Serdem yoldaşımız Kurdistan’ın serhildan kenti Amed’de, yurtsever bir ailede dünyaya gelmiştir.
Çevresinden katılımların olması, Amed gibi direnişle örülen siyasi kimliği belli bir kentte büyümesi Serdem yoldaşımızı çocuk yaşta özgürlük mücadelesiyle tanıştırmıştır. Politik bir ortamda, her gün düşman baskısıyla yüz yüze olan, TC’nin devlet terörüne maruz kalan mazlum Kürt halkının bir çocuğu olarak büyümek, Serdem yoldaşımızda politik bir bilincin gelişmesine neden olmuştur. Bu bilinçle önce halk serhildanlarına, sonra da devrimci gençlik çalışmalarına katılmıştır. Bu çalışmalarda büyük bir yaratıcılıkla düşmanın soykırımcı saldırılarından kendisini korumuş, aktif ve öncü bir rol oynamıştır.
Serdem yoldaşımızın bu katılımını fark eden Türk devleti, yoldaşımızı tutuklamış ve toplamda beş yıl boyunca zindanlarda tutmuştur. Fakat düşmanın bu politikası sonuç alamamış, Serdem yoldaşımızı özgürlük yürüyüşünden alıkoymak bir yana kalsın, özgürlük davasına olan inancını daha da arttırmış, azmini yükseltmiş, bilincini derinleştirmiş ve daha kararlı kılmıştır. Zindan ortamını bir devrim akademisi olarak ele almış ve buradan edindiği ideolojik donanımla zindandan çıktığında toplumsal çalışmalara katılmıştır. Kürt halkının örgütlü duruşunu kırmak, örgütsüz kılmak ve teslim almak için sömürgeci soykırımcı Türk devleti tarafından geliştirilen saldırıları boşa çıkarmak için toplumsal örgütlenme çalışmalarına büyük bir aşkla katılmıştır. Yer aldığı çalışmalarda Kürt halkının bilincini aydınlatmış, düşmanın halkımız üzerindeki özel savaş politikalarını deşifre etmiş ve toplumu örgütlemede önemli bir mesafe almıştır. Daha sonra YPS çalışmalarına geçen Serdem yoldaşımız burada da devrim çalışmalarına aktif katılmış, artık çalışma imkanı kalmadığında da 2020 yılında Kurdistan dağlarına gelerek gerilla saflarına katılmıştır.
Devrimcilikte önemli bir tecrübesi ve bilinci olan, kişiliğini eğitip derinleşmeyi başaran Serdem yoldaşımız gerilla yaşamına erken uyum sağlamıştır. İlk gerilla eğitimini gördükten sonra Zap alanına geçmiştir. Serdem yoldaşımız, düşman karşısında iradeyle, sözle, politikayla, örgütlenmeyle ve YPS tarzıyla mücadele etmiştir. Ancak Türk devleti Kürt halkına varlığını koruyacağı ve özgürlüğünü sağlayacağı hiçbir aracı bırakmamıştır. Bundan dolayı Serdem yoldaşımız, bu sefer de silahına sarılarak mücadele etmek zorunda kalmıştır. Serdem yoldaşımız, özgür bir yaşamı yaratabilmek için gerekli olan tüm yolları denemiş ve tüm mücadele alanlarında Kürt halkının haklı davasının zaferine kesin inanarak mücadele etmiştir. Türk devletinin uyguladığı vahşetlere tanık oldukça öfkesi büyümüştür. Kuzeni Berivan İnci yoldaşımızın 2013 yılında Rojava’da, yeğeni Delîla Argeş (Pelda İnci) yoldaşımızın ise 2020 yılında Gabar’da şehadete ulaşması düşmana olan öfkesini ve intikam alma duygusunu daha da arttırmıştır.
İşgal saldırılarının yoğun olarak geliştiği Zap’taki mücadeleye katılan Serdem yoldaşımız, askeri alanda fazla tecrübesi olmamasına rağmen büyük bir azim ve inatla savaştaki yerini almıştır. Örgütsel yaşamda olgun kişiliğiyle örnek olmuş, yoldaşlarına destek sunmuştur. Sarsılmaz iradesi ve inancıyla gerillanın destansı direnişinde üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmenin mutluluğunu yaşamıştır. Apocu gerillalara elindeki sayısız imkan ve savaş tekniğiyle saldırmasına rağmen sonuç alamayan işgalci Türk ordusu, kalleşçe bir biçimde kimyasal silah kullanma acizliğine düşmüştür. Aylarca direniş mevzi ve tünellerine karşı birçok türden yasaklı bomba ve kimyasal silah kullanmasına rağmen Kurdistan Özgürlük Gerillası’nın Apocu iradeyle örülen direniş duvarını aşamamıştır. Serdem yoldaşımız, Girê Cehennem Direniş Alanı’ndaki savaş tünellerinde tarihin ender şahitlik edebileceği fedai bir direniş sergilemiş ve kimyasal silah saldırısı sonucunda dört yoldaşıyla birlikte şehadete ulaşmıştır. Serdem yoldaşımızın soluksuz devrim yürüyüşü zafere giden yolumuzu aydınlatacak, başta Amed gençleri olmak üzere Kurdistan’ın tüm gençlerine örnek olacaktır.
27 Eylül 2022
HPG Basın İrtibat Merkezi





