Kurdistan’ın köklü ve yurtsever aşiretlerinden bir olan Didêrî aşireti mücadelemizin başlangıcından günümüze kadar büyük bir bağlılıkla gerillayı sahiplenip bağrına bastı.
Gerillanın, özlemini duydukları özgür ve eşit yaşamın kurucusu olduğunun bilincinde olan bu değerli aşiretimiz en değerli evlatlarını mücadelemize katarak yurtseverliklerinin gereğini yerine getirdi. Yurtseverliğin dilini korumanın, toprağına, ülkesine bağlı olmanın yanı sıra ülkesi için gerektiğinde tereddüt etmeden mücadele ederek bedel ödemek olduğunu kanıtlayan Didêrî aşireti bu özellikleriyle Kurdistan’da örnek olmayı başardı. Bu yurtsever ve değerli aşirete mensup bir ailede doğan Rûken yoldaşımız, koçerlik kültürü ile büyüdü. Koçerliğin doğa ile iç içe sistemden uzak yaşamı sayesinde kapitalist sistemin kirine bulaşmadan özüne uygun bir şekilde büyüyen yoldaşımız doğal, özlü bir kişilik haline geldi. Yine zorlu yaşamlarının gereği ile emekle iç içe olan Rûken yoldaşımız, büyük fedakarlıklar sonucu yaratılan değerlerin farkındalığıyla büyüdü. Yaşam biçimlerinin gereği olarak kadının ön planda olduğu bir toplumda yaşaması Rûken yoldaşımızı özgüvenli kıldı. Ayrıca sistem okullarında okumayan yoldaşımız, bu nedenle kendisini kalıplara sıkıştırmadı ve özgür fikirli bir kadın olarak çevresinde tanındı. Yaşadığı yerlerin gerillanın faaliyet alanlarına yakın olmasından dolayı gerilla ile sık sık karşılaşma imkanı bulan yoldaşımız, gerillanın yoldaşlık ilişkilerinden, yaşamındaki gizemden derinden etkilendi. 1990’lı yıllardan itibaren yakın çevresinden ve ailesinden gerilla saflarına katılımların olması Rûken yoldaşımızı etkileyerek belli sorgulamalara gitmesine neden oldu. Yine tanıdığı gerillaların, akrabalarının ve en son 2012 yılında kardeşi Zîlan – Mercan Sevim’in şehadeti Rûken yoldaşımızın bu sorgulamalarını mücadele arayışına evirmesine neden oldu. Düşmanın halkımıza yönelik baskı ve saldırılarının her geçen gün artması, soykırımı dayatması ve özgürlük için mücadele eden gerillanın gözünü kırpmadan şehadete ulaşması Rûken yoldaşımızın mücadeleye atılma gerekçesi oldu. En etkili mücadelenin ve şehitler çizgisine layık olmanın ancak gerilla saflarına katılmakla mümkün olduğunun bilince çıkaran yoldaşımız 2014 yılında 15 Ağustos Atılımı’nın yıldönümünde Garzan alanından gerilla saflarına katıldı.
Garzan alanında kısa bir süre kalan yoldaşımız, burada bizzat şahitlik ettiği ve dahil olduğu gerilla yaşamından derinden etkilendi. Burada tanıştığı gerillaların derin yoldaşlık sevgileri, birbirlerine olan saygıları ve özgürlük çizgisindeki duruşlarından etkilenen Rûken yoldaşımız, böylece doğru yere geldiğine tamamen kanaat getirdi. Garzan alanından daha sonra Medya Savunma Alanları’na geçen yoldaşımız, ilk eğitimlerini Garê alanında gördü. Aldığı eğitimlerle özgürlük mücadelesine olan duygusal bağlılığını ideolojik bir bağlılığa dönüştürmenin çabasında oldu. Eğitimlerde kadın tarihine, Kurdistan tarihine dair öğrendiklerini yaşamının esası haline getiren Rûken yoldaşımız; bu anlamda kişiliğinde eksik, yetmez yanlarla mücadele etmeye başladı. Gerilla saflarında okuma yazmayı hızlıca öğrenen yoldaşımız artık kendisi araştırmalar yapmaya başladı. Yaşam kaynağımız Önderliğimizin kitaplarını, çözümlemelerini okuyarak birinci elden partimiz PKK’yi, kadın özgürlük felsefesini öğrenmeye, anlamaya başladı. Araştıran ve okuyarak kendisini ideolojik olarak geliştiren yoldaşımız, öğrendiklerini anında yaşamında pratikleştirerek söz eylem birlikteliğini yakaladı. Uzun bir süre Garê alanında kalan yoldaşımız, burada birçok faklı çalışmada yer aldı. Disiplinli çalışma tarzı, emekçi ve fedakar katılımı sayesinde kısa sürede hem yoldaşlarının saygısını kazandı hem de önemli sorumluluklar üstlenerek örnek bir YJA Star militanı oldu. Kendisini askeri ve ideolojik anlamda geliştirmeyi her şeyin önünde gören yoldaşımız, bu amaçla sürekli yoğunlaşma halinde oldu. Koçer olmasından dolayı sahip olduğu sade, doğal, dürüst ve bağlı kişilik özelliklerini Apocu felsefe ile harmanlayan yoldaşımız, özgür kadın kimliğine ulaşmanın yoğun arayışında oldu. Özgür kadının kimliğine sadece ideolojik birikimle ulaşılamayacağının bilincinde olan yoldaşımız, halkımıza, kadınlara ve özgürlük gerillasına yönelik tarihin en ağır saldırılarının olduğu bir süreçte kadın bir militan olarak daha fazla rol oynaması gerektiğini düşündü. Özgürlüğün ancak soykırımcı, erkek egemenlikli sistemin yenilgisiyle mümkün olacağının farkında olan Rûken yoldaşımız, bunun da direniş mevzilerinde savaşmaktan geçtiğini biliyordu.
Bu amaçla Şehîd Berîtan Özgür Kadın Akademisi’nde eğitim gördükten sonra büyük bir istek, ısrar ve heyecanla yüzünü düşman saldırılarının yoğun olduğu alanlara döndü. Savaşan kadının güzelleşeceğini ve sevileceğinin bilinciyle gittiği Metîna alanında, ilk olarak derin yoldaşlık ilişkisi, kadın özgürlük çizgisindeki net duruşu ve yaşamdaki coşkulu katılımı ile yoldaşlarınca sevilip sayılan bir militan oldu. Metîna alanında birçok farklı yerde çalışma yürüten Rûken yoldaşımız; çalışmalarındaki başarılı katılımı ile yoldaşlarının kendisine olan güvenine layık oldu. Yeri geldiğinde en ön mevzilerde, yeri geldiğinde alt yapı çalışmalarında yer alan yoldaşımız, yeri geldiğinde de en önemli ve kritik çalışmalara katılarak bütünlüklü militanlığının gereğini hakkıyla yerine getirdi. Küçük büyük görev ayrımı yapmaksızın nerede, hangi çalışmada ihtiyaç varsa orada olmayı bilen Rûken yoldaşımız, sürekli her şeye hazır kişiliği sayesinde yoldaşlarınca aranan bir YJA Star militanı oldu. Kadın özgürlük çizgisindeki net duruşuyla ve yoldaşça yaklaşımlarıyla tüm yoldaşlarının saygısını kazanmayı başaran Rûken yoldaşımız, kişiliği ile hep çekim merkezi olmayı başardı.
14 Ekim 2023 günü Metîna alanında gerçekleşen düşman saldırısında Hüseyin yoldaşımızla birlikte şehadete ulaşan Rûken yoldaşımız; temiz yüreği, dürüst, doğal ve mütevazı kişiliği ile her zaman yoldaşlarınca hatırlanacak ve mücadele gerekçemiz olacaktır.
27 Ekim 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi





