Yurtseverliği ve Kürt kültürüne olan bağlılığı ile bilinen Mêrdîn halkımız, sömürgeci güçlerin tüm asimilasyon politikaları, baskı ve katliamlarına rağmen her zaman kültürünü ve dilini korumayı başarmıştır.
Kendisini var eden öz değerlerini yaşatmayı bir savunma biçimi olarak değerlendiren yurtsever halkımız, bu şekilde düşmana cevap olmayı başarmıştır. Yeri geldiğinde de eline silah alıp işgalcilere karşı savaşmaktan geri durmayan Mêrdîn halkımız, bu onurlu duruşuyla her zaman halkımızın özgürlük mücadelesine öncülük etmiştir. Partimiz PKK öncülüğünde gelişen Kurdistan Özgürlük Mücadelesi’nin daha ilk dönemlerinden itibaren büyük bir bağlılıkla Hareketimizi sahiplenen Mêrdîn halkımız başta Ferhat Kurtay gibi öncü militanlar olmak üzere binlerce en değerli evladını direniş saflarına göndermiştir. 90’lı yıllarda gelişen serhildanlara öncülük yapan Mêrdîn halkımız, Partimizin halklaşmasında ve tüm Kurdistan’a taşırılmasına da öncülük yapmıştır. Yaşanan şehadetleri daha fazla mücadele etme gerekçesi yapan, her şehadetten sonra gerilla saflarına daha fazla evladını yollayarak şehitlerin silahını yerde bırakmayan değerli halkımız, savaşan halk gerçekliğinin ilk örneklerinden olmuştur. Bu devrimci ve yurtsever özelliklerinden dolayı düşmanın hedefi haline gelen Mêrdîn halkımız, düşmanın her türlü işkence ve katliamı ile yüz yüze kalmıştır. On binlerce insanımız düşmanın bu politikaları yüzünden yerinden, yurdundan göç etmek zorunda kalmıştır. Fakat yine de özünden kopmayı kendisi için en büyük onursuzluk kabul etmiş ve gittikleri Türkiye metropollerinde de dilini, kültürünü ve Hareketimize olan bağlılıklarını korumayı başarmıştır.
Mêrdîn’in Dêrika Çiyayê Mazî ilçesinde yurtsever bir ailede doğan Rênçber yoldaşımız, Mêrdîn halkının köklü kültürü ile büyümüştür. Düşmanın Kurdistan’ı ekonomik olarak sömürerek halkımızın ülkesini terk etmesini amaçlayan özel savaş politikaları nedeniyle Rênçber yoldaşımızın ailesi ilk olarak Amed’e daha sonra da İstanbul’a göç etmek zorunda kalmıştır. Bundan dolayı Rênçber yoldaşımız çocukluğundan itibaren doğduğu topraklardan uzakta büyümek zorunda kalmıştır. Amed’de oldukları süreçte gelişen serhildanlar Rênçber yoldaşımızın dikkatini çekmiş, halkımızın düşman karşısındaki dik duruşu karşısında etkilenmiştir. Düşmanın halkımızın makul taleplerini baskı, işkence ve katliamlarla bastırmaya çalışması ve halkımızın da büyük bir fedakarlık ve cesaretle düşmana karşı koyması Rênçber yoldaşımızın Hareketimizi daha yakından tanımasını sağlamış, arayışlarını derinleştirmesini sağlamıştır. Ailesinin İstanbul’a göç etmesinden sonra yaşadığı çelişkileri daha da derinleşen Rênçber yoldaşımız, burada düşman gerçekliğini daha yakından tanıma fırsatı bulmuştur. Özellikle düşmanın Türkiye toplumunda halkımız ve Hareketimiz hakkında oluşturduğu önyargılar, Rênçber yoldaşımızın temel mücadele gerekçelerinden biri olmuştur. Okuluna bir süre İstanbul’da devam eden Rênçber yoldaşımız için düşman okulunda okumak artık anlamsız hale gelmiş ve okulu terk ederek gençlik çalışmalarına dahil olmuştur. Kısa bir süre hem legal hem de daha çok profesyonellik gerektiren çalışmalarda yer almıştır. Bu çalışmalardaki başarısıyla birlikte çalışma yürüttüğü yoldaşlarının saygısını kazanmıştır. Fakat düşmana olan öfkesi her geçen gün daha da büyüyen Rênçber yoldaşımız, mücadelesini daha da yükseltmenin arayışında olmuştur. Rojava Özgürlük Devrimi’nin gelişmesi ve tüm halkımız için umut kaynağı haline gelmesi Rênçber yoldaşımızın mücadele azim ve kararlılığını perçinlemiştir. Her onurlu Kürt genci gibi kendisinin de devrim sürecine dahil olması ve halkımıza karşı görev ve sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğine inanmıştır. 2014 yılında düşman tarafından zorla askerlik altına alınmak istenen Rênçber yoldaşımız, tercihini halkımız için askerlik yapmaktan yana kullanmış ve yüzünü Kurdistan dağlarına dönerek gerilla saflarına katılmıştır.
Gerilladaki ilk eğitimini Heftanîn alanında gören Rênçber yoldaşımız; büyük istek, heyecan ve bilinçle katıldığı gerilla saflarında yaşama coşkulu katılımı ile kısa sürede öncülük yapmaya başlamıştır. Eğitimini başarılı bir şekilde tamamladıktan sonra ancak tecrübeli gerillaların başarılı bir pratik yürütebilecekleri Heftanîn’e bağlı Deriyê Dawetiya alanına geçmiştir. Gerilla taktiğine olan inancı ve iddialı devrimciliği ile en zorlu şartların üstesinden gelmeyi başaran Rênçber yoldaşımız, buradaki başarılı pratiği ile öne çıkmıştır. Kendisini askeri anlamda daha da geliştirmek ve yaşanan yoğun savaş sürecine cevap olmak isteyen Rênçber yoldaşımız, bu amaçla operasyon okuluna geçmiş, gerilla taktikleri ve savaş tarzında derinleşme yaşamıştır. Eğitim sürecindeki özlü katılımı ve kendisini her anlamıyla adaması nedeniyle kısa sürede yetkin bir militan olmayı başarmıştır. Aldığı eğitimlerin hakkını vermek ve halkımıza yönelik gelişen çete saldırılarına karşı halkımızı korumayı en temel görev bilen Rênçber yoldaşımız çete saldırılarının yoğun yaşandığı alanlarda görev almak istemiştir. Önerisi kabul edildikten sonra yaklaşık 4 yıl boyunca DAİŞ çetelerine karşı savaşmış, halkımızın daha büyük trajedilerle yüz yüze kalmasını engelleyen yoldaşlarımızdan olmuştur. Yaşanan yoğun savaş sürecinde aktif bir şekilde katılan Rênçber yoldaşımız askeri anlamda büyük bir tecrübenin sahibi olmuştur. Birçok taktikte uzmanlaşan yoldaşımız, yeni dönem gerillacılığının en seçkin örneklerinden olmayı başarmıştır. Halkımız özgürlüğünü sağlamanın en öncelikli yolunun savaşmaktan geçtiğine inanan yoldaşımız; bunun için savaş sanatına yoğunlaşmış, işgalcilerle en etkili nasıl mücadele edilebileceğine dair somut öneriler geliştirmiştir. Apocu militanlığın en bilinen özelliklerinden biri olan teori-pratik bütünlüğünü kişiliğinde temsil etmeyi başaran Rênçber yoldaşımız, yeni dönemin genç komuta adaylarından olmayı başarmıştır. Askeri yetkinliğini, ideolojik duruşla bütünleştirerek öncü bir Apocu militan olmayı hedefleyen yoldaşımız bu amaçla kendisini ideolojik anlamda da sürekli eğitmiştir.
Askeri ve ideolojik anlamda yaşadığı derinlikli yoğunlaşmalarla, mevcut katılım biçimini ve temposunu eksik gören yoldaşımız bu şekilde şehitler ve Önderlik gerçekliğine layık olamayacağını düşünmüş ve mücadelesini daha büyütmesi gerektiğine inanmıştır. Bunun da ancak Hêzên Taybet çalışmalarına dahil olarak mümkün olabileceğine inanmış ve bu amaçla Hêzên Taybet çalışmalarına dahil olmuştur. Aldığı eğitimlerle fedailiği bir yaşam biçimi olarak benimseyen Rênçber yoldaşımız, yaşama katılımındaki sadelik ve mütevazılıkla tüm yoldaşlarının örnek aldığı bir militan olmayı başarmıştır. Mücadeleden ve yanındaki yoldaşlarından aldığı güçle her zaman coşkulu, heyecanlı ve moralli bir katılımın sahibi olan yoldaşımız yoldaşlarına güç kaynağı olmuştur. Özü, sözü ve düşüncesi bir olan Rênçber yoldaşımız bir karakter özelliği haline getirdiği fedakarlığıyla yaşamda olduğu gibi savaşta da tüm zorluklara göğüs germiştir. Bunun için her zaman inisiyatifli olmuş, nerede bir eksiklik ya da yapılması gerektiğini düşündüğü bir çalışma görse orada olmuş ve mutlaka o çalışmada başarılı olmuştur.
Medya Savunma Alanları’na yönelik düşman saldırılarının en yoğun yaşandığı bir süreçte hareketli gerilla timleriyle Girê Cûdî Direniş Alanı’nda bulunan Rênçber yoldaşımız bu alana yönelik düşman saldırılarına karşı fedaice bir şekilde savaşmış ve düşmanın planlarını gerçekleştirmesini engellemiştir. Yoldaşlarıyla birlikte daha düşman saldırısının ilk anlarından itibaren fedaice direnen Rênçber yoldaşımızın bu duruşu bir mücadele çizgisi olmuştur. Daha sonra yoldaşları da bu mücadele çizgisine bağlı kalmış ve gerçekleştirdikleri eylemlerle düşmanı Girê Cûdî Direniş Alanı’ndan söküp atmıştır. Bir fedaiye yakışır biçimde yaşayan ve son nefesine kadar savaşarak şehadete ulaşan Rênçber yoldaşımız, biz yoldaşlarının her zaman örnek alacağı fedai bir komutanı olarak anılacaktır.
24 Haziran 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi





