Elîşêr yoldaşımız aslen Çewlîg’li yurtsever ve Alevi inancına mensup bir ailenin ferdi olarak İstanbul’da doğup büyümüştür.

Yaşadığı çevrenin emekçi, yurtsever bir yer olmasından dolayı Elîşêr yoldaşımız daha küçüklükten itibaren sınıf çelişkilerini ve düşmanın halkımıza yönelik geliştirmek istediği soykırım siyasetini fark etmiştir. Alevi ve Kürt bir aileden olması Elîşêr yoldaşımızın daha fazla düşman baskılarına maruz kalmasına neden olmuştur. Fakat Elîşêr yoldaşımız Kurdistan’lı ve Alevi bir birey olarak her zaman kimliğine ve inancına yaraşır bir yaşamın sahibi olmuş ve bunda ısrar etmiştir. İnancından ve ulusal kimliğinden dolayı sistem tarafından dışlanması, sürekli baskı altında tutulmak istenmesi ve nihayetinde asimile edilerek soykırımdan geçirilmek istenmesi Elîşêr yoldaşımızın mücadele arayışına girmesine neden olmuştur. Bu temelde hiçbir zaman uzak olmadığı Önderlik felsefesini anlamaya ve bu temelde mücadele etmeye başlamıştır. İlk olarak gençlik çalışmalarında yer almış, bu çalışmalarındaki başarısı ile daha mücadele yaşamının başlarında örnek olmuştur. Düşman saldırılarının yoğun yaşandığı, gerilla saflarında onlarca yoldaşımızın şehadete ulaşması ve Önderliğimize yönelik gerçekleştirilen tecrit ve baskılar Elîşêr yoldaşımızda mücadelesini daha da büyütme arayışının gelişmesine neden olmuştur. Bu temelde en sonuç alıcı mücadele alanı olarak gördüğü gerilla saflarına katılma kararı alarak 2011 yılında şanlı 15 Ağustos Atılımı’nın yıl dönümünde gerilla saflarına katılmıştır.

Aldığı Yeni Savaşçılar eğitiminden sonra hızlı bir şekilde dağ ve gerilla yaşamına uyum sağlamış, özgürlüğe olan tutkusu nedeniyle kendisinde önemli değişimler yaratarak, büyük bir gelişme sağlamıştır. Askeri sanatta ve gerilla savaş tarzında kendisini geliştirmek isteyen ve bu yönlü önerileri olan Elîşêr yoldaşımız, sabotaj alanında yetkinleşerek profesyonel bir gerilla olmuştur. Yaklaşık 3 yıllık bir pratiğin ardından DAİŞ çetelerinin halkımıza yönelik geliştirdiği saldırılara karşı, halkımızın mücadelesinin yanında olmak, halkımızın öncü bir militanı olarak bu görevini yerine getirmek üzere yüzünü savaş cephelerine dönmüştür. Savaş cephelerinde büyük bir kararlılık ve yüksek bir tempo ile çalışmalara katılmış, çetelere karşı geliştirilen birçok eylemde yer almıştır. Aynı zamanda branşında uzman olmasından dolayı çetelerini gerçekleştirmek istediği birçok katliamı önleyerek, önemli bir misyonu yerine getirmiştir. Yoğun savaş sürecinde yoldaşlarının şehadetlerinden derinden etkilenmiş, onların intikamını almak için daha fazla mücadele etmiştir. Her ne kadar fedailik çizgisinde bir mücadelenin sahibi olsa da verdiği mücadelenin halkımızı özgürleştirmeye, Önderliğimizin fiziki özgürlüğünü sağlamaya yetmediğini görmüştür. Bunun için daha etkili bir mücadele sürecinin içerisine girmesi gerektiğine kanaat getirerek 2017 yılında Hêzên Taybet’e dahil olmuştur. Eğitim sürecinde kendisinde halkımıza ve Partimize yaraşır bir kişilik oluşma çabasında olmuş, şehit yoldaşlarımızın yarattıkları yaşamın her anlamıyla hakkını vermek istemiştir. Yaptığı derinlikli yoğunlaşmalarla fedai çizgimizin sembolü olan Şehit Zîlan yoldaşımızda olduğu gibi Elîşêr yoldaşımız da duruşunda, yaşamında ve eyleminde Zîlan çizgisinde bir yürüyüşün sahibi olacağını belirtmiştir. Bunun için bir belirlemesinde fedailiği “Son nefesine kadar kahraman şehitlerimizin yarattığı değerleri yüreğinde taşımak” olarak belirlemiştir. Bu belirlemesine göre bir yaşamın sahibi olmayı başaran Elîşêr yoldaşımız, başta Önderlik ve şehitler çizgisine olan bağlılığı, halkımızın özgürlüğüne olan inancı ve yoldaşlarına olan sevgisi ile bu değerleri kişiliğine adeta nakşetmiş, bu değerlerle bütünleşmiştir.

Fedailik çizgisindeki derin yoğunlaşmaları ile tüm yoldaşlarının saygısını kazanan Elîşêr yoldaşımız, bu yoğunlaşmalarını pratikleştirmek için ısrarcı olmuş ve pratik sahalara gitmek istemiştir. Bu temelde düşmanın Zap alanına yönelik geliştirdiği saldırılara karşı direniş mevzilerindeki yoldaşlarının yanında olmak istemiştir. Öncü bir komutan olarak gittiği Zap alanında duruşu ve fedaice katılımı ile tüm yoldaşlarını etkileyen Elîşêr yoldaşımız, savaş sürecinde de bu öncülük misyonunu yerine getirmiştir. Zap alanında düşmana karşı geliştirilen birçok eylem katılarak düşmana ağır darbeler vurulmasını sağlamıştır. Savaşın yoğun yaşandığı haziran ayında büyük bir fedai ruhla direnişi geliştirmek istemiş ve bu yönlü önemli çabaları olmuştur. 19 Haziran günü gerçekleşen düşman saldırısında şehadete ulaşan Elîşêr yoldaşımız Bazên Zagrosê Devrimci Hamlesi’nin öncü bir komutanı olarak her zaman yoldaşları tarafından anılacaktır. 

Bazên Zagrosê Devrimci Hamlesine fedai tarzındaki katılımları ile düşmana ağır darbelerin vurulmasına öncülük yaparak sembolleşen değerli komutanlarımız Berfîn, Elîşêr, Nûman ve Karker yoldaşlarımızın başta değerli aileleri olmak üzere tüm yurtsever Kurdistan halkımıza başsağlığı diliyor, şehitlerimizin “Özgür Önderlik, Özgür Kurdistan” hayallerini mutlaka gerçekleştireceğiz.

 

10 Aralık 2022

HPG Basın İrtibat Merkezi

 

 

 

 

 

© 2026 Şehîdên Me