Rêber Apo’nun halkımızın özgürlüğü için kendisini feda ederek başlattığı özgürlük yürüyüşü, binlerce fedai militanı bünyesine katarak bir özgürlük kervanına dönüştü.
Ulaştığı her ev, köy ve şehirde daha da büyüyen ve orduya dönüşen bu yürüyüş, bugün Kurdistan sınırlarını aşarak tüm ilerici insanlığa ulaşarak evrenselleşti. Sömürgeciliğe, soykırım rejimine ve her türden gericiliğe karşı yüreği özgürlük, demokrasi ve eşitlikten yana atan on binlerce yiğit militanın, yüz binlerce sempatizanın ve milyonlarca insanın dahil olduğu bu özgürlük yürüyüşünün öncülüğünü kuşkusuz kendilerini Rêber Apo’nun özgürlük felsefesinde eriten, tüm benlikleriyle mücadeleye adayan ve yeri geldiğinde birer ateş topuna dönüşerek sömürgeciliğin beyninde patlayan fedailer yaptı. İlk fedai eylem şehidimiz Zîlan – Zeynep Kınacı yoldaştan başlayan bu fedai geleneği günden güne büyüyerek ve kurumsallaşarak Ölümsüzler Taburu’na dönüştü.
Botan halkı yurtseverliği ve derin Kürtlük bilinci ile mücadele tarihimize adını silinmeyecek bir şekilde yazdırmıştır. Direnişçi ruhu ile değerlerine sımsıkı bağlı bir halk olarak üzerine düşen yurtseverlik görevlerini omuzlayan Botan halkımız, soykırımcı TC devletinin tüm baskılarına ve zulmüne rağmen bu asil duruşundan taviz vermedi. Binlerce evladını Kurdistan Özgürlük Mücadelesi’ne veren ve düşmanın her türlü yönelimine karşı duruşundan ödün vermeyen halkımıza karşı işgalcilerin yoğun saldırıları olduğu bir süreçte Hareketimiz alternatif bir yaşam şansı oldu. Düşmanın inkar ve imha politikalarına karşı cevap olmak için yüzünü kutsal gerilla mekanlarına dönen binlerce Botan genci düşmanın korkulu rüyası oldu.
Rojger yoldaşımız, Botan’ın kadim kenti Şirnex’in Hezex ilçesinde Alikî aşiretine mensup yurtsever bir aile ortamında dünyaya geldi. Yurtseverliğinden taviz vermeyen ve özgürlük değerlerine bağlı bir çevrede yetişen yoldaşımız, özgürlük mücadelemizi küçük yaşlarda tanıma şansını yakaladı. Sömürgeci TC devletinin vahşeti ve buna karşı mücadele eden gerillanın kahramanlık hikayelerini dinleyen yoldaşımız, erken yaşta çelişkiler yaşadı. Ulus devletlerin tek tipleştirme ve özünden koparma yerleri olan okullarında liseye kadar okudu. Gençliğin ilk yılları olan bu zaman diliminde sistemin uygulamalarına karşı bir şeyler yapması gerektiğini düşündü. Derin çelişki ve sorgulamalar yaşayan yoldaşımız, sistemin asimilasyon okullarını terk ederek ailesine ekonomik destekte bulunmak istedi. İşgalci TC devletinin kendine muhtaç etme ve işsiz bırakma politikalarını da bu süreçte fark etti. Türkiye metropollerine giderek birçok işte çalıştı. Çalıştığı her yerde devletin halkımızı kendine muhtaç etme ve sindirme uygulamalarını daha iyi anladı. Emekçi bir karakter kazanan ve yakın çevresi tarafından oldukça sevilen Rojger yoldaşımız, Kurdistan’da yaşanan savaşta kahramanlık destanları yazan gerillalara karşı büyük sempati duydu. Çalıştığı ortamlarda sırf Kürt olduğu için horlanan ve hakaretlere maruz kalan yoldaşımız, onurlu duruşundan bir an bile taviz vermedi. Faşist yaklaşımların aksine arayışlarını derinleştirdi. Halkımızı ekonomik olarak mahkum etme ve Kürt gençliğini sindirme uygulamalarını bilerek TC devletine karşı büyük öfke besledi. Fakirliğin ve yoksulluğun Kurdistan halkının kaderi olmadığını, bunun sebebinin işgalci TC devletinin bilinçli bir politikası olduğunun farkına vardı. Gittiği her yerde soykırımcı TC devletinin baskılarına maruz kalan yoldaşımız, daha sonra Kurdistan’a döndü. Kurdistan’da gerilla öncülüğünde süren savaştan derinden etkilenen yoldaşımız, her onurlu Kürt genci gibi vicdani sorgulamalar yaşadı.
Arayış ve çelişkilerine cevap bulmak isteyen Rojger yoldaşımız, ilkin yurtsever devrimci gençlik çalışmalarında yer alma kararı verdi. Çalışmalara dört elle sarılan ve büyük mücadele gerekçeleri olan yoldaşımız, yurtsever devrimci gençlik çalışmalarında Hareketimiz daha yakından tanıma fırsatı buldu. TC devletinin her gün Kürt gençlerini katlettiği, uyuşturucu ve fuhuşa sürükleyerek yozlaştırmak istediğini bilen yoldaşımız, sisteme karşı her geçen gün öfkesini biledi. Yeri geldi örgütleme çalışmalarında, yeri geldi toplumsal eylemlerde görevler üstlendi. Her göreve büyük bir ciddiyet ve şehitlere layık olma anlayışıyla yaklaştı. Başarılı bir pratiğin sahibi olan Rojger yoldaşımız, bulunduğu her ortamda emeği ve olgunluğu ile yoldaşlarının gönlünü kazandı. Gençlik çalışmalarında yer aldığı süreçte ideolojik ve örgütsel anlamda önemli tecrübeler kazanan Rojger yoldaşımız, özgür yaşam aşkını ve arayışını güçlendirerek sürdürdü. DAİŞ çetelerinin Rojavayê Kurdistan ve Şengal’de halkımıza vahşice saldırması, işgalci TC devletinin halkımızın kendini yönetme istemine karşı topyekün saldırıya geçmesi karşısında derin yoğunlaşmalar yaşayan Rojger yoldaşımız, bu vahşi saldırılara karşı mücadele etme kararı aldı.
İşgalci Türk devleti Çöktürme Planı temelinde 2015 yılında Kürt şehirlerine vahşice saldırdı. Hunharca katliamlar yaptı, masum çocuklar ve analar başta olmak üzere halkımızı acımasızca katletti. İnsanlarımızı bodrumlarda üzerine benzin dökerek diri diri yaktı. Faşist rejimin hunharca saldırdığı ve yerle yeksan ettiği ilçelerden biri de Hezex’ti. Hezex’e dönük TC devletinin saldırıları geliştiğinde Hezex’li yurtsever gençler bu saldırılara karşı direnişe geçti. Rojger yoldaşımız da, doğduğu ve büyüdüğü Hezex’in tank, top ve ağır silahlarla hedeflenmesi sonucunda Hezex Özyönetim Direnişi’ne katıldı. Hezex direnişinin hazırlık aşamasında verdiği büyük emekle yoldaşlarının üzerinde büyük etki bıraktı. Canla ve başla doğduğu toprakları savunmaya çalıştı ve büyük bir cesaretle mücadele etti. Soykırımcı TC devletinin halkımızı katletmesi, insanlık dışı uygulamaları ve halkımızın kendini yönetme iradesine saldırması karşısında gelişen Hezex Özyönetim Direnişi’ni yükseltmeye odaklandı. Devletin 20 bin özel eğitimli asker, polis ve her türlü ağır savaş aracı ile kuşattığı Hezex’te 16 Şubat 2016 tarihinde başlayan ve 44 gün süren sokağa çıkma yasakları boyunca bindirilmiş ölüm kıtaları her geçen gün vahşetin düzeyini daha da yükselterek, acı ve ölümün en korkunç biçimlerini Kürt halkına yaşatmaya çalıştı. Devletin tüm imkanlarına rağmen istenilen zaferi elde edememesi ve YPS saflarında gelişen direniş TC devletinin korkulu rüyası haline geldi. Kürt halkının fedai ve yiğit gençlerine diz çöktüremeyen işgalci TC devletinin halkımıza vahşice yöneldiğini gören Rojger yoldaşımız, düşmandan büyük intikam alma yemini o zaman etti. Hezex’in destansı direnişinde yer alan ve şehit olan yoldaşlarına layık olmak için mücadeleyi büyütme sözü verdi. Uzun ve zahmetli bir yolculuktan sonra özgür dağlara ulaşan yoldaşımız, Cûdî bölgesinde gerilla saflarına katıldı. Cûdî’deki her gününü şehit yoldaşlarını anarak ve onların anısını yaşatmayı hedefleyerek geçirdi.
Daha sonra Medya Savunma Alanları’na geçen Rojger yoldaşımız, daha güçlü bir savaşçı olmak için eğitimlere dahil oldu. Eğitim süreci boyunca daha önce edindiği tecrübeleri yoldaşları ile paylaşan ve örnek bir Apocu militan duruşu sergileyen yoldaşımız, tüm yoldaşlarının takdirini kazandı. İsmini aldığı Hezex’in fedai komutanı Rojger Umut – Okan Emektar yoldaşımıza layık olmak için derin yoğunlaşmalar yaşadı. Aldığı askeri ve ideolojik eğitimlerle eksiklerini gören ve yeniliğe açık olan yoldaşımız, başarılı bir şekilde eğitimi tamamladı. Özyönetim Direnişi sürecinde edindiği tecrübeleri de göz önünde bulundurarak YPS çalışmalarında yerini aldı. Çalışmalardaki heyecanlı katılımı ve her görevde yer alma istemi ile başarılı bir pratiğin sahibi oldu. Daha sonra Medya Savunma Alanları’ndaki farklı çalışmalarda yerini aldı. Partimizin verdiği her göreve büyük bir ciddiyetle yaklaştı. Yoldaşlarına ve halkına hizmet etmek için büyük bir adanmışlıkla çalıştı. Kurye çalışmalarından altyapı çalışmalarına kadar birçok çalışmada emek verdi. Yerine sağlam ulaştırdığı her yoldaşında derin izler bıraktı. Şehitlere olan derin bağlılığı ve düşmana darbe vurmadaki yoğunlaşmaları neticesinde Partimizin içinden geçtiği sürecin hassasiyetini bilerek Hêzên Taybet çalışmalarında yer almak için öneri geliştirdi. İşgalci TC devletinin Hareketimizi tasfiye etme ve halkımızı sindirme amaçlı başlattığı askeri ve siyasi operasyonlara karşı Apocu fedai bir militan olarak tarihi sorumluluklarını yerine getirmeye kilitlendi.
Rojger yoldaşımız kaleme aldığı bir öneri raporunda ‘’Partiyi tanımadan önceki yaşamımda çok günübirlik ve zamanı dolu yaşadığımı sanıyordum. Meğerse öyle göründüğü gibi değilmiş. Yanılgılı özgürlüğün insana enjekte ettiği sınırlı bir yaşam hakkı tanıyor. Ben de özgürlük sanıyordum. Meğerse sistemin sunduğu yaşam insanı kendi öz kişiliğini ve ahlaki kültürünü yansıtmayan bir yaşamdır. Böylesi bir yaşamda insanın gözünün mühürlenmiş gibi olduğunu söyleyebilirim. Bu mührü açmak bir şeyleri tanımak ve bilmekten geçiyor. Parti kültürünü almış bir kişi yanındaki herkesi etkileyebilir. Etkilenmenin yarattığı bir arayıştır. Bir yerden sonra Parti nedir, ne için mücadele ediyor gibi soruların cevabını öğrendikten sonra sistem yaşamının insanı daha çok köleliğe ittiğini anladım. Partimiz PKK ise özgürlüğe kapıdır, bunu Parti ve Önderlik’te gördüm. Önderliğe olan özlemim ve şehitlere verdiğimiz sözler, an be an yüreğimde biriktirdiğim kinim, daha profesyonel ve sistematik düşünebilmek için Hêzên Taybet bünyesine geçmek önerisinde bulunuyorum. Yetersiz yoldaşlığımıza vurulacak her darbe Önderliğe ve halkımıza daha çok özgürlük getirecektir. Düşmanı çökertecektir’’ diyerek fedailik iddiasını ve başarı hedefini dile getirdi.
Düşman gerçekliğini ve sürecin beklentilerini bilerek hareket eden yoldaşımız, büyük bir iddia ve kararlılıkla Hêzên Taybet’e geçti. Dönem görevlerini yerine getirmek için yoğun bir çaba verdi. Önderliğimiz üzerindeki ağır tecrit koşullarını ve Medya Savunma Alanları’nda işgalci TC devletinin kimyasal silahlarla yoldaşlarımızı şehit etmesini fedai bir militan olarak asla kabul etmeyen ve hedefine kilitlenen Rojger yoldaşımız, fedai eylem yapmak için ısrarlı öneriler geliştirdi. Sömürgeci soykırımcı Türk devletinin saldırılarını bertaraf etmek için yüzünü TC devletinin başkentine döndü. Üstlendiği tarihi görevin ağırlığını bilerek bir an bile tereddüt etmeden TC devletinin kendisini en güvende hissettiği askeri yerleşkelerinden birine ulaşarak Apocu fedai ruhun yenilmezliğini tüm dünyaya gösterdi. Asya ve Rojger yoldaşlarımız, Apocu fedai ruhun zapt edilemez bir sel olup aktığında ne denli sonuç alıcı olduğunu pratiğinde kanıtlayarak mücadele tarihimizdeki en onurlu yerini aldı. Önderliğimizin felsefesine kendisini iliklerine kadar adamış bir fedai olan Rojger yoldaşımız, halkımız ve Hareketimiz açısından varlık yokluk ikileminde seyreden son yılların mücadelesine hangi düzeyde katılmak gerektiğini ortaya koyan bir çizgi haline geldi. Rojger yoldaşımız, sadeliği, derin yoldaşlığı, cesareti ve fedailiği ile bizlere daima yol gösterecektir. Israr ve çabası önemli başarıların kazanılmasında etkili olan yoldaşımızın bizlere devrettiği mücadeleyi zafere taşıma kararlılığımızı büyüteceğimizi belirtiyoruz.
Önderlik ve şehitler gerçeğine derin bir bağlılıkla fedaileşen Rojger yoldaşımız, sarsılmaz Apocu fedai iradenin sembolü ve TC devletinin korkulu rüyası olan Apocu fedailerden biri olarak adını mücadele tarihimize nakşetti. Yoldaşları olarak Rojger yoldaşımızın hayali olan Özgür Önderlik ve Özgür Kurdistan’ı gerçekleştirme sözümüzü yineliyoruz. Şehitlerimizin anısını her daim yaşatacağımızı belirtiyoruz.
26 Ekim 2024
HPG Basın İrtibat Merkezi





