Tarihten günümüze büyük kahramanlık destanlarına tanıklık eden Botan yöresi, tüm saldırı ve soykırım girişimlerine rağmen kimliğini korumakta ısrar ederek köklü bir yurtseverlik kültürüne kavuştu.
Bin bir emek ve bedelle açığa çıkarılan maddi ve manevi değerleri büyük bir yaratıcılıkla nesilden nesile taşımayı başaran Botan halkımız, aynı zamanda tüm Kurdistan’ın da canlı hafızası konumundadır. Ülkemize yönelik gelişen işgal girişimlerini, yapılan katliam ve talanları, büyük fedakarlıklarla geliştirilen direnişleri, kazanılan zaferleri ve açığa çıkan kahramanlıkları kimi zaman dengbêjlerin kilamlarıyla, kimi zaman kutsal anaların masallarıyla günümüze kadar taşımayı başararak bir direniş geleneğinin yaratılmasında önemli rol oynadı. Partimiz PKK öncülüğünde gelişen mücadeleyle damarlarına yeniden can suyu akmaya başlayan Botan halkımızın sahip olduğu zengin direniş kültürü ve mirası, özgürlük mücadelemizin büyüyüp gelişmesine önemli katkılar sundu. Bunun yanında en değerli evlatlarını bizzat mücadele saflarına katarak ve büyük bedeller vererek özgürlük mücadelesinin süreklileşmesinin ve zafere doğru yürümesinin en büyük garantisi oldu.
Böylesine köklü bir kültür ve direniş mirasına sahip bir bölgede ve tüm varlıklarıyla ülkelerine bağlı Botan halkımızın bir ferdi olan Xebat yoldaşımız, Şirnex’te dünyaya geldi. Ailesinin yurtsever ve kültürüne bağlı olmasından dolayı özüne bağlı bir şekilde yetişti. Kürtlük bilincini küçük yaştan itibaren edinmeye başlayan yoldaşımız, bunu devrimciliği için önemli bir zemin olarak değerlendirdi. Aynı zamanda Kurdistan’da yaşayan her çocuk gibi düşman gerçekliği ile de küçük yaşta tanışmak zorunda kaldı. Özellikle annesinin düşmanın 1990’lı yıllardaki insanlık dışı uygulamalarına ve vahşiliklerine tanıklık etmesi ve bunu Xebat yoldaşımızla paylaşması, zihninde düşman gerçekliğinin şekillenmesinde önemli bir payı oldu. Hem annesinin anlattıkları hem de kendisinin şahit olduğu durumlar, yoldaşımızın düşmana büyük bir öfke duymasına yetti. Bu düşman gerçekliği ile fedaice savaşan Kurdistan Özgürlük Gerillası’na bu nedenle büyük bir sempati besledi. 2015 yılında Bakurê Kurdistan’da gelişen Özyönetim Direnişi’ne tanıklık eden Xebat yoldaşımız, her ne kadar bulunduğu Şirnex’te direniş saflarında yer alsa da, ailesinin Mersin’e göç etmesinden dolayı kendisi de Mersin’e geçti. Fakat yüreği hep Şirnex’teki direnişçilerle birlikte oldu. Bir Kürt genci olarak hem halkımıza karşı sorumluluklarını yerine getirmek hem de düşmanın Sûr, Nisêbîn, Cizîr, Şirnex, Hezex, Kerboran ve Gever’de halkımıza yönelik geliştirdiği katliamların intikamını almak istedi. Bu nedenle mücadele arayışlarını daha da sıklaştırarak gerilla saflarına katılmaya karar verdi ve bu temelde 2016 yılında Garzan’dan gerilla saflarına katıldı.
İlk eğitimini Garzan’da alan Xebat yoldaşımız, canlı, aktif ve tereddütsüz katılımı ile yoldaşlarının dikkatini çekti. Gelecek vadeden bir militan olan yoldaşımız, kendisini daha fazla eğitmesi için yoldaşlarının önerisiyle Medya Savunma Alanları’na geçti. Burada akademik eğitimlere katılan yoldaşımız, yoldaşlarının kendisine dair beklentilerini boşa çıkarmayarak askeri ve ideolojik anlamda önemli gelişmeler kaydetti. Soykırımcı Türk devletinin halkımıza ve Hareketimize yönelik başlattığı saldırılara karşı Apocu bir militan olarak dönem görevlerini yerine getirmesi gerektiğinin bilincinde olan yoldaşımız, ısrarla tekrar Bakurê Kurdistan’a giderek işgalci Türk devletine karşı savaşmak istedi. Yaşamdaki duruşu, olgun kişiliği ve özgürlük mücadelesine olan derin bağlılığı ile tüm yoldaşlarının güvenini kazanan Xebat yoldaşımız, mücadelemizin ihtiyaçlarından dolayı önemli çalışmalarda yer aldı. İstikrarlı katılımı sayesinde uzun süre bulunduğu çalışmalarda önemli başarılar elde ederek militanlık görevini en iyi şekilde yerine getirdi. Birlikte mücadele ettiği birçok yoldaşının işgalci Türk ordusuna karşı savaşta fedaice şehadete ulaşması, Xebat yoldaşımız için mücadelesini büyütmenin gerekçesi haline geldi. Şehit yoldaşlarının anısını ve hayallerini ancak bu şekilde yaşatabileceğinin bilincinde olarak bir an bile kendini geri çekmeden ve tereddüde düşmeden şehit yoldaşlarına layık olmak için mücadelesini büyüttü.
Yeni dönem gerilla taktikleriyle düşman saldırılarına karşı konulabileceğine yürekten inanan Xebat yoldaşımız, bu taktiklerde derinleşmek için büyük bir çabanın sahibi oldu. Yer aldığı akademide var olan ideolojik birikimini daha fazla derinleşmek için önemli bir yoğunlaşma süreci yaşadı. Rêber Apo felsefesini kişiliğinde doğru oranda temsil ettiği müddetçe devrimci görevlerini de hakkıyla yerine getirebileceğinin bilinciyle hareket etti. Bu konuda son derece net bir duruşun sahibi olarak yoldaşlarında da bu anlayışın daha fazla derinleşmesi için ideolojik mücadele vermekten geri durmadı. Zaferin ilk olarak ideolojik üstünlük ile elde edilebildiğinin bilinciyle tüm benliğiyle kendisini Önderlik felsefesinde derinleşmeye adadı. Aynı zamanda büyük bedeller verilerek elde edilen tecrübelerden süzülen yeni dönem gerilla taktiğini başarılı bir şekilde yerine getirmek için tüm ayrıntılarını öğrenmenin çabasını verdi. Hem hareketli tim savaşına hem de tünel savaşlarına dair tecrübesi olan yoldaşlarından önemli dersler alarak yetkinleşti.
Zamanın ruhunu doğru okuyan Xebat yoldaşımız, tüm zorluklarına rağmen Bakurê Kurdistan’da mücadele yürütmenin halkımız ve Hareketimiz için öneminin bilinciyle ve Apocu fedai ruhla ısrarlı önerilerde bulundu. Büyük fedakarlık ve tam adanma gerektiren böylesi bir mücadele süreci için kendisini ideolojik ve askeri anlamda hazırlayan yoldaşımız, taşıdığı zapt edilmez Apocu fedai ruh, sarsılmaz bir irade ve zafer kazanma kararlılığıyla yüzünü Bakurê Kurdistan’a döndü. 17 Ağustos 2024 günü Kêla Memê alanında gerçekleşen düşman saldırısında şehadete ulaşan Xebat yoldaşımız, son nefesine kadar özgürlük değerlerine bağlı kalarak ardından tüm yoldaşlarının içini ısıtan samimi gülüşünü ve zengin bir mücadele mirası bıraktı.
4 Eylül 2024
HPG Basın İrtibat Merkezi





