Mahir Alîşêr yoldaşımız aslen Sêwas’lı Alevi ve Türk bir ailenin ferdi olarak İstanbul’da dünyaya geldi.

Ailesinin köklü Alevi kültürünü soykırımcı Türk devletinin tüm saldırılarına rağmen koruması sayesinde özüne uygun bir şekilde büyüdü. Bunun için yaşamının her anında iyilikten, doğrudan ve güzellikten yana oldu. Ailesinin devrimci bir geleneğe sahip olması ve yaşadığı çevrenin de devrimci mücadelenin önemli bölgelerinden olması nedeniyle Mahir Alîşêr yoldaşımız daha küçük yaşta devrimcileri tanıdı. Devrimci, sosyalistlerin yaşam tarzlarından etkilenen yoldaşımız, büyük fedakarlıklar yaparak mücadele eden devrimci büyüklerine karşı büyük bir sevgi ve saygı besledi. Düşmanın biriken devrimci kültürü yok etmek ve yerine yoz bir yaşamı ikame ettirmek için geliştirdiği özel savaş uygulamalarını yakından gören yoldaşımız, her ne kadar kısa bir süre bu uygulamaların etkisine girse de yaşama dair sorgulamalarını da sürdürdü. Bir yandan düşmanın özendirdiği; amacı, hedefi olmayan ve insanı sahip olduğu temel özelliklerini inkara götüren yaşama tanıklık etti. Diğer yandan da büyük fedakarlıklar, işkenceler ve baskılara rağmen insanın onurlu, özgür bir şekilde yaşamasını savunan devrimci kültür ve yaşamı gördü.

Yaşadığı çelişkileri cevabını bulabilmek için yoğunlaşmalarını ve arayışlarını daha da derinleştiren yoldaşımız, 2004-2005 yıllarında PKK ve Önderlik gerçekliği ile tanıştıktan sonra aradığı cevabı buldu. Tanıştığı bazı yoldaşlarımızın söylem ve yaşamlarının tutarlılığından, yaşama karşı olan sevgilerinden ve mütevazı kişiliklerinden etkilenen Mahir Alîşêr yoldaşımız, yaşamında yeni bir aşamaya geçtiğinin hissine kapıldı. Yeni yaşamında çelişkilerinin cevabını bulacağına, anlamlı ve amacı olan mücadeleye atılacağına derinden inandı. Daha sonra tanıştığı farklı Apocu kadrolarda da aynı özellikleri gören yoldaşımız, bu ulvi özelliklerin kaynağı olan Rêber Apo gerçekliğini daha iyi anlamak istedi. Bu yönlü yaptığı okuma ve araştırmalarla Önderlik gerçekliğimizi daha da kavradı. Önderliğimizin sosyalizme, devrime dair düşüncelerinden, özgür yaşamla ilgili yaptığı çözümlemelerden ve sosyalist kişiliğin nasıl olması gerektiğine yönelik yaptığı belirlemelerden etkilenerek mücadelesini daha da büyütme kararı aldı. Kısa bir süre bulunduğu bölgede önemli çalışmalar yürüten yoldaşımız, bu çalışmalardaki başarıları ile yoldaşlarının saygısını kazandı. 2007 yılında Dersîm bölgesinde MKP’li 17 devrimci yoldaşın şehadete ulaşması üzerine düzenlenen cenaze törenine katılan ve burada düşmanın bu değerli yoldaşlarımızın cenazelerine yaptığı işkenceleri gören Mahir Alîşêr yoldaşımız, bunu intikam gerekçesi haline getirdi. Devrimci zaferi gördüğü PKK saflarında mücadele etme istemi daha da artan yoldaşımız, aynı yıl yer aldığı çalışmalardan kaynaklı düşmana esir düştü. Beş yıl boyunca düşman zindanlarında kalan yoldaşımız, buraları devrim akademilerine dönüştürerek kendisini ideolojik anlamda daha fazla donattı. Sadece teorik bilgi ile kendisini sınırlamayan yoldaşımız, Apocu militan kişiliğine ulaşabilmek için yoğun bir çabanın sahibi oldu. PKK yoldaşlığının derinliğini ve hakikatinin etkileyiciliğini zindan alanında da gören yoldaşımız, bu yoldaşlığa layık olmanın mücadeleyi büyütmekten geçtiğinin bilincinde oldu. Bunun da gerilla saflarına katılmaktan geçtiğinin farkında olan yoldaşımız zindan alanında kendisini gerillaya katılmak için hazırladı. Zindandan çıktıktan kısa bir süre sonra yüzünü Kurdistan dağlarına dönen yoldaşımız yıllardır hayalini kurduğu gerilla ile 2012 yılının başında buluştu.

Gerilla saflarında aldığı ilk eğitimlerle ve dağ yaşamına kısa sürede uyum sağlamakla daha önce teorik olarak bildiği hakikatleri yaşamla buluşturan Mahir Alîşêr yoldaşımız; coşkulu, iradeli ve sonuç alıcı bir katılımın sahibi oldu. Özlü kişiliği sayesinde yoldaşlarınca sevilen Mahir Alîşêr yoldaşımız, her zaman mücadelesini daha da büyüterek yoldaşlarının sevgisine layık olmaya çalıştı. Başta Ali Piling (Şerif Yakut) olmak üzere birçok değerli komutanımızla aynı yerde bulunma fırsatı elde eden Mahir Alîşêr yoldaşımız, bu komutanlarımızdan PKK yaşamına, yoldaşlığına ve gerilla savaş tarzına dair birbirinden değerli tecrübeler edindi. Gerillada kısa sürede hem ideolojik hem de askeri anlamda yetkinleşen Mahir Alîşêr yoldaşımız, özlü ve dürüst kişiliği sayesinde birçok önemli çalışmada yer aldı. Her zaman büyük düşünüp, büyük yaşamak isteyen Mahir Alîşêr yoldaşımız bunun etkili bir mücadele yürütmekten geçtiğinin bilincindedir. Ancak fedailik çizgisinde bir mücadele ile halkımızın özgürlüğe ulaşabileceğine ve sosyalist devrimin gerçekleşebileceğine inandı. Birçok bölge ve çalışmada yer alan ve bu çalışmalardaki katılımı ve duruşuyla örnek bir militanlık örneği gösteren yoldaşımız, tüm olumsuzluklara rağmen bir an bile pes etmeden devrim mücadelesinde yürüdü. Mahir Alîşêr yoldaşımızın bulunduğu bir yerde asla inançsızlığa, olmaz teorisine yer olmaz. Yüreğinin büyüklüğünü mücadele ruhuna yansıtarak her zafer çizgisinde bir yürüyüşün sahibi oldu. Düşmana vurma isteğini her zaman canlı tutan ve bu yönlü yoğunlaşmalarını sürekli derinleştiren Mahir Alîşêr yoldaşımız, yeni dönem gerilla taktiklerinde uzmanlaşmak için sürekli kendisini eğitti. Eğitimlerde öğrendiklerini pratikleştirmek için yoğun bir ısrarın sahibi olan yoldaşımız, düşmanın Medya Savunma Alanları’na yönelik saldırılarına cevap olabilmek için bu ısrarlarını daha sıklaştırdı.

Düşmana vuracağı büyük darbelerin heyecanı ve coşkusu ile Şehîd Delil Batı Zap bölgesine geçen yoldaşımız, burada düşmana karşı gerçekleştirilen birçok eylemde yer aldı. Soğukkanlı ve cesur kişiliği ile düşmana ağır darbe vurulan ve düşmanın adeta çaresiz kaldığı birçok eylemde fedai bir tarzın sahibi oldu. “Düşmanı vurdukça yaşarız biz” diyen yoldaşımız 29 Eylül günü gerçekleşen düşman saldırısında fedaice direnerek şehitler kervanına katıldı. Mahir Alîşêr yoldaşımızın anısını özgür, demokratik, sosyalist bir Kurdistan ve Türkiye’de yaşatacağımızın sözünü veriyor, hayallerini gerçekleştirene kadar mücadelemizi soluksuz bir şekilde yürüteceğimizi belirtiyoruz.

18 Kasım 2023

HPG Basın İrtibat Merkezi

 

 

 

 

 

© 2026 Şehîdên Me