Zinar yoldaşımız Rojavayê Kurdistan’ın Girkê Legê kentinde dünyaya gelmiştir.

Doğduğu zaman yurtsever ailesi tarafından kendisine Zinar ismi verilmiştir. Birçok şehidimizin ismini almış olması, yurtsever aile ortamında büyümesi Zinar yoldaşımızı Apocu ideoloji ile erkenden tanıştırmıştır. Genç yaşta Şam’da devrimci gençlik çalışmalarına katılmıştır. Fakat Suriye rejimi tarafından tutuklanmış ve yaklaşık üç ay zindanda kalmıştır. Zindanda kaldığı süreçte halkların baharının yaşanması, Ortadoğu’nun yeni bir döneme girmesi Zinar yoldaşımızı da etkilemiş ve zindandan çıktıktan sonra Rojavayê Kurdistan’a gelerek devrimin inşasına katılmıştır.

Öz savunma çalışmalarında yer alan Zinar yoldaşımız, Rojava’lı bir genç olarak daha sonra savunma güçlerine katılmış ve Rojava Özgürlük Devrimi’nin yılmaz bir savaşçısı olmuştur. Kürt halkının özgürlüğüne ve devrime olan yüksek inancıyla başta El Nusra ve DAİŞ çeteleri olmak üzere birçok çete yapılanmasına karşı savaşmıştır. Yüksek cesareti, taktik geliştirme yeteneği ve pratik zekasıyla önemli başarılar elde etmiştir. Aynı zamanda bu savaşta çok bedel vermiştir. 2012 yılında vücuduna mermi almış, 2013 yılında Serêkaniyê’de başına ve vücuduna şarapnel parçaları isabet etmiş, 2014 yılında Cezaa’da ayağından mermi almış, 2014’te Şengal’de ayağından ve sırtından yaralanmış, 2016’da Hol’de iki ayağından ve göğsünden yaralanmıştır. Birçok kez ağır yaralanmasına rağmen dirençli yapısı, moralli kişiliği ve mücadele azmiyle erkenden iyileşmiş ve yine savaş alanlarına geçerek silahını eline almıştır. Her yaralanmadan dersler çıkarmış ve büyük bir tecrübeye dönüştürmüştür. Sorunları kendisine gerekçe yapmayan, zorlukları aşan, asla pes etmeyen ve sürekli çıkış yolu yaratmasını bilen Zinar yoldaşımız bu anlamda örnek bir Apocu militanlık örneği sergilemiştir.

Sömürgeci soykırımcı Türk devletinin Önder Apo’ya ağır tecrit uygulaması ve fiziki özgürlüğünü engellemesi Zinar yoldaşımızın öfkesini arttırmıştır. Çünkü Zinar yoldaşımız Rojavayê Kurdistan halkımızın gerçekleştirdiği Rojava Özgürlük Devrimi’nin Önder Apo’nun eseri olduğunun bilinciyle onurlu bir Kürt genci olarak Önderliği için mücadele etmesi gerektiğini dile getirmiştir. Aynı zamanda Kürt halkının köklerinin dağlar olduğunu hep dile getirmiş ve dağ yaşamına kavuşmanın özlemiyle yaşamıştır. Bu temelde sömürgeci soykırımcı Türk devletine karşı savaşmak için Kurdistan dağlarına gelerek gerilla saflarına katılmıştır. Savaşta önemli bir tecrübesi olan ve komutanlık yapan Zinar yoldaşımız Kurdistan dağlarında gerilla olabilmek için mütevazıca yeni savaşçı eğitimine katılmıştır. Buradan edindiği gerilla ilkeleri temelinde pratiğe atılmıştır. Dağlarla buluşmasını yeniden doğuş olarak tanımlamış, PKK ortamını dağlarda yaşamanın tarifsiz sevincini dile getirmiştir. Gerillanın dağlarla bütünleşmiş özgür yaşamında yer almak kendisine büyük bir moral kaynağı olmuş ve dağlardaki her an’ını anlamlı yaşamayı esas almıştır.

Zinar yoldaşımız Garê ve Zap’ta gerillacılık yapmış, devrim ortamındaki savaş tecrübesini dağlardaki savaş tarzıyla harmanlamayı bilmiştir. Bu anlamda zengin bir tecrübesi olan Zinar yoldaşımız modern bir gerilla olmayı hedeflemiştir. Ancak modern gerillacılığı gerçekleştirebilir ve zafer komutasını yaratabilirsek devrimimizi zafere ulaştırabileceğimizi bilince çıkarmıştır. Bu bilinçle hareketli timlerden savaş mevzilerinin ve tünellerinin yapımına kadar her alanda sorumluluk üstlenmiştir. Büyük bir emek ve çaba gerektiren savaş tünellerinin yapımını aşkla üstlenmiş, tünel savaş tarzının sonuç alıcılığına kesin inanmıştır. Bu inançla çalışan ve sürece öncülük eden Apocu komutanlardan olmuş, bulunduğu tepeleri birer direniş kalesine dönüştürmenin arayışı ve çalışması içerisinde olmuştur. Mahsum Korkmaz Askeri Akademisi’nde eğitim sürecine dahil olmuş, demokratik modernite gerillacılığının zafer komutanı olma iddiasıyla eğitimini tamamlamış ve dönem taktiklerini pratikleştirmek için yüzünü savaş alanlarına dönmüştür.

2020 yılında bir düşman saldırısında tekrar yaralanmış, tedavisini bitirir bitirmez yine soluğu savaş alanlarında almıştır. Bu anlamda hakiki bir yılmaz devrimci olan Zinar yoldaşımız, örnek alınacak bir duruşun ve katılımın sahibi olmuştur. Her daim Önderliğimizin ve halkımızın beklentilerine cevap olmayı hedeflemiş, aziz şehitlerimizin hayallerini gerçekleştirmek için mücadele etmiş ve dervişane bir şekilde kendisini her anlamda bu devrime adamıştır. Duruşu, katılımı, cesareti, kararlılığı ve zafere olan inancıyla örnek bir Apocu komutan olan Zinar yoldaşımız, Bazên Zagrosê Devrimci Hamlesi’nin sembol komutanlarından biri olmayı başarmıştır. Türk ordusunun Zap’a dönük başlattığı işgal saldırısını Girê Cehennem Direniş Kalesi’nde karşılayan ve burayı işgalcilere cehennem eden Zinar yoldaşımız tarihi rolünü layıkıyla oynamıştır. Zaferden asla kuşkusu olmayan Zinar yoldaşımız, tereddütlü yaklaşımlara büyük bir öfke duymuş, her şart altında direnişle zaferi kazanılabileceğine inanmış ve örnek devrimci katılımıyla bunu bir hakikat haline getirmiştir. Düşmanın kimyasal silah saldırısı sonucu Girê Cehennem’de şehadete ulaşsa da Zinar yoldaşımızın duruşu ve katılımı Apocu militanlığın yenilmezliğini bir kez daha ortaya koymuştur. Bir konuşmasında Kurdistanlı tüm gençlere çağrıda bulunan Zinar yoldaşımız; artık zulme yeter denilmesini belirtmiş ve herkesin mücadele saflarına katılmasını istemiştir. Zinar yoldaşımızın bu anlamlı çağrısı Kürt gençlerinde mutlaka karşılık bulacak, devrim yürüyüşü, cesareti ve komutanlığı biz yoldaşları tarafından her daim örnek alınacaktır.

27 Eylül 2022

HPG Basın İrtibat Merkezi

 

 

 

 

 

© 2026 Şehîdên Me