Kurdistan’da ulusal bilincin en canlı olduğu ve Kürt dili ile kültürüne bağlılığın en üst düzeyde yaşandığı alanların başında gelen Rojhilatê Kurdistan bu özelliği ile soykırım tehlikesi altında olan halkımızın varlığının garantisi konumundadır.
Bu özelliğinden kaynaklı Rojhilat halkımız Başûr’dan Rojava ve Bakurê Kurdistan’a kadar gelişen tüm özgürlük mücadelelerini sahiplenerek aktif bir katılım sağladı. En değerli evlatlarını bu özgürlük mücadelelerine katan ve bedel ödemekten çekinmeyen Rojhilat halkımız bu özelliğiyle yurtseverliğin en seçkin örneği oldu. Özellikle partimiz PKK öncülüğünde Kurdistan’ın dört bir yanında gelişen özgürlük mücadelesi ve bu mücadelenin halkımızın imkanları ile ısrarlı bir şekilde sürdürülmesi Rojhilatê Kurdistan halkımızı derinden etkiledi. Mücadele ve yaşam tarzı olarak Kurdistan’da yeniliğin öncülüğü yapan partimiz PKK’nin fedailik çizgisindeki savaşının mutlaka başarıya ulaşacağına inanan halkımız en değerli evlatlarını mücadeleye katmaktan geri durmadı. Mücadelemizin açığa çıkardığı özgürlük bilincini nesilden nesile aktaran Rojhilatê Kurdistan halkımız bu duruşu ile Kurdistan’da yükselen direnişin garantisi oldu.
Rojhilatê Kurdistan’ın Bîcar kentinde böylesi güçlü toplumsal gerçeklik içinde şekillenen yurtsever bir ailede doğan Sîncer yoldaşımız, özüne bağlı bir şekilde büyüdü. Özellikle annesinin derin yurtseverlik bilinci sayesinde Kürt ve Kurdistan gerçekliği ile küçük yaşlarda tanışan yoldaşımız, çevresine duyarlı bir şekilde yetişti. Rojhilatê Kurdistan’da birçok parti ve örgüt olmasına rağmen PKK gerçekliğine ilgi duyan Sîncer yoldaşımız, halkımızın ancak partimiz PKK’nin yürüttüğü mücadele ile zaferi elde edebileceğine inandı. Gençlik dönemlerinde birçok çalışmada yer alan yoldaşımız, bu süreçte mücadele gerçekliğini daha iyi kavradı. Yer aldığı her çalışmada tecrübe kazanan yoldaşımız, bu tecrübelerini mücadelesini daha da yükseltmek için zemin yaptı. DAİŞ çetelerinin 2014 yılından itibaren başta Rojava ve Şengal’deki halkımıza saldırmasına büyük bir öfke duyan yoldaşımız, özellikle çetelerin Kobanê’ye saldırmasına karşı geliştirilen serhildanlarda önemli bir rol oynadı. Halkımızın örgütlü gücünü harekete geçirmeyi sağlayan yoldaşlarımızdan olan Sîncer yoldaşımız üç defa gözaltına alınmasına rağmen mücadelesinden taviz vermedi. Daha sonra da bir halk öncüsü olarak görevlerini yürüten yoldaşımız, sömürgeci Türk devletinin halkımıza yönelik saldırılarına karşı başta Bakurê Kurdistan’da olmak üzere birçok alanda yürütülen fedaice savaştan etkilendi. Kurdistan Özgürlük Gerillası’nın büyük bir fedakarlıkla bu savaşı yürütmesi ve bir an bile tereddüt etmeden şehadete yürümesi Sîncer yoldaşımızın da mücadelede daha kararlaşmasını sağladı. Bir Kürt genci olarak kendisinin de halkımızın özgürlüğü için daha fazla mücadele etmesi gerektiğine kanaat getiren yoldaşımız 2016 yılında yüzünü tutkunu olduğu Kurdistan dağlarına dönerek gerilla saflarına katıldı.
Gerilladaki ilk eğitimini Qendîl alanında gören yoldaşımız, bu eğitimlerle var olan siyasi bilincini daha da geliştirdi. Aynı zamanda Önderlik ideolojisinde de derinleşmeyi esas alarak kendisinde Apocu bir kişilik oluşturmaya çalıştı. Bu amaçla derinlikli yoğunlaşmalar yaşayan yoldaşımız kapitalist ve devletçi sistemin kişiliği üzerinde yarattığı etkilerden bir bir kurtularak özgür bir birey, militan oldu. Savaş koşullarında katıldığı gerilla mücadelesinde yetkinleşmek için askeri eğitimlere büyük bir ilgi ile yaklaştı. Birçok silahı kullanmanın yanı sıra gerilla taktiklerinde de yetkinleşti. Savaşın yoğun yaşandığı bölgelere gitmeyi ve oralarda mücadele etmeyi çok istemesine rağmen ihtiyaçlardan kaynaklı farklı mücadele alanlarında yer aldı. Bu çalışmalarda son derece başarılı bir pratiğin sahibi olan yoldaşımız, dürüst ve özlü kişiliği ile tüm yoldaşlarınca sevildi. Üç yıllık başarılı bir pratiğin ardından kendi isteği ve ısrarı ile savaşın yoğun yaşandığı ve işgalci güçlere büyük darbelerin vurulduğu Xakurkê bölgesine geçti. Burada kendisini tüm varlığı ile çalışmalara adayan Sîncer yoldaşımız; alt yapı çalışmaları, savaş tünellerinin yapımı ve daha birçok farklı çalışmada yer aldı. Savaşın bütünlüklü hazırlıklarla kazanılabileceğinin bilincinde olan yoldaşımız hiçbir çalışma arasında ayrım gözetmedi. Apocu militanlığın görev bilinci ile hareket eden yoldaşımız, bu özelliğiyle örnek oldu. Yer aldığı her çalışmada disiplinli, emekçi ve sonuç alıcı tarzıyla büyük başarılar elde eden Sîncer yoldaşımız, buna rağmen kendisini yeterli görmeyerek mücadelesini daha da büyütmenin arayışında oldu. En büyük hedefi işgalci Türk devletine karşı direniş tünellerinde ve hareketli gerilla timleri ile savaşmak olan Sîncer yoldaşımız bu hedefine ulaşabilmek için yeni dönemin gerilla savaş tarzında daha da derinleşti.
Savaş tecrübesi olan yoldaşlarının tecrübelerinden yararlanmak için büyük bir özveri sahibi olan Sîncer yoldaşımız, her geçen gün tecrübelerine yenilerini ekledi. Gelecek vadeden bir komutan adayı olan yoldaşımız devrimci yaşamı, istekli ve istikrarlı katılımı ve derin yoldaşlığı ile tüm yoldaşlarının sevgi ve saygısını kazandı. 23 Ağustos günü gerçekleşen düşman saldırılarında ağır yaralanan yoldaşımız yapılan tüm müdahalelere rağmen 30 Ağustos günü şehadete ulaşarak mücadelesini zirvede tamamlamayı başardı. Ardılları olarak Sîncer yoldaşımız şahsında tüm şehitlerimize verdiğimiz “Özgür Önderlik, Özgür Kurdistan” sözümüzü mutlaka gerçekleştireceğiz.
3 Kasım 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi





