Kurdistan’ın direniş merkezi Botan, tarih boyunca birçok soykırım saldırısıyla karışı karşıya kalan halkımızın özgürlük savaşına öncülük yapmıştır.
PKK’nin ortak çıkmasıyla birlikte Botan halkımız en baştan itibaren Önder Apo felsefesinin yılmaz takipçi olmuş ve bütün saldırılara rağmen işgale ve işgalciye geçit vermemiştir. Göksu yoldaşımız yurtsever kültürün kalesi olan Şirnex, Dêrgul’de bu direniş geleneğine güçlü bir bağla bağlı olan yurtsever bir ailemizde dünyaya gelmiştir. Direniş çizgisine bağlı ve özgürce yaşamak isteyen onurlu her Kürt gibi erken yaşlardan itibaren faşist Türk devleti ve ordusunun kirli saldırılarına tanıklık ederek büyümüştür. Ezilen halkımızın üzerinde uygulanan asimilasyon, inkar ve imha saldırılarıyla düşman gerçekliğini yakından gören Göksu yoldaşımız hem düşmana büyük öfke duymuş hem de halkımızın özgürlük mücadelesine karşı daha büyük bir duyarlılık geliştirmeye başlamıştır. Genç ve onurlu bir Kürt kadını olarak sistemin kölece yaşamaya mahkum ettiği kadın gerçekliğini kabul etmeyerek özgür kadın kimliğini oluşturma mücadelesi veren Göksu yoldaşımız, Önder Apo felsefesine karşı her zaman büyük bir heyecan duymuş ve daha iyi anlama çabası içerisinde olmuştur. Tarih boyunca yıllarca direnmiş, toplumsallığı derin yaşamış ve PKK ile yurtseverliği tekrar zirveye çıkaran bir halkın evladı olarak yurtseverliği, direngen ruhu çocukluğundan edinen yoldaşımız, Partimiz PKK’ye her zaman büyük bir ilgi duymuştur.
Halkımızın PKK gerçeğiyle kendi öz gücünü oluşturduğuna inanan yoldaşımız, 1993 yılında devletin baskıları sonucu köyünü terk etmek zorunda kalan yurtsever bir ailede aldığı güçlü kişilik özelliklerini her zaman korumuş ve geliştirmeye çalışmıştır. Direnişçi halkından aldığı yurtseverlik duygularını bilinçle yoğurup kendisini gerilla saflarına katması ise lise yılları ve üniversite de olmuştur. Çalışkan ve başarılı bir öğrenci olarak dikkatleri çeken Göksu yoldaşımız, Ortadoğu Teknik Üniversitesi’ni kazanmasına rağmen sistemin sunduğu yaşamı kabul etmemiş, halkı özgür olmadan huzurlu ve özgür olamayacağının bilinciyle tüm bu imkanları elinin tersiyle itmiş ve 2014 yılında kendisi için esas okul olarak belleyeceği PKK yaşamına katılmış, Önder Apo’nun izinde yürümeyi esas alan bir militan olmayı seçmiştir.
Faşist Türk devleti okullarında Kürt gençlerine karşı yürütülen asimilasyon politikalarının farkına varan Göksu yoldaşımız, katılımıyla bu özel savaş politikalarına, insanlık ve halkımız için en büyük fedakarlığı yapan Önderliğimize karşı yürütülen insanlık dışı tecride cevap olmak istemiştir. Doğup büyüdüğü Botan topraklarında, Cûdî’de gerilla saflarına katılan yoldaşımız, kendi kişiliğinde yurtseverlik, özgür kadın ve özgürlük bilinci geliştikçe Önder Apo’yu daha fazla anlamış, Önder Apo’nun fiziki tutsaklık koşullarını ortadan kaldırmadan ne kadın ne halk ne de insanlık olarak özgür olunamayacağı gerçeğini bilerek güçlü bir şekilde mücadeleye katılmıştır.
Cûdî’de Göksu yoldaşın ilk öğretmeni duruşu ve savaşıyla PKK de efsaneleşen komutanlarımızdan Şehîd Gelhat olmuştur. Botan’da yürüttüğü pratik boyunca Şehîd Xeyrî, Şehîd Arjîn, Şehîd Hebûn başta olmak üzere birçok değerli öncümüzün yaşamlarından, yoldaşlıklarından etkilenmiş ve onların kişiliklerinde ilk gerillalaşma perspektiflerini alarak, kararlaşmasını pekiştirmiştir. Temel eğitimini Botan’da alarak profesyonel gerillacılığa adım atmış ve var olan yoldaşlık ilişkilerinin sıcaklığı, önündeki bütün engelleri aşmasını sağlamıştır. Göksu yoldaşımız askeri alanda yetkinleşerek profesyonel gerilla olma iddiasıyla sürekli bir gelişim halinde olmuştur. Halkımıza karşı soykırım saldırıları gerçekleştiren DAİŞ çetelerine karşı yürütülen tarihi direnişte en ön safta yerini alan Göksu yoldaşımız, iki kez yaralanmasına rağmen sıcak savaş cephesinden kopmamıştır. Çetelere karşı verilen savaşta görevini başarılı bir şekilde tamamladıktan sonra tekrar Kurdistan dağlarına dönen yoldaşımız, edindiği güçlü savaş tecrübesini yoldaşlarıyla paylaşmış ve bulunduğu her alanda nitelikli bir YJA Star gerillası olarak öncülük misyonunu layıkıyla yerine getirmiştir. Daha güçlü çıkışlar yapma istemiyle Hêzên Taybet’e katılan Göksu yoldaşımız, kişiliğinde yarattığı ideolojik ve askeri düzeyle burada da güçlü bir katılımın sahibi olmuştur. PKK’de kendi gerçekliğiyle buluşmanın, Kürt ve kadın olarak özgürleşmede aşama kat etmenin ruhunda yarattığı huzurla, PKK yaşamının öğrettiği yaşam aşkıyla gözlerine yansıttığı gülüşleri hiç eksik olmayan Göksu yoldaşımız, PKK’de özgürleşen kadının somut örneği olmuştur. Zîlan çizgisinde fedaileşmeyi esas alan Göksu yoldaşımız, yaşamı ve savaşıyla her zaman militan bir duruş sahibi olmayı başarmıştır. 14 Nisan 2022 tarihinde işgalci Türk ordusunun Zap, Metîna ve Avaşîn alanlarına yönelik başlattığı işgal saldırıları sırasında fedai yoldaşlarıyla birlikte işgalcilere ilk darbeyi vuran yoldaşlarımızdan biri olarak, Cenga Xabûrê Şehîd Savaş Maraş Devrimci Hamlesi’nin öncülerinden olmuştur. Girê Hakkarî ve Girê Amediyê Direniş Alanları’nda birçok eylemde yer alarak hareketli tim tarzını yoldaşlarıyla birlikte başarıyla uygulayan Göksu yoldaşımız, faşist Türk ordusuna etkili darbeler vurmuştur.
PKK ve PAJK çizgisinin yiğit militanı ve Zîlanca yaşamın adı olmayı başaran Göksu yoldaşımız, büyük yoldaşlık sevgisi ve yaşam coşkusuyla bütün yoldaşlarının saygı ve sevgisini kazanmıştır. Fedailer bayrağını gururla taşıyarak yükselten ve ardında büyük bir mücadele mirası bırakan Göksu yoldaşımızın mücadelesini zaferle taçlandıracağımızın sözünü bir kez daha yineliyoruz.
Cenga Xabûr Şehîd Savaş Maraş Devrimci Hamlesinin öncü fedai savaşçıları Göksu, Avent, Tolhildan ve Dilsoz yoldaşlarımızın başta değerli aileleri olmak üzere tüm yurtsever Kurdistan halkımıza başsağlığı diliyor, bu fedai yoldaşlarımızın bizlere devrettiği mücadelelerini daha fazla büyütecek ve anılarını daha fazla mücadele etmenin gerekçesi yapacağız.
22 Aralık 2022
HPG Basın İrtibat Merkezi





