Halil (Hasan BAŞÇI) yoldaş, 1966 yılında Pazarcık'ın Ortadehliz köyünde dünyaya gelir. Ailesi çiftçilik yapar ve yörenin ölçülerine göre orta halli sayılır.

İlköğrenimini kendi köyünde bitirdikten sonra ortaokul ve liseye Pazarcık'ta devam eder. Hafta sonunda ve sömestr tatilinde ev ekonomisine katkıda bulunmak için ailenin çalışan fertlerine yardımcı olur.

Parti hareketimizin faaliyetlerinin aydın gençlik arasında en yoğun geliştiği alanlardan birisi de Pazarcık ve Pazarcık lisesiydi. Halil yoldaş da ortaokulu okurken çocuk denecek yaşta olmasına rağmen, filizlenen ulusal kurtuluş mücadelesine sempati duyar. 1978-79 yılları toplumsal çelişkinin yoğunca işlendiği yıllardır. Ne var ki, kitleleri Parti çizgisi doğrultusunda harekete geçirmeyen bir kadro yaklaşımı bu yıllarda Pazarcık alanı için de söz konusudur. Her ne kadar buradaki mevziler kolay kolay düşmana teslim edilmemişse de cunta sonrasında düşman geçici de olsa Parti örgütlenmesini dağıtmış ve Partinin alanda bulunan bütün taraftarlarıyla bağları kopartmıştır.

Geriye çekiliş yılları dediğimiz 1980-81 yıllarında örgütsel kriz derinlik kazanmış, 1980'lerin ortalarına kadar düşmanın yoğun baskıları kitleleri belli bir panik içine itmiştir. Pasifikasyonun tüm yöntemlerinin hayata geçirildiği bu yıllar, düşman bir taraftan alanı boşaltırken, geri kalan kesimi de asimile etmek için yoğun bir çaba içine girmiştir. Alanı terketmeyen Halil yoldaşın, sömürgeciliğe duyduğu soylu kinle, koşulların daha da ağırlaştığı bu yıllarda böyle bir karar vermesi, O'nun Partiye ve halka olan bağlılığının bir gereğidir. Bu yıllarda sürekli bir arayış içindedir. Partiye ve halka olan özlemini sürekli koruyarak, bunu yaşamının her alanında kanıtlamaya çalışır. Profesyonel devrimci yaşama atılmadan önce, samimiyeti, dürüstlüğü ve fedakârlığı ile köyde ve alanda, halk nezdinde itibar kazanmıştır. Antep'te dershaneye gittiği dönemde ve Samsun'da yüksek öğrenim sırasında, yaşanan yoğun çelişkileri daha iyi görmüş, bunun çözüm yolu olmadığını bilince çıkarmış, tek çözüm yolunun ulusal kurtuluş mücadelesinde olduğunu, daha fazla görerek yoğun bir çaba içine girmiştir. Üniversite öğrenimi gördüğü Samsun alanında kendi olanakları ile yurtsever aydın gençlikle beraber çeşitli faaliyetlerde bulunmuştur.

Bu sırada kendisinin alanı olan Güneybatı Eyaleti'nde yoğun bir siyasal, örgütsel mücadele yürütülmekteydi. Yaşamı boyunca devamlı arayış içinde olan Halil yoldaş, alanda faaliyet sürdüren Parti kadroları ile bağlantı kurduktan kısa bir süre sonra, verilen perspektifler doğrultusunda örgütsel faaliyetlere başlar. Bunun yeterli olmadığını her zaman dile getiren Halil yoldaş, "Köydeki ve alandaki yoldaşların kanı yerde kalmamalı, onların ellerindeki bayrak göklerde dalgalanmalı" der ve profesyonel devrimci yaşama atılır.

Halil yoldaş profesyonel devrimci yaşama atıldıktan sonra, bir taraftan Parti gerçekliğini kavramak için, Parti Önderliğinin çözümlemeleri üzerinde yoğunlaşarak, dönemin sorumluluğunu öğrenmeye çalışırken, pratik yaşamda da, fedakârlığı, dürüstlüğü, cesurluğu ve kararlılığı ile hem yoldaşları tarafından sevilen-sayılan biri olmuş, hem de ağırbaşlılığı ile halk nezdinde kısa sürede itibar kazanmış, halka bilinç taşımayı kendine esas ilke edinmiştir.

Dönemi gelişmelerle karşılama sorumluluğunu taşıyan Halil yoldaş, faaliyet sürdürdüğü Pazarcık bölgesinde, düşmanın 89'da aldığı kayıpları telafi edebilmek için giriştiği bir operasyonda, Davutlar köyü, Doğanlı kara hasan mezrasının yakın bir alanında 1 Eylül 1990 günü çıkan çatışmada mevzileri düşmana teslim etmemek için, Adnan yoldaşla birlikte kahramanca direnerek şehit düşmüştür.

Halil ve Adnan yoldaşlar, kan dökmeksizin, mevzilerin düşmana teslim edilmemesi gerektiğini bilen, genç yaşta olmalarına rağmen direnerek kendilerini ulusal kurtuluş mücadelesine feda eden kahramanlardır. Partimizin direniş geleneğini sürdüren Halil ve Adnan yoldaşlar, bağımsızlık ve özgürlük için yol gösteren şehitler kervanına katılarak ölümsüzleşmişlerdir.

Halil ve Adnan yoldaşlar; sizler halka ve Partiye bağlılığın bir gereği olarak, en zor koşullarda sömürgeciliğe karşı, cesur, fedakâr ve samimi bir pratik sergileyerek yüceldiniz. Bizlere bırakmış olduğunuz bayrağı yere düşürmeyerek, zafere taşıyacağımıza dair yüce anınız önünde söz veriyoruz.

 

Siz şehitlerin direnişi, bizim intikam yeminimiz olacaktır!

Silah arkadaşları

 

 

 

 

 

© 2026 Şehîdên Me