Zana yoldaşımız aslen Mêrdîn Kerboran’lı bir ailenin ferdi olarak Nisêbîn’de doğmuştur.

Ailesinin yurtsever karakteri ve özgürlük mücadelemize bağlılıkları nedeniyle Zana yoldaşımız da partimiz PKK’yi daha küçük yaşlardan itibaren tanımıştır. Partimizi tanıma düzeyi gençlik dönemlerine kadar daha çok duyum ve isim düzeyinde olsa da özellikle Önderliğimizin 1999 yılındaki esareti Zana yoldaşımızın üzerinde büyük bir etki yaratmıştır. Halkımızın Önderliğimizin esaretine karşı gösterdiği tepki, gerçekleştirdiği eylemler ve Önderliğimizin etrafında ateşten bir çember oluşturması Zana yoldaşımızın çocuk yüreğine işlemiş, halkımızın Rêber Apo’ya bağlılığı her zaman kendisini motive eden temel unsur olmuştur.

Nisêbîn gibi mücadelemizin en etkin yaşandığı bir alanda yaşaması hem partimiz PKK’nin açığa çıkardığı özgürlük ruhunu görmesini, anlamasını sağlamış hem de bu sebepten dolayı gerçekleşen düşman saldırılarına şahitlik etmesini sağlamıştır. Bu sebepten dolayı onurlu bir Kürt genci olarak Zana yoldaşımız da düşman saldırılarına cevap olmak ve açığa çıkan özgürlük ruhunu kendisinde yaratmak için çalışmalara dahil olmuştur. Kurdistan şehirlerini işgalcilere dar eden, düşmanın özel savaş kapsamında geliştirdiği ahlak dışı uygulamalarına anında cevap vererek yurtseverlik ve devrimcilik görevlerini yerine getiren gençlikle buluşan Zana yoldaşımız, aktif bir şekilde gençlik çalışmalarına katılmıştır. Yaklaşık bir sene bu çalışmalarda kalan yoldaşımız, bu süreçte mücadele gerçekliğini daha iyi anlamış, halkımızın özgürlüğünün ancak daha radikal bir mücadele ile gerçekleşebileceğine inanmıştır. Samimi ve dürüst bir genç olan Zana yoldaşımız düşündüğünü bizzat pratikleştirmesiyle çevresinde örnek alınan bir devrimci olmuştur. Bu temelde duygusal yanı daha ağır basan bir kararlaşma ile 2010 yılında gerilla saflarına katılma kararı alan Zana yoldaşımız yüzünü Kurdistan dağlarına dönmüştür.

Gerilla saflarındaki ilk eğitimini Metîna alanında gören Zana yoldaşımız, uzun süren bu eğitim süreci sonunda yine aynı alanda çalışmalara dahil olmuştur. Gerilladaki ilk pratiğine Serê Metîna alanında başlayan yoldaşımız fedakarca ve emekle yoğrulmuş katılımı ile yeni olmasına rağmen dikkat çekmiş ve yoldaşlarının takdirini kazanmıştır. Birkaç aylık bir gerilla olmasına rağmen yaşamı en küçük bir ayrıntısına kadar gözlemlemesi, kendisini yaşamın tamamından ve bütün Parti çalışmalarından sorumlu görmesi, yaşanan eksiklikleri dile getirmesi, gerçekleşen Parti dışı eğilimlere zamanında ve yerinde müdahale etmesi ve çözüm yolları ile ilgili öneriler geliştirmesi nedeniyle kısa sürede öncülük misyonuna soyunmuş, gelecek vadeden bir militan adayı olmuştur.

Buradaki başarılı pratiğinden sonra daha merkezi çalışmalara geçen Zana yoldaşımız özellikle yüksek güven ve bağlılık gerektiren birçok çalışmada yer alarak yoldaşlarının kendisine olan güvenini boşa çıkarmamıştır. Bu çalışmalarda da başarılı pratiğini sürdürmüş, her geçen gün kendisini daha fazla geliştirerek yeni görev ve sorumlulukları üstlenmek için hazırlamıştır. Daha sonra Merkez Karargah bünyesinde çalışmalara dahil olan Zana yoldaşımız, DAİŞ çetelerinin halkımıza saldırması üzerine direniş alanlarına gitmiş ve halkımızla birlikte çete saldırılarına karşı savaşmıştır. Yüksek duyarlılığı ve örgütlü çalışma tarzı sayesinde birçok çete saldırısının önlenmesini ve halkımızın katliamlarla yüz yüze kalmamasını sağlayan Zana yoldaşımız, halkımız ve yoldaşları tarafından sevilen ve sayılan bir militan olmayı başarmıştır. Yoldaşlarına verdiği değer ve saygısı, onları sürekli geliştirmek istemesi ve samimi yaklaşımları birlikte çalıştığı yoldaşlarında derin izler bırakmış, her zaman birlikte çalışılmak istenen bir Apocu militan olmuştur. Halkımıza olan sonsuz bağlılığı, Rêber Apo felsefesine tereddütsüz katılımı ile her zaman mücadelenin en zorlu olduğu alanlarda olmayı bilen Zana yoldaşımız, mücadelesini başarıya ulaştırmak için durmadan çalışmış, yoğun bir emeğin sahibi olmuştur. Adeta kendisini her an yenileyerek dönem görevlerinin başarısına kilitlemiş, başarı dışında herhangi bir seçeneği kabul etmemiştir.

Halkımıza yönelik çete saldırılarının belli bir oranda azalmasından sonra, görevini başarılı bir şekilde yerine getirmenin gururuyla yüzünü tekrar Kurdistan dağlarına çeviren Zana yoldaşımız, uzun yıllar ayrı kaldığı dağlara kavuşmanın derin coşkusunu ve heyecanını yaşamıştır. Bu coşku ve heyecanla çalışmalara dört elle sarılan Zana yoldaşımız, yine örgütümüz için kritik önem taşıyan çalışmalarda yer almıştır. Sorumlu düzeyde görev aldığı çalışmalarda tecrübesi ve bilgisiyle yoldaşlarına öncülük yapmış, yer aldığı çalışmanın başarısı için olağanüstü bir çabanın sahibi olmuştur. çalışmalarda yaşadığı bazı zorlukları Önder Apo ve şehitler gerçekliğine olan sonsuz bağlılığı sayesinde aşmayı başarmış, halk ve Hareket olarak içerisinden geçtiğimiz tarihi sürecin gereklerini eksiksiz bir şekilde yerine getirmek için yoğunlaşmıştır.

Zap alanına yönelik düşman saldırılarının her geçen gün artması, birçok yoldaşımızın kahramanca savaşarak şehadete ulaşması tüm yoldaşlarımızı olduğu gibi Zana yoldaşımızı da derinden etkilemiştir. Bunun için kendisi de Zap alanına geçerek bu tarihi süreçte bir Apocu militan olarak görev ve sorumluluklarına sahip çıkmak istemiştir. Yoğun ısrarları sonucu Zap alanına geçen Zana yoldaşımız burada bölge komutanlığı görevi üstlenmiş, işgale karşı direnişin daha üst boyuta çıkması için arayış ve yoğunlaşma içinde olmuştur. Her anını düşmana ağır darbeler vurmanın yoğunlaşması ile geçiren Zap alanında gerçekleşen birçok eylemin hazırlayıcısı olmuştur. Son olarak düşmanın 22-23 Haziran günlerinde Şikefta Birîndara ve Kokerê alanlarına yönelik gerçekleştirdiği operasyona karşı fedaice savaşan Zana yoldaşımız, son nefesine kadar direnişini sürdürerek Önder Apo ve şehitler çizgisinin temsilcisi olmayı başarmıştır.

3 Temmuz 2023

HPG Basın İrtibat Merkezi

 

 

 

 

 

© 2026 Şehîdên Me