Halkımızın imhası ve inkarı üzerine kurulan sömürgeci soykırımcı Türk devletine karşı en etkili ve uzun süreli direnişlere ev sahipliği yapan Serhed halkımız, gelişen vahşi düşman saldırıları ve katliamlarına karşı hiçbir zaman teslim olmadı, çeşitli yol ve yöntemlerle varlık ve özgürlük mücadelesini günümüze kadar taşımayı başardı.
Özellikle Rêber Apo’nun Kurdistan’a yaptığı ilk seferinde, Serhed halkımız daha ortada özgürlük mücadelesi adına herhangi somut bir gelişme olmamasına rağmen sarsılmaz bir inançla Rêber Apo’ya güvenip inandı. Rêber Apo öncülüğünde gelişen mücadelenin diğer serhildanlardan farkının öze dönüş hareketi olduğunu anlayan Serhed halkımız, üzerindeki ölü toprağı atarak daha ilk dönemlerden itibaren özgürlük mücadelesindeki yerini aldı.
Serhed yoldaşımız, Agirî’ye bağlı Panos ilçesinde direnişçi halk gerçekliğinin yaşandığı bir toplumsal yapıda, yurtsever, toplumsal değerlere ve ahlaka sahip bir ailede dünyaya geldi. Ailesinin iyiyi, doğruyu ve güzeli öğütleyen ahlaki yapısından kaynaklı, çocukluğundan itibaren her zaman doğru yaşamın arayışçısı oldu. Küçük yaşta edindiği bu ilkeler temelinde tüm yaşamına yön vermenin çabasında oldu. Sömürge okullarına gidene kadar yaşadığı köy ortamında Kürt kültür ve değerlerine bağlı bir yaşam sürdüren Serhed yoldaşımız, beyaz soykırım mekanları olarak tanımladığı sömürge okullarına gittiği zaman ilk çelişkisini yaşamaya başladı. Yabancı bir dilin ve kültürün dayatıldığı bu okullarda ilk olarak Kürtlüğüne saldırıldığını, kendisini var eden dil, kültür ve hafızanın yok edilmek istendiğini anladı. Bunun yerine çağdaşlık ve ilericilik olarak lanse edilen fakat özünde kendi olmaktan, yani insan olmaktan çıkmak anlamına gelen Türklük ideolojisi, dili ve kültürünün kendisine dayatıldığının farkına vardı. Ailesinin geçimine katkıda bulunmak için gittiği Türkiye metropollerinde düşmanın Kürtler hakkında yarattığı toplumsal algıyı daha iyi anladı. Kendilerine yönelik ayrımcı ve düşmanca yaklaşımlar nedeniyle bu süreçte düşman gerçekliğini daha fazla bilince çıkardı.
Öte yandan neredeyse Bakurê Kurdistan ve Türkiye metropollerinin tamamına yayılan özgürlük mücadelemiz, etkisini yaşamın her anında hissettirmeye başlamıştı. Özellikle ailesinden ve yakın akrabalarından bazı kesimlerin bu süreçte halkımızın özgürlük mücadelesine ilgi göstermesi ve belli bir düzeyde aydınlanmayı yaşaması Serhed yoldaşımızı da etkiledi. Gittiği farklı ortamlardaki yurtseverlerin yaklaşımlarından ve tartışmalardan etkilenen yoldaşımız, o süreçten itibaren kişiliğine yönelik bir öze dönüş hamlesi başlattı. Daha sonra eline geçen Rêber Apo’nun çözümlemeleri temelinde kendisini eğitmeye başlayan yoldaşımız, ülkemiz Kurdistan’ın sömürge gerçekliğinin acısını ilk olarak o süreçte yaşamaya başladı. Üzerinde insanca yaşanabilecek bir ülkesinin olmamasının öfkesini derinden yaşayan yoldaşımız, bunu mücadele gerekçesi haline getirdi. Özellikle Önderliğimize yönelik gelişen Uluslararası Komplo ile düşmana olan öfkesini daha fazla bileyen yoldaşımız, bu süreçten sonra mücadele arayışlarını daha da derinleştirdi. Yakın akrabalarından gerilla saflarına katılımların olduğunu duyan Serhed yoldaşımız, mücadele arayışlarını daha çok bu eksende yürütmeye başladı. Bu süreçte yakın akrabası olan Şehîd Jêhat Agirî – Erhan Serhat yoldaşımızla daha yakın ilişki içerisine giren yoldaşımız, Jêhat yoldaşın yürüttüğü tartışmalarla mücadele çizgisini daha da belirginleştirdi. Onurlu bir Kürt genci olarak en doğru mücadele alanının gerilla saflarına katılmak olduğu bilincine varan yoldaşımız, Şehîd Jêhat ve onun kardeşi Şehîd Serxwebûn Jêhat - Sinan Serhat yoldaşlarımızla sözleşerek gerilla saflarına katılmaya karar verdi. Yaşanan bazı aksaklıklardan dolayı bu yoldaşlarımızla birlikte katılmayı başaramayan yoldaşımız, verdiği söze bağlı kalarak halkımız için diriliş günü ve bayramı olan 15 Ağustos 2005 günü ilk günkü heyecan, coşku ve kararlılıkla yüzünü Kurdistan dağlarına dönerek gerilla saflarına katıldı.
Gerilla saflarına katılmayı ikinci doğuşu olarak ifade eden Serhed yoldaşımız, kendi iradesi ve isteği ile gerçekleştirdiği bu doğuşun gereklerinin bilincinde olarak ilk günden itibaren aktif bir katılımın sahibi oldu. Aynı zamanda özüne dönüşün başlangıcı olarak ele aldığı bu süreci, kapitalist yaşam ve ideolojinin reddi, özgür yaşam ve Önderlik ideolojisinin kabulü olarak tanımladı. Mücadelesini bu temelde kararlılıkla sürdüren yoldaşımız, yaşamının her anında üstlendiği görev ve sorumlulukları yerine getirmenin çabası içerisinde oldu. Özellikle Rêber Apo’ya ve şehit yoldaşlarına verdiği zafer sözünü yerine getirmek için kendisini tamamen mücadeleye adadı. Bu anlamda yeni savaşçılar eğitimini aldığı Xakurkê bölgesinde iki yıl mücadele ederek yetkin bir gerilla oldu. Daha sonra Şehîdan bölgesine geçerek mücadelesini sürdüren yoldaşımız, edindiği örgütsel, askeri tecrübe ve ideolojik birikimle gelecek vadeden bir komutan adayı oldu. Şehîdan bölgesindeki iki yıllık başarılı pratiğinin ardından 1 Haziran 2010 günü başlatılan Devrimci Halk Savaşı’na aktif bir katılım sağlamak isteyen yoldaşımız, bunun ideolojik, askeri ve siyasi boyutlarında derinleşmek için Parti Merkez Okulu’nda eğitime dahil oldu. Burada yaşadığı derinlikli yoğunlaşma ve ulaştığı kararlılıkla yüzünü Botan’a dönen yoldaşımız, soykırımcı Türk devletine karşı yoğun bir savaşın verildiği 2011 ve 2012 yıllarında aktif bir katılımın sahibi oldu. Bu süreçte birçok eylemde yer alarak düşmana olan öfkesini en anlamlı bir şekilde ortaya çıkaran yoldaşımız, gösterdiği fedakarlıkla tüm yoldaşlarının örnek aldığı bir Apocu militan oldu. Serhed yoldaşımız Botan’ın birçok bölgesinde sorumluluk üstlenerek komutanlık yaptı. Aynı zamanda kararlılığını ve katılımını en üst düzeye çıkararak Zîlanların izinden yürümek için defalarca fedai eylem yapma önerisinde bulundu. 2016 yılında gerçekleşen bir düşman saldırısında yaralanan Serhed yoldaşımız, bir süre Medya Savunma Alanları’nda tedavi olduktan sonra tekrar yüzünü büyük kahramanlıkların yaşandığı ve mücadelemizin kıblesi olan Botan’a döndü. 2019 yılına kadar Botan alanında gerillacılık yaparak militanlık görevlerini başarılı bir şekilde yerine getirdi. Burada başta Şehîd Egîd Civyan, Şehîd Delal Amed ve Şehîd Leyla Sorxwîn Amed yoldaşlar olmak üzere birçok değerli komutanımızla birlikte mücadele etme şansına ulaşan Serhed yoldaşımız, bu öncü komutanlarımızdan çok değerli tecrübeler edindi, samimi yoldaşlıklarını paylaştı. 2019 yılında bir kez daha Medya Savunma Alanları’na geçen Serhed yoldaşımız, burada bir süre eğitim ve yoğunlaşma süreci yaşadıktan sonra pratikten çıkardığı dersler temelinde Xakurkê bölgesine geçerek Xakurkê Eyalet Komutanlığı Üyesi olarak görev üstlendi. Gerillacılığa ilk başladığı Xakurkê bölgesine yaklaşık 15 yıl sonra bu sefer komutan olarak dönen yoldaşımız, ilk günün heyecan ve coşkusuyla çalışmalara katıldı. Xakurkê’de birlikte mücadele ettiği ve şehadete ulaşan yoldaşlarının anılarını yaşatmanın onlara layık bir mücadele çizgisine ve temposuna ulaşmakla mümkün olduğunun bilinciyle önemli başarıların kazanılmasında rol sahibi oldu.
Rêber Apo’ya yönelik her geçen gün derinleştirilen tecrit ve izolasyona karşı Apocu bir militan olarak görevlerini yerine getirmesi gerektiğinin bilincinde olan Serhed yoldaşımız, Önderliğimize karşı yetersiz yoldaşlığın özeleştirisini vermek için büyük fedakarlıklar ve çelikten bir irade gerektiren Bakurê Kurdistan’da mücadele etmek istedi. Ancak bu şekilde Önderliğimize ve şehitlere verdiği bağlılık sözünü yerine getirebileceğini belirtti. Yaptığı bir değerlendirmede bir 15 Şubat’ı daha Önderliğimizin esareti ile karşılamak istemediğini ifade eden yoldaşımız, aynı zamanda bu sürecin kendisini Rêber Apo’ya en yakın hissettiği süreç olduğunu dile getirdi. İçerisinde bulunulan mücadele döneminin karakterinin Apocu fedai öncüler olan Şehîd Bager, Şehîd Avzem, Şehîd Sara, Şehîd Rûken, Şehîd Rojhat ve Şehîd Erdal yoldaşlarımız tarafından belirlendiğinin altını çizen Serhed yoldaşımız, bu öncü fedai militanların devrettiği mücadele bayrağını Bakur’da dalgalandırmak için derinlikli bir yoğunlaşmayı yaşayarak fedaice yüzünü Bakur’a döndü. Bu temelde geçtiği Bakur’da 18 Ağustos 2024 günü gelişen düşman saldırısında düşmanın eline yaralı geçmemek için fedaice şehadete yürüyen Serhed yoldaşımız, mücadelesiyle olduğu kadar şehadetiyle de zafer yolunda yürüyen fedai gerillacılığın büyük kahramanlarından biri olarak adını tarihe yazdırdı. Yoldaşları olarak dürüstlüğün, samimiyetin, özgürlük değerlerine bağlılığın, fedakarlığın, fedailiğin ve söze yüklenen derin anlamın timsali olan Serhed Jêhat yoldaşımızın mücadelesini aynı kararlılık ve iddia düzeyi ile sürdüreceğimizin sözünü yineliyoruz.
4 Eylül 2024
HPG Basın İrtibat Merkezi





