Kurdistan Özgürlük Mücadelesi’nde her zaman merkezi bir rol üstlenen, geliştirdiği direniş ve serhildanlarla tarihin hiçbir döneminde işgalcilere karşı boyun eğmeyen yurtsever Botan halkımız Partimiz PKK öncülüğünde gelişen tarihi direnişe de tereddüt etmeden katılmıştır.
Özgürlüğün değerini bildiği kadar, gerektirdiği bedelin de farkında olan Botan halkımız bir an bile tereddüt etmeden bu bedeli vermeye hazır olmuştur. En değerli evlatlarını kendi elleriyle PKK saflarına katarak yurtseverliğin çizgisi ve ölçüsü haline gelen Botan halkı, bağrından özgürlük mücadelemizin sembolü haline gelen çok değerli komutanlar çıkarmıştır. Fazıl, Adil, Serbest, Doğan, Bedran, Zelal, Çiçek, Nûjîn, Rojîn ve ismini sayamayacağımız binlerce yiğidi halkımıza kazandırmıştır.
Viyan Özgür yoldaşımızın değerli ailesi de Botan’ın bu kadim yurtseverlik geleneğine bağlı kalmış, yürekleri her zaman Önderliğimiz ve gerilla ile atmıştır. Bundan dolayı düşmanın her türlü saldırısına karşı dik durmuş ve onurunu korumayı başarmıştır. Gerektiğinde en zorlu şartları göze alarak, tüm benlikleri ile bağlı oldukları ana topraklarından kopmayı bile göze almış, işgalci Türk devletinin saldırılarına karşı yıllarca mülteci kamplarında kalmış, fakat özgürlük mücadelesinden asla taviz vermemiştir. Viyan yoldaşımız da böylesine değerli bir ailede Maxmûr’da doğmuştur. Ailesinin ve doğup büyüdüğü Maxmûr’un yurtsever özelliklerinden ötürü Viyan yoldaşımız da Partimizi küçüklüğünden itibaren tanımaya başlamıştır. Daha küçük yaşlardan itibaren çevresinde yaşanan olayları anlamaya çalışmış, gençlik yıllarında ise bu anlama çabaları daha çok sorgulamalara dönüşmüştür. Özellikle ailesi ile birlikte binlerce insanımızın neden topraklarını terk ederek Maxmûr’a göç ettiğini sorgulamıştır. Yine kendisine sunulan yaşamın ne kadar özgür olduğunu ve gerçekten yaşanmaya değer bir yaşam olup olmadığını sorgulamıştır. Bu sorgulamalarında düşman gerçekliğini görmüş ve bilince çıkarmıştır. Düşmanın, sadece en doğal insani haklarını isteyen ve bunun için mücadele eden insanlarımıza reva gördüğü uygulamalar karşısında büyük öfke duymuştur. Öfkesini mücadeleye kanalize ederek düşmana gerekli cevabı verebileceğini bilen yoldaşımız, bunun gerilla saflarına katılmakla mümkün olduğunun bilincine varmıştır. Bir ablasının da özgürlük mücadelesine katılıp halen mücadele ediyor olması da Viyan yoldaşımızı etkilemiş, ablasının izinden yürüyerek onunla birlikte omuz omuza özgürlük mücadelesini vermenin hayalini kurmuştur. Halkımıza yönelik DAİŞ çete saldırılarının yoğunlaştığı bir süreçte genç bir Kürt kadını olarak halkımıza karşı sorumluluklarını yerine getirmek için gerilla saflarına katılma kararı alan Viyan yoldaşımız yüzünü Kurdistan dağlarına dönmüş ve gerilla saflarına katılmıştır.
Can suyu ile buluşan bir fidan misali Viyan yoldaşımız da Kurdistan dağlarıyla buluşur buluşmaz adeta kendisini yeniden bulmuş ve “xwebûn” olmaya doğru ilk adımını atmıştır. Değerli ailesinin ve yaşadığı alanın köklü yurtseverlik kültürü ve toplumsal ahlakı sayesinde sistemin kirine bulaşmadan özünü korumayı başaran Viyan yoldaşımız aldığı PKK eğitimleriyle de bu özlü kişiliğini daha da geliştirmiştir. İlk eğitimlerini aldığı Qendîl alanında bir süre pratik yürüten yoldaşımız burada daha çok Parti yaşamını anlamaya ve uygulamaya çalışmıştır. Daha sonra Zap alanına geçmiş ve bir süre bu alanda pratik çalışmalara katılmıştır. Gerilla saflarına katılımından itibaren her zaman büyük düşünen ve kendisini her an geliştirmeyi esas alan Viyan yoldaşımız, ancak bu şekilde Önder Apo ve şehitlerimizin emek ve çabalarına cevap olabileceğini bilmiştir. Bunun için her zaman yoğunlaşmış ve elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmıştır. Kendisini daha fazla geliştirmek, Zîlan ve Beritan çizgisinde bir katılımın sahibi olmak isteyen Viyan yoldaşımız bunun Hêzên Taybet çalışmalarına dahil olarak gerçekleştirebileceğini öngörmüştür.
Bu temelde Hêzên Taybet çalışmalarına dahil olmuş ve aldığı eğitimlerle kendisini hem askeri hem de ideolojik olarak geliştirmiştir. Eğitim sürecinde yaptığı yoğunlaşmalarla özgür kadın kimliğine ulaşarak Zîlan ve Beritanların çizgisinde derinleşmeye çalışmıştır. Eğitimlerini başarılı bir şekilde tamamlayan Viyan yoldaşımız, bu süreçte katılımı ve iddia düzeyi ile yoldaşlarına güven vermiştir. Yine meraklı ve öğrenmeye açık yapısı nedeniyle birçok önemli çalışmada yer almış ve bu çalışmalardaki başarılı pratikleriyle tüm yoldaşlarına örnek olmuştur. Hêzên Taybet karargahında yüksek sorumluluk duygusu, dikkat, güven ve inisiyatif gerektiren çalışmalarda görev almış, bu çalışmalarını başarıyla pratikleştirmiştir. Yer aldığı çalışmalardaki hakimiyeti ve inisiyatifli katılımı ile çalışmaların gelişmesine öncülük yapmıştır. Hiçbir zaman mevcut katılım düzeyini yeterli görmemiş, şehit yoldaşlarına ve Önder Apo’ya layık olmak için daha fazla çalışması ve fedailik iddiasına denk bir katılımın sahibi olması gerektiğini dile getirmiştir. Bu nedenle Viyan yoldaşımız yaşamında hesapsızca bir katılımın sahibi olmuştur. Yoldaşlık ilişkilerinde her zaman samimi olmuş ve kendini sorumlu görmüştür. Kendine has mizacıyla ortama moral veren karakteriyle yaşamımıza renk katmıştır. Viyan yoldaşımız fedai Apocu ruhu kendisinde yaratarak savaş pratiğinde sorumluluk alma önerisinde bulunmuş ve şehitlerin intikamını almayı kendisine amaç bilmiştir. Bu temelde yüzlerce yoldaşını tanıdığı, birlikte mücadele ettiği ve bu yoldaşlarından bazılarını şehit verdiği Zap’ın batısına geçmiştir. Bu alanların kendisi için farklı bir maneviyatının olduğu dile getiren Viyan yoldaşımız, bu maneviyattan aldığı güçle çalışmalara daha sıkı sarılmış ve düşman saldırılarına cevap olmak için yoğunlaşmıştır. Nefes aldığı her an’a şehit yoldaşlarının anılarını sığdırmayı başaran Viyan yoldaşımız bu anılara bağlı kalmayı başarmıştır. Gerçekleşen düşman saldırısında şehadete ulaşarak halkımızın özgür yarınlarının teminatı olan Viyan yoldaşımız her zaman biz yoldaşlarıyla birlikte olacak ve öncülük yapmaya devam edecektir.
16 Mayıs 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi





