Çete saldırılarına karşı geliştirdiği görkemli direnişle adını tüm dünyaya duyuran yurtsever Kobanê halkı kuşkusuz bunu yetiştirdiği birbirinden yiğit evlatlarına borçlu. Düşman saldırılarına karşı tarihten günümüze kadar her zaman direnişle kendisini var eden ve Kürt kimliğini koruyan Kobanê halkımız, direnişçi yapısını nesilden nesile aktararak devrimci bir kültür yarattı.

Şîlan Kobanê ve Sadık Kobanê gibi değerli komutanları bağrından çıkaran ve halkımızın özgürlük mücadelesine öncü kılan Kobanê halkımız Şîlan ve Sadıkların ardılı binlerce evladını daha Kurdistan Özgürlük Mücadelesi saflarına göndererek, halkımızın özgürlüğü için her türlü bedeli göze aldı. On yıllarca düşman işgali altında kalan ve özgürlüğe susayan Kobanê halkımız Rojava Özgürlük Devrimi ile kazandığı ve tattığı özgürlüğünü korumak için yediden yetmişe direniş içerisinde olarak tüm Kurdistan halkına örnek oldu.

Böylesi bir halk gerçekliği içerisinde şekillenen yurtsever bir ailede dünyaya gelen Rizgar yoldaşımız doğal olarak ailesinin ve yaşadığı çevrenin yurtsever ve Kürtlük değerlerine bağlı özellikleriyle büyüdü. Bu nedenle daha küçük yaşta Partimiz ve gerilla gerçekliğini tanıyan yoldaşımız, özellikle gerillanın halkımızın özgürlüğü için fedakarca yürüttüğü mücadeleden etkilendi. Bu nedenle daha erken yaşlarda gerillaya karşı sempati duyan yoldaşımız, ailesinden ve yakınlarından gerillanın kahramanlık destanlarını dinleyerek büyüdü. 2012 yılında Rojava Özgürlük Devrimi’nin gelişmesiyle birlikte Rêber Apo’nun fikirleriyle tanışan Rizgar yoldaşımız, gerillanın kahramanlık çizgisindeki mücadelesinin kaynağını daha iyi anlamaya başladı. Bu nedenle devrimin başlangıcından itibaren Rêber Apo gerçekliğini ve açığa çıkardığı yoldaşlık ilişkisini anlamak için sürekli çaba içinde oldu. Kendisini Rêber Apo’nun fikirleriyle eğitme olanağına kavuşan Rizgar yoldaşımız, yaşamının her anında kendisini halkımıza karşı sorumlu hissetti. Bu nedenle halkımıza karşı sorumluluklarını yerine getirmeyi bir borç bilen yoldaşımız özellikle düşman saldırılarına karşı direniş saflarında yer almayı öncelikli bir görev olarak gördü. Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye halklarının özgürlüklerini sağlama ve kendisini yönetme hakkına yönelik işgalci saldırılarına karşı uzun bir süre mücadele eden Rizgar yoldaşımız, Türk devletinin ve çetelerinin geliştirdiği birçok saldırıya karşı fedaice halklarımızı savunmayı başardı. İşgalci Türk devletinin yenilgiye uğratılmadan Kürt ve Ortadoğu halklarının gerçek anlamda özgürleşemeyeceğini bilince çıkaran Rizgar yoldaşımız bunun da profesyonel bir mücadele ile mümkün olabileceğine inandı. Düşmanın aralıksız bir şekilde yürüttüğü saldırılarına karşı kesintisiz bir devrimci mücadelenin gerekli olduğunun farkında olan Rizgar yoldaşımız bunun da PKK saflarında gerilla mücadelesi ile başarılabileceğini düşündü.

Bu temelde yüzünü çocukluktan itibaren duyduğu ve hayalini kurduğu Kurdistan dağlarına dönen Rizgar yoldaşımız gerilla saflarına katıldı. Büyük bir istek ve bilinçle katıldığı gerilla ve dağ yaşamına uyum sağlamada zorluk yaşamayan yoldaşımız, adeta yılların gerillası gibi kısa sürede pratik çalışmalara katıldı. Fedakarca bir katılımın sahibi olan yoldaşımız her geçen gün kendisini daha da geliştirmeyi başardı. Askeri ve örgütsel anlamda belli bir tecrübesi olan yoldaşımız, Rêber Apo felsefesinde derinleşmeyi ve özünde özgürlüğe ulaşmak olan bu felsefeyi yaşamının temeli haline getirmeyi amaç edindi. Yoldaşımız sarsılmaz bir irade ve derinlikli bir yoğunlaşma ile bu amacına ulaşmak için emek verdi, çaba harcadı. Asla sıradan bir yaşamı kabul etmeyen Rizgar yoldaşımız, bir yaşam olacaksa o da özgür olmak zorunda diyerek her anını canlı, coşkulu ve yoldaşlarıyla paylaşım içinde geçirdi. Yoldaşlarına karşı duyduğu sevgi ve saygıyı tüm benliği ile hissettirmeyi başaran yoldaşımız bu nedenle yoldaşları tarafından da sevilen ve hep aranan bir yoldaş oldu.

Bir özgürlük gerillası olarak halkımıza ve Önderliğimize yönelik saldırılara karşı her zaman duyarlı olan Rizgar yoldaşımız, soykırımcı Türk devletinden hesap sormak için her zaman çaba sahibi oldu. İşgalci Türk devletinin saldırılarına karşı cevap olabilmek ve soykırımcı saldırılarını kırmak için yeni dönem gerillacılığında yetkinleşmesi gerektiğini bilen yoldaşımız bu temelde bir dizi askeri uzmanlık eğitiminden geçti. İlk olarak suikast eğitimi alan yoldaşımız, bu alandaki istekli duruşu ve katılımı ile kısa sürede uzman bir suikastçı oldu. Fakat kişiliğinde gelişmeyi bir an bile durdurmayan yoldaşımız etkili bir savaşçı olabilmek için tüm branşlarda bilgi sahibi olması gerektiğini düşündü. Bu temelde ağır silah eğitimi de alarak profesyonel bir gerilla oldu. Aldığı askeri eğitimler ve ideolojik anlamda yaşadığı derinlikli yoğunlaşmalardan sonra artık soykırımcı Türk devletine karşı savaşma sırası geldiğini düşünen Rizgar yoldaşımız büyük bir istek ve ısrarla savaşın yoğun bir şekilde yaşandığı Şehîd Delîl Zagros Batı Zap bölgesine geçti. Buradaki zorlu pratiğe hemen dahil olan yoldaşımız durmak bilmeden ve yüksek bir tempoyla çalışma yürüttü. Yer aldığı her çalışmaya büyük bir ciddiyetle yaklaşan yoldaşımız mutlaka başarıyı hedefledi. Bunun için sabırla ve inatla mücadele eden yoldaşımız bu özellikleriyle tüm yoldaşlarında büyük bir güven duygusu oluşturdu. Artık Rizgar yoldaşımız bir çalışmaya el atmışsa mutlaka başarılacağı bilinirdi. Şehîd Delîl Zagros alanında birçok çalışmada yer alan yoldaşımız bu süreçte araziye hakimiyet sağlayarak düşmanın oluşturmaya çalıştığı denetimi boşa çıkarmayı bildi. Düşmanın tüm tekniğini duyarlı ve yaratıcı yöntemlerle boşa çıkarmayı başaran Rizgar yoldaşımız birçok önemli çalışmayı titizlikle yürütmeyi başardı. Savaşta zaferin önemli hazırlıkların sonucu olduğu gerçekliğini bilen Rizgar yoldaşımız bu amaçla yer aldığı her mücadele ortamında büyük bir fedakarlıkla tüm çalışmalara katılarak Apocu bir militan olarak sorumluluklarını eksiksiz bir şekilde yerine getirmeyi bildi. Samimi ve duyarlı kişiliği sayesinde tüm yoldaşlarını hisseden ve onlara kopmaz yoldaşlık bağları ile bağlanan Rizgar yoldaşımız bu özellikleriyle tüm yoldaşlarınca sevilen, değer gören bir militan oldu. Bu nedenle düşman saldırılarında şehadete ulaşan her bir yoldaşının intikamını almak için işgalci Türk devletine karşı hep eylem halinde oldu. Geliştirilen birçok eylemde yer alarak bu eylemlerin başarıya ulaşması için fedaice ve cesaretle düşman üzerine gitti.

Rizgar yoldaşımız, son olarak yer aldığı Şehîd Helmet Dêreluk Devrimci Operasyonu’nda da kış mevsiminin tüm zorluklarını Apocu sarsılmaz irade ile aşarak düşman mevzilerine kadar ulaşmayı başardı. Burada düşmana vurduğu etkili ve ağır darbelerle adeta düşmanı bozguna uğratan yoldaşımız Apocu yüksek fedai ruhun 2024 yılına da damgasını vuracağının ispatı oldu.

 

 

 

 

 

 

© 2026 Şehîdên Me