüzden ne savrulmayı yaşadı ne de herhangi bir gün Apocu çizgiden saptı. Özlü, samimi, girişken ve çalışkan bir gerilla olan Cesur yoldaş, istikrarlı gelişim düzeyiyle yoldaşlarının dikkatini çekti. Zap’tan Garê’ye kadar kaldığı her alan ve çalışmada çalışkanlığıyla öne çıkan Cesur yoldaşımız, örgüt yönetimindeki yoldaşların yanında kaldı, çalışmalarına katıldı. Bu çalışmalara büyük katkılar sağlayan Cesur yoldaşımız, aynı zamanda örgütsel çizgi savaşçılığını, yönetim sanatını, Parti öncülüğünün inceliklerini öğrendi ve kendisini derinleştirdi. Devrim yürüyüşünde önemli dönüm noktalarını ifade eden bu süreçler, Cesur yoldaşımıza büyük tecrübeler kazandırmıştır.
Mücadeleye katılım düzeyini ve temposunu büyütmek isteyen Cesur yoldaş, devrim yürüyüşünü fedai tarzda sürdürmek amacıyla Hêzên Taybet’e katıldı. Fedaice mücadele eğitimini başarıyla tamamlayan yoldaşımız, gerillanın bilim-teknik alanındaki çalışmalarına dahil oldu. Demokratik Modernite Gerillacılığının önemli bir boyutu olan bilim-teknik alanındaki çalışmaların altyapısını kurmak, bu çalışmalarda gelişme kaydetmek, ivme kazandırmak, gerillanın savaş tekniğine hakimiyetini geliştirmek ve yeni icatlar geliştirmek Cesur yoldaşımızın temel amacı oldu. Cesur yoldaş, hiçbir zaman imkanları tüketen bir devrimci olmadı, daima yaratılan değerlere değer katmayı ve mücadeleyi büyütmeyi esas aldı. Her işini sağlam yapmayı, sağlamlılığı kadar işlevsel kılmayı ve estetiğine dikkat ederek güzelleştirmeyi hedefledi. Bu temelde gece gündüz demeden amaca kilitlendi, yüksek bir tempoda adeta ibadet edercesine çalıştı. Cesur yoldaşımız, üretmenin, yeniyi yaratmanın ve mücadelemizin hizmetine koymanın büyük heyecanını yaşayarak sürekli ve istikrarlı devrimciliğin abidesi haline geldi.
Gerilla mücadelemizin efsanevi komutanlarından Fazıl Botan yoldaşın komutasında, onun görüşlerinden ve taktik tecrübesinden yararlanarak, bizzat tartışarak tekniği taktiği hizmetine koymanın arayışı içinde oldu. Yıllarca bıkmadan, herhangi bir gerekçe üretmeden bu arayışlarını ürüne dönüştürüp gerilla mücadelesine büyük katkılar sağladı. Cesur yoldaş, bir atölyede büyüttüğü devrim düşünü ürünlere dönüştürdü ve yarattığı ürünlerle yoldaşlarının omuzundaki silah, elindeki savaş tekniği ile her gün Zap’ta, Avaşîn’de, Xakurkê’de ve Bakur’da oldu. Rêber Apo’nun, ‘’en büyük teknik insandır’’ sözünü şahsında somutlaştıran Cesur yoldaş, fazla okumamış olmasına rağmen üniversite bitirmiş teknisyen ve mühendisleri geride bırakan bilimsel bilgiye, mucitleri kıskandıran yaratıcılığa, ustaları geride bırakan maharette bir pratik ortaya koydu. Bu anlamda özgürlük amacına kilitlenmiş Apocu fedai militanlığın neler yaratabileceğinin ve hangi düzeye ulaşabileceğinin en büyük ispatı oldu.
Cesur yoldaş, Parti ölçülerindeki tutarlılığı, ret-kabul ölçülerine sahip olması, bulunduğu her ortama örgütsel yaşamı hakim kılması, askeri düzen ve disiplini oturtmasıyla öncü ve örnek bir komutan oldu. Kendisini yoldaşlarının gelişiminden sorumlu gördü, çaba gösterdi, yoldaşlarını büyük bir mütevazılıkla dinledi, tartıştı, etkili kavratma yeteneği ve zengin yol-yöntemlerle eğitti. Akışkan kişiliğe sahip olan Cesur yoldaş, devrim yaşamında ‘’olmaz, olamaz’’ kavramlarına asla yer vermedi. Apocu ideolojiden aldığı güç ve ilhamla her zaman bir çözüm yolu bulmayı, icat geliştirip yaratmayı başarabildi. Çok boyutlu yekpare devrimciliğiyle hesapsızca katıldı ve mücadele etti. Tüm ömrünü her şeyini borçlu olduğu Önderliğine, halkına ve şehit yoldaşlarına layık olma çabasıyla geçirdi. Cesur yoldaşımız, gazi bir arkadaşımızdı, bir elini bilekten kaybetmişti ama bunu asla kendisine bir engel olarak görmedi, bir elle neler yapılabileceğini yoldaşlarına, dosta ve düşmana gösterdi.
Adı gibi yüksek cesarete sahip olan Cesur yoldaşımız, uzun yıllar boyunca soluksuz mücadele edip çalıştı. Eğitim akademilerine gidip eğitim görme ve yoğunlaşma imkanını fazla bulamadı. Ancak yaşamının her anını eğitime çevirdi, 24 saat Önderlik ile yaşamayı esas aldı, düşündü, yoğunlaştı ve yoldaşlarını yoğunlaştırdı. Kadın özgürlük çizgisini kavrayan, özgür kadınla doğru yoldaşlığa ulaşmaya çalışan, kadın yoldaşlarına büyük bir sevgi ve saygıyla yaklaşan ve özgürlük ölçüleri temelinde hareket etmeyi esas alan bir yoldaşımızdı. Bu özellikleri ile kadın yoldaşlarının sevgi ve saygısını kazanmıştı.
1 Aralık 2022 günü bir görevden dönerken gerçekleşen düşman saldırısında şehadete ulaşan Apocu fedai militan ve Demokratik Modernite Gerillacılığının yaratıcı komutanı Cesur yoldaşımız yarım kalan projelerini gerçekleştirip, onun şahsında tüm şehitlerimize layık olmanın çabasıyla mücadelemizi zafere taşıyacağımızın sözünü bir kez daha yineliyoruz.
6 Temmuz 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi
Sömürgeciler tarafından tarihin en acımasız soykırım saldırılarına maruz kalan kadim Kurdistan halkı, varlığını koruyarak özgür yaşam çizgisinde onuruyla yaşama mücadelesini aralıksız bir şekilde sürdürmüştür. Gerçekleşen her saldırı karşısında Kurdistan dağlarını mesken edinen ve direnen halkımız, Rêber Apo öncülüğünde gelişen partimiz PKK’yle birlikte öz kimliğine kavuşmuş ve Kurdistan’ı aşarak bütün ezilenlerin umudu haline gelmiştir.
PKK, tarihte birçok devrime beşiklik etmiş, ilk toplumsallığın gerçekleştiği kadim topraklarda bin yıllardır yaşayan Kürt halkının tarih sahnesine yeniden çıkışının adıdır. Sömürgeci devletler tarafından dili, kültürü, tarihi yok sayılan, her türlü insanlık dışı saldırıya maruz bırakılarak soykırım kıskacında can çekişen halkımız, Rêber Apo’nun özgürlük yürüyüşüyle birlikte yeniden ayağa kalkmış ve bütün ezilenlerin özgürlük umudu haline gelmiştir.
Basına ve Kamuoyuna!
|
Kod Adı: Vînar Hêvî
|
Soykırım kıskacına alınan, tarihin en acımasız saldırılarına maruz bırakılan ve yok oluşun eşiğine getirilen bir halkı yeniden dirilten Rêber Apo öncülüğünde gelişen partimiz PKK, tarihin en görkemli direniş destanını ortaya çıkarmıştır. Hiçbir umut emaresinin olmadığı koşullarda iğneyle kuyu kazırcasına ilmek ilmek örülen ve bugün bütün ezilen halkların, kadınların ve gençlerin özgür gelecek umuduna dönüşen partimiz PKK, ölümsüz şehitlerimizin kanlarıyla yarattıkları kutsal değerler üzerinde inşa edilmiştir. Sömürgecilerin insanlık dışı saldırılarına rağmen onurlu yaşamda ısrar eden yurtsever halkımız Rêber Apo’nun özgürlük yürüyüşüne büyük bir heyecanla katılmış ve geliştirdiği serhildanlarla özgürlük mücadelemizi sahiplenmiştir. Kurdistan’ın her karışına yayılan onurlu yaşam ve özgür gelecek ısrarının takipçi halkımızın yiğit evlatları saldırıların en yoğunlaştığı dönemlerde mücadele saflarına akarak direnişi yükselmişlerdir. Her an’ı keskin bir mücadeleyle geçen direnişimiz, serhildanlar içinde yetişen, işgale ve işgalciye geçit vermeyen Apocu kuşaklar yetiştirmiştir.
Kurdistan’da direnişin ilk halklaştığı ve serhildan bayrağının en yüksekte dalgalandığı merkez olan Amed kentimiz, mücadele tarihimize damga vuran ilklere tanıklık etmenin haklı gururunu yaşamıştır. Partimiz PKK’nin kuruluşuna tanıklık eden ve Amed Zindan Direnişi’nin yarattığı zafer ruhuna her dönem sahip çıkan Amed kentimiz, binlerce evladını mücadele saflarına göndermiş, direniş saflarında şehadete ulaşan evlatlarını serhildanlarla karşılamıştır. Kesintisiz direnişin merkezi olan yurtsever Amed halkımız işgalci Türk devleti tarafından özel olarak hedef alınmıştır. Asimilasyon, inkar ve imha politikalarıyla Amed halkımızın özgürlük iradesi ve istemini yok etmek isteyen işgalcilerin bütün saldırıları geliştirilen direnişle cevaplandırılmış ve işgalciler hedeflerine ulaşamamıştır.
Sömürgeci Türk devletinin saldırıları nedeniyle yaşadığı kadim topraklardan metropollere göç etmek zorunda kalan birçok yurtsever ailemiz, gittikleri her yere direniş kültürünü beraberinde götürmüş ve mücadeleyle bağlarını asla koparmamıştır. Aslen Amed’li olan ve işgalcilerin saldırıları nedeniyle Adana’ya göç etmek zorunda kalan yurtsever bir ailemizde dünyaya gelen Vînar yoldaşımız, PKK’nin yarattığı direniş geleneğine bağlı ve Kurdistani değerlerle iç içe büyümüştür. Kutsal Kurdistan topraklarından uzakta büyümesi yoldaşımızın yurtseverlik duygularını azaltmamış, tersine bu duruma yol açan işgalcilere karşı büyük bir öfke duymasını sağlamıştır. Yüreğinde ülke hasretiyle büyüyen Vînar yoldaşımızın ailesinden ve yakın çevresinden Kurdistan Özgürlük Mücadelesi saflarına katılımların olması, yoldaşımızın aynı zamanda Rêber Apo ve partimiz PKK’yle erkenden tanışmasına vesile olmuştur. Genç ve onurlu bir Kürt kadını olarak mücadele saflarına atılmakta tereddüt yaşamayan yoldaşımız, mücadele içinde kararlaşma düzeyini sürekli yükseltmiştir. Bu süreçte Rêber Apo’nun çözümlemelerini okuyan ve çok etkilenen yoldaşımız, kadın kimliğinin ve gerçek özgürlüğün nasıl sağlanacağını bilince çıkarmıştır. Rojava’da, Şengal’de, Mexmûr’da halkımıza karşı geliştirilmek istenen soykırım saldırılarına mutlaka cevap vermesi gerektiğine inanan yoldaşımız, imha saldırılarının yoğunlaştığı 2015 yılında Kurdistan Özgürlük Gerillası saflarına katılarak düşmana gereken cevabı vermiştir.
Kurdistan dağlarında hep hasretini duyduğu ülke topraklarıyla buluşan Vînar yoldaşımız, Kurdistan dağlarında öz kimliğini bulmuştur. Qendîl alanında ilk gerillacılık eğitimini tamamlayan yoldaşımız aynı alanda pratik çalışmalara başlamıştır. Qêndîl alanında yürüttüğü üç yıllık gerillacılık pratiğiyle yetkin bir öncüye dönüşen Vînar yoldaşımız, sürekli kendisini geliştirerek dönemin görev ve sorumluluklarına cevap olmayı esas almıştır. Samimi ve mütevazi kişiliğiyle hemen dikkatleri çeken Vînar yoldaşımız, bulunduğu her ortamda hızla yoldaşlarıyla bütünleşmiştir. Araştırmacı kişiliğiyle sürekli kendisini ve çevresindeki yoldaşlarını geliştirmiş, emekçi kişiliğiyle hep ön planda olmuştur. Mücadelesinde yüksek tempolu bir katılımı esas alan Vînar yoldaşımız asla sıradan bir yürüyüşü kabul etmemiştir. Tüm yaşamını, kişiliğini Önderlik gerçekliği karşısında sorgulayan yoldaşımız hiçbir zaman kendisini yeterli görmemiş, hep daha fazla katılmanın yollarını aramıştır. Cesur ve fedakar özellikleriyle öne çıkmış, tüm yoldaşlarına örnek olmuştur. Bulunduğu her ortama kendi rengini katan, moral veren Vînar yoldaşımız bu özellikleriyle bir YJA Star gerillası olarak öncülük rolünü yerine getirmeyi başarmıştır. Kardeşi Derwêş Demhat (Firat Sağlam) ve yakın akrabası Arîn Dêrsîm (Pelda Sağlam) yoldaşlarımızın Rojava’da insanlık düşmanı DAİŞ çetelerine karşı savaşırken şehadete ulaşması, Vînar yoldaşımızın şehitlerimizin mücadele mirasına daha büyük bir güçle sahip çıkmasını sağlamıştır. Ölümsüz şehitlerimizin emeklerine verilecek en doğru cevabın direnişi yükselterek zafere taşımak olacağı gerçeğine bağlı kalan yoldaşımız, bu çizgide güçlü bir katılım sahibi olmuştur. Büyük bir anlam derinliği yakalayan Vînar yoldaşımız, ideolojik alanda yakaladığı derinliği askeri alandaki katılımına da yansıtmıştır. Aldığı akademik eğitimlerle gerillacılık taktiklerinde yetkinleşen yoldaşımız, sömürgeci Türk ordusunun Zap, Avaşîn ve Metîna alanlarını hedef alan işgal saldırıları karşısında en ön cephede yerini almış ve fedaice savaşmıştır. Cenga Xaburê Şehîd Savaş Maraş Devrimci Hamlesi’nde aktif olarak yer alan ve hareketli tim tarzını başarılı bir şekilde pratiğe aktaran Vînar yoldaşımız, işgalcilere ağır darbeler vurulan birçok eylemde yer almıştır.
Devrimci yaşantısı boyunca fedaice savaşan ve büyük bir güçle yaşama katılan Vînar yoldaşımız, PKK ve PAJK çizgisini yaşamının her alanına yansıtmıştır. Fedakarca nefes aldığı her an’ı halkımızın özgür geleceğine adayan Vînar yoldaşımızın ardında bıraktığı mücadele mirası mutlaka zaferle taçlandırılacaktır.
Soykırım kıskacına alınan, tarihin en acımasız saldırılarına maruz bırakılan ve yok oluşun eşiğine getirilen bir halkı yeniden dirilten Rêber Apo öncülüğünde gelişen partimiz PKK, tarihin en görkemli direniş destanını ortaya çıkarmıştır. Hiçbir umut emaresinin olmadığı koşullarda iğneyle kuyu kazırcasına ilmek ilmek örülen ve bugün bütün ezilen halkların, kadınların ve gençlerin özgür gelecek umuduna dönüşen partimiz PKK, ölümsüz şehitlerimizin kanlarıyla yarattıkları kutsal değerler üzerinde inşa edilmiştir.
Êlih, öncü şehitlerimiz Mazlum Doğan ve Egîd’in (Mahsum Korkmaz) muazzam çabaları ile Apocu Hareketle tanışan ilk kentlerimizden olmuştur.
Kurdistan’ın kalbi olarak bilinen Botan alanı hem coğrafi konumu hem de yurtsever halkının özgürlük değerlerine olan bağlılığı nedeniyle halkımızın tarihinde önemli bir yere sahiptir.
Zagros yoldaşımız birçok kültüre ev sahipliği yapan, kadın öncülüğünde bir yaşamın hayat bulduğu birkaç bölgeden biri olan Rojavayê Kurdistan’ın kadim kenti Serêkaniyê’de doğmuştur.
Avareş Pirsûs yoldaşımız, kadim Riha şehrinin yurtseverliğiyle bilinen Pirsûs (Suruç) ilçesinde dünyaya geldi.






