Kurdistan yurtseverliğinin büyük bedeller verilerek yaratıldığı başat alanlardan biri olan Gever, onlarca yıldır bu duruşunu koruyarak halkımızın özgürlük mücadelesine öncülük etmektedir.

Yurtsever Gever halkımız, düşmanın tüm saldırılarına karşı Apocu özgürlük ruhunu dorukta yaşayarak ve bu saldırıları bertaraf ederek özgür yaşamdaki ısrarını ortaya koydu. Düşmanın halkımıza karşı yürüttüğü soykırım saldırılarına karşı varlığını korumak için kendisini her alanda örgütleyen Gever halkımız, Önderliğimizin geliştirdiği demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü paradigmayı ilk pratikleştiren kesim oldu. Bu nedenle yediden yetmişe özgürlük bilincini edinen halkımız, yeri geldiğinde en değerli evlatlarını tereddütsüz bir şekilde özgürlük saflarına göndererek özgür yaşamın savunmasını yapmaya devam etmektedir. Özellikle Rêber Apo’nun özgürlük felsefesiyle tanışan Geverli kadınlar binlerce yıllık erkek egemenlikli zihniyete meydan okuyarak özgürlük saflarına akın etti. Özgürlüğün mücadele ile kazanılabileceğinin bilincinde olan Geverli kadınlar, bu temelde hem ideolojik hem de öz savunma boyutunda kendilerini geliştirerek tüm Kürt ve dünya kadınlarına örnek oldular. 

Bu direniş geleneğinden gelen kadınlardan biri olan Eylül yoldaşımız, yurtseverliğin derin yaşandığı Gever’de Giravî aşiretine mensup bir ailede dünyaya geldi. Ailesinin ve yakın akrabalarının mücadelemizin ilk yıllarından itibaren büyük bir özveri ile direniş saflarında yer alması, Eylül yoldaşımızın da küçük yaştan itibaren Partimizi ve Özgürlük Gerillasını tanımasına yol açtı. Kurdistan’da yaşayan herkes gibi düşman gerçekliğini bizzat düşmanın soykırım saldırılarını yaşayarak tanıyan yoldaşımız, erkenden düşmana karşı büyük bir öfke ve intikam hırsı besledi. Halkımıza özgür yaşam hakkı tanımayan sömürgeci devletin Kurdistan’daki varlığını hiçbir şekilde meşru görmeyen Eylül yoldaşımız, bu düşman gerçekliği ile mutlaka mücadele edilmesi gerektiğine inandı. Özellikle yakın akrabalarından şehitlerin ve gerilla saflarına katılımların olması, Eylül yoldaşımızın bu inancını daha da güçlü bir şekilde yaşamsallaştırmasına neden oldu. Bu temelde ilk olarak 2009 yılında öz savunma çalışmalarında yer alan yoldaşımız, bu süreci daha çok Parti ve Önderlik gerçekliğimizi tanıma, bir kadın olarak gerçekliğini bilince çıkarma ve halkımızın büyük emeklerle açığa çıkardığı kazanımlarını korumak için bilinçlenme süreci olarak değerlendirdi. Yer aldığı çalışmalara aktif katılması nedeniyle bir süre düşmana esir düşen Eylül yoldaşımız, devrimci duruşunu koruyarak düşmana en anlamlı cevabı verdi. Özgürlükle tanışan bir Kürt kadınının düşman baskılarına asla boyun eğmeyeceğini çok açık bir şekilde ortaya koyan yoldaşımız, bu esaret sürecini de daha fazla mücadele gerekçesi haline getirdi. Devrimci Halk Savaşımızın büyük bir iddia ve kararlılıkla sürdüğü 2012 yılında mücadeleye aktif katılmaya karar veren Eylül yoldaşımız, okuduğu üniversiteyi terk ederek yüzünü Zagroslar’a döndü ve yıllarca hayalini kurduğu gerilla yaşamıyla buluştu.

Gerilla saflarına katılımla birlikte kendisini yeniden doğmuş gibi hisseden Eylül yoldaşımız, Kurdistan dağlarını ve doğasını anne kucağı belleyerek özgür kişilik özelliklerini edinmeye başladı. Rêber Apo felsefesini anladıkça, bunu temel yaşam ilkeleri haline getirmeye çalışan yoldaşımız, bu anlamdaki çabaları ile tüm yoldaşlarının örnek aldığı bir militan oldu. Böylece kapitalist sistemin kişiliğinde oluşturduğu etkilerle daha sonuç alıcı mücadele etmeye başlayan yoldaşımız, bu özellikleri aştıkça daha da özgürleştiğini hissetti. Gerilla saflarına katıldığı dönemin mücadelemizin en yoğun yaşandığı bir sürece denk gelmesinden dolayı askeri anlamda mutlaka yetkinleşmesi gerektiğinin bilincinde olan yoldaşımız, askeri eğitimlere büyük bir istek ve coşkuyla katılım sağladı. Gerilla savaş sanatını öğrenmedeki ısrarı sayesinde kısa sürede önemli tecrübeler kazanarak eğitimini başarılı bir şekilde tamamladı.

2013 yılında Gever’de abisi Veysel İşbilir ve amcasının oğlu Reşit İşbilir’in düşman tarafından şehit edilmesinden derinden etkilenen Eylül yoldaşımız, düşmana olan öfkesini daha da biledi. Bu yoldaşlarımız şahsında tüm özgürlük şehitlerinin intikamını almak için mücadelesini daha da büyütmesi gerektiğinin bilincinde olarak yoğunlaşmalarını derinleştirdi. Ailesinden yaşanan bu yeni şehadetlerin görev ve sorumluluklarını daha da büyüttüğünün farkındalığıyla daha fazla çaba içerine girdi. Bu temelde halkımızın varlığına kasteden DAİŞ çetelerine karşı savaşmak isteyen Eylül yoldaşımız, özellikle Êzidî kadınlara yönelik gerçekleştirilen insanlık dışı uygulamalara karşı tüm kadınların özgürlük militanı olarak görevini yerine getirmek istedi. Halkımıza yönelik saldırıların yoğunluk kazandığı birçok alanda DAİŞ çetelerine karşı savaşan yoldaşımız, bu insanlık savaşında birkaç kez yaralandı. Buna rağmen mücadele azminden taviz vermeyen yoldaşımız, çetelerin saldırılarının kırılmasının yanı sıra büyük oranda yenilgiye uğratılmasında emsalsiz bir emeğin sahibi olarak direniş tarihindeki yerini aldı.

Bu görevini başarılı bir şekilde yerine getirdikten sonra bir kez daha yıllarca özlemini duyduğu özgürlük dağlarına ulaşan Eylül yoldaşımız, ilk olarak yeni dönem gerilla taktiklerinde yetkinleşmek için emek verdi. Düşmana karşı başarılı sonuçlar alınmasının ancak yeni dönem gerillacılığı ile mümkün olabileceğinin bilincinde olan yoldaşımız, bu anlamda verdiği emekle iddia ve zafere olan inancının gereğini eksiksiz yerine getirdi. Garê bölgesinde görevlendirilmesine rağmen ısrarla işgalcilere karşı savaşın yoğun bir şekilde yaşandığı alanlara gitmek istedi. Direniş mevzilerindeki yoldaşlarını her an hissetmeyi PKK militanlığının gereği olduğunun derin bilincinde olan Eylül yoldaşımız, aynı zamanda bu yoldaşlarına karşı görev ve sorumluluklarını da yerine getirmeyi borç bildi. Bunun için mücadelesini büyütmesi gerektiğinin farkında olarak yer aldığı her çalışmada büyük bir emeğin sahibi oldu. Yaşamdaki duruşu ve aktif katılımı ile tüm yoldaşlarının saygısını kazanan yoldaşımız, kadın özgürlük ölçülerindeki net tavrıyla da örnek bir PKK-PAJK militanı olmayı bildi. Özellikle kadın gerillacılığının öncülük misyonuna denk bir katılımı kişiliğinde temsil etmenin çabasında olan Eylül yoldaşımız, bu anlamıyla da kadın-erkek tüm yoldaşlarının örnek aldığı bir militan oldu.

1 Şubat 2025 günü Garê bölgesinde gerçekleşen düşman saldırısında şehadete ulaşarak büyük bir iddia, özveri ve tutkuyla katıldığı özgürlük yürüyüşünü tamamlayan Eylül yoldaşımız, bizlere bıraktığı değerli anısı ile her zaman mücadelemizde, halkımızın ve yoldaşlarının yüreğinde yaşamaya devam edecektir. Yoldaşları olarak Eylül yoldaşımız şahsında tüm şehitlerimize verdiğimiz Özgür Önderlik Özgür Kurdistan yürüyüşümüzü zaferle taçlandırma sözümüzü bir kez daha yineliyoruz.

6 Nisan 2025

HPG Basın İrtibat Merkezi

 

 

 

 

 

© 2026 Şehîdên Me