Kurdistan’ın yurtsever aşiretlerinden olan Mamxurî aşiretî yüzlerce yıldan beri korudukları kimliklerini ve kültürlerini tüm işgalci baskı ve katliamlara karşı savunmuştur.
Partimiz PKK’nin ortaya çıkması ve tüm Kurdistan halkını etkilemesiyle Mamxurî aşireti de partimizi tanımıştır. Daha önceleri yerel anlamda geliştirdikleri direnişlerini Partimiz ile birlikte ulusal düzeye çıkarmışlarıdır. Yüzlerce yiğit evladını gerilla saflarına katmış ve halkımızın özgürlüğü için bedel vermişlerdir. Soykırımcı Türk devleti Mamxurî aşiretini bu özelliğinden dolayı sürekli baskı altına almıştır. İşkenceden tutuklamaya kadar her türlü baskıya maruz kalan Mamxurî aşireti yine de yurtseverlik kimliklerinden ödün vermemiştir. Soykırımcı Türk devleti yaptığı baskılardan sonuç alamayınca Kurdistan’ın birçok alanında yaptığı gibi Mamxurî aşiretini de göçe zorlamış, bu şekilde özgürlük mücadelemizden uzaklaştırabileceğini hesaplamıştır. Mamxurî aşiretine mensup bir aile olan Dijwar yoldaşımızın ailesi de düşmanın baskılarından dolayı Adana’ya göç etmek zorunda kalmıştır. Düşmanın her türlü baskı ve işkencesi altında varlıklarını korumasını başaran Dijwar yoldaşımızın ailesi Kurdistan’dan uzakta olmalarına rağmen yine de ulusal ve kültürel kimliklerini korumasını başarmıştır. Kurdistan dışında olsalar da halkımızın özgürlük mücadelesini bulundukları yerde de sürdüren Dijwar yoldaşımızın ailesi, kimlikleri ve kültürleri ile birlikte mücadele birikimlerini de çocuklarına aktarmıştır. Bu nedenle Dijwar yoldaşımız da daha çocukluğundan itibaren özgürlük mücadelemizi tanımıştır. 2004-2005 yıllarında örgütlü mücadelemizi daha yakından tanıma fırsatı bulan Dijwar yoldaşımız aynı dönemlerde gençlik çalışmalarına dahil olmuştur. Çalışmalardayken Önderliğimizi daha iyi anlamaya başlamış, anladığı kadar da Önderlik felsefesini pratikleştirmeye çalışmıştır. Bu yönüyle devrimcilik yaşamına tutarlı bir şekilde başlayan Dijwar yoldaşımız bu duruşunu tüm devrimcilik yaşamı boyunca koruyacaktır. Dijwar yoldaşımız her ne kadar gerilla saflarına daha erken katılmak istemişse de bazı nedenlerden dolayı bu isteğini gerçekleştirememiş fakat her zaman mücadelenin içerisinde olmayı bilmiştir. Bir süre zorunluluktan dolayı TC ordusunda askerlik yapan Dijwar yoldaşımız düşman gerçekliğini burada daha somut bir şekilde görmüş ve tanımıştır. TC ordusunun Kürt halkına yönelik düşmanca tavrını askerlik sürecinde daha net bir şekilde anlayan Dijwar yoldaşımız, düşmanın içerisinde de devrimci tutumunu göstermiş ve gerekli olduğu zamanlarda düşmana karşı tavrını açık bir şekilde ortaya koymuştur. Bu nedenle bir süre cezalandırılmışsa da halkımızın özgürlük mücadelesine olan inancından taviz vermemiştir. Dijwar yoldaşımız daha sonra aktif mücadelesine yarım bıraktığı yerden devam etmiş fakat bu sefer daha bilinçlidir. Özellikle düşman gerçekliğini daha çıplak görmesi Dijwar yoldaşımızın bazı kararlaşmalara gitmesine neden olmuştur. Kurdistan’da 2011-2012 yıllarında yaşanan yoğun savaş sürecinde yaşanan şehadetler ve düşmanın sivil halkımıza yönelik gerçekleştirdiği katliamlar Dijwar yoldaşımızın mücadele yaşamında yeni kararlar almasına neden olmuştur. Düşman saldırıları ve katliamlarına karşı daha radikal mücadele yürütülmesi gerektiğine inanan Dijwar yoldaşımız, bunun da ancak gerilla mücadelesi ile mümkün olduğuna kanaat getirmiş ve 2012 yılında gerilla saflarına katılmıştır.
Gerilla saflarına katıldıktan sonra aldığı eğitimlerle dağ ve gerillacılık yaşamına kısa sürede uyum sağlayan Dijwar yoldaşımız, sadece akademi ortamında verilen eğitimlerle kendisini sınırlamamıştır. Sürekli okuyan ve araştıran bir özelliği olan Dijwar yoldaşımız içerisinde bulunduğu ve mücadelesini verdiği yaşamı daha çok anlamaya ve anlamlandırmaya çalışmıştır. Yaptığı yoğunlaşmalarla gerilla yaşamının sadece halkımızın varlığını korumak için mücadele edilen bir yaşam tarzı olmadığını, aynı zamanda özgürlüğe ulaşmanın da ilk adımı olarak değerlendirmiştir. Yine gerilla yaşamını kişinin varlığını anlamlandırabileceği ve ne için yaşanılır sorusuna cevabın verildiği bir yaşam biçimi olarak ele almıştır. Bu derin yoğunlaşmaların neticesinde Dijwar yoldaşımız devrim çalışmalarına daha istekli, coşkulu ve sürekli yeni değerler yaratmak temelinde katılmıştır. Bunun da ancak müthiş bir emek ve çaba gerektirdiğini bilince çıkarmış ve tüm devrimci yürüyüşünü bu şekilde sürdürmüştür. Kendisini ideolojik anlamda geliştirdiği kadar askeri sanat ve gerilla savaş taktiği konularında da eğiten Dijwar yoldaşımız her an savaşa girebilecekmiş gibi kendisini hazırlamıştır. 2014 yılından itibaren DAİŞ çetelerinin halkımıza saldırmaya başladığı dönemlerde çetelere karşı savaşmak ve halkımızın varlığını korumak için savaşın yoğun yaşandığı alanlara geçmiştir. Uzun bir süre kaldığı savaş cephelerinde askeri anlamda yaptığı hazırlıkların sonuçlarını almış, başarılı bir pratiğin sahibi olmuştur. Savaş sürecinde sürekli en ön cephelerde olmayı seçen Dijwar yoldaşımız, cesareti ve gösterdiği fedakarlıkla tüm yoldaşlarına örnek olmuştur. Savaş süreci içerisinde büyük bir tecrübe kazanmış ve öncü bir komutan olmuştur. DAİŞ çetelerinin yenilgiye uğratılmasından sonra tekrar özgür dağlara dönen Dijwar yoldaşımız her zaman özlem duyduğu dağlarla buluşmanın tarifsiz mutluluğunu tüm yoldaşlarıyla paylaşmıştır.
Kurdistan dağlarına daha tecrübeli ve yetkin bir gerilla komutanı olarak dönen Dijwar yoldaşımız, devrimci sorumluluklarının da daha artığının bilincindedir. Öncü bir komutan olarak yer almak iddiasında olduğu gerilla savaşımızın ulaştığı düzeyi daha iyi anlamak, kendisini yeni dönemin taktik ve tarzında derinleştirmek için Mahsum Korkmaz Akademisi’nde eğitim almış ve bu eğitim sürecinin sonunda mücadeledeki iddia ve kararlılık düzeyi daha da artmıştır. Özellikle Önderliğimiz üzerinde süren ağır tecrit durumuna cevap olmak ve halkımızın hak ettiği özgürlüğü sağlamayı temel hedefleri olarak belirlemiştir. Bu temelde çalışmalara daha aktif ve sonuç alıcı bir tarzla yaklaşmış, kesin başarı dışında herhangi bir seçeneğe şans tanımamıştır. Devrimci Halk Savaşımızın zaferle sonuçlanması için sömürgeci Türk devletine karşı daha aktif bir mücadele yürütülmesi gerektiğini düşünen Dijwar yoldaşımız bunun da Bakurê Kurdistan’da yürütülecek kapsamlı bir savaş ile mümkün olacağına inanmıştır. Bu amaçla kendisini bu savaşı yürütebilecek yetkinlikte görmüş ve büyük bir özgüvenle yüzünü Bakurê Kurdistan’a dönmüştür. Doğduğu fakat düşman baskılarından dolayı yaşayamadığı Botan topraklarına öncü bir gerilla komutanı olarak dönen Dijwar yoldaşımız böylece düşmanla tarihi bir hesaplaşmanın içerisine girmiştir. Bölge Komutanı görevi ile geçtiği Botan alanında üstlendiği görev ve sorumlulukların bilinciyle hareket eden Dijwar yoldaşımız Devrimci Halk Savaşımızın geliştirilmesi için büyük bir emeğin ve çabanın sahibi olmuştur. Dijwar yoldaşımızın bu eşsiz emeği sayesinde Botan alanında Devrimci Halk Savaşımız her geçen daha da boyutlanıp, gelişmektedir. Bizler de yoldaşları olarak Dijwar yoldaşımızın bizlere devrettiği özgürlük savaşımızı daha da büyütecek ve mutlaka zaferle sonuçlandıracağız.
Şehadetleriyle biz yoldaşlarına daha fazla mücadele etme gerekçesi olan, halkımızın yiğit evlatları Cûdî, Dijwar ve Yusuf yoldaşlarımızın başta değerli aileleri olmak üzere tüm yurtsever Kurdistan halkımıza başsağlığı diliyoruz.
7 Ekim 2022
HPG Basın İrtibat Merkezi





