Botan yoldaşımız, Kurdistan’ın yurtsever ve direnişçi Goyî aşiretine mensup bir ailenin ferdi olarak Şirnex’te dünyaya geldi.
Yurtsever ve tarih boyunca işgalcilere karşı direnişleriyle anılan bir aşiretten gelmesi ve partimiz PKK öncülüğünde gelişen tarihi direnişin başta Botan olmak üzere tüm Kurdistan’a yayılması nedeniyle Botan yoldaşımız daha küçük yaşlardan itibaren gerillayı tanımaya başladı. Ailesinden aldığı kültür sayesinde özlü bir şekilde büyüyen yoldaşımız, her Kürt genci gibi belli bir bilinç düzeyine ulaştıktan sonra düşman gerçekliğinin farkına vardı. TC’nin Kurdistan’da işkence, katliam ve soykırım demek olduğunu erkenden farkeden yoldaşımız, bunu asla kabullenmedi. Her gün halkımıza karşı suç işleyen soykırımcı Türk devletine karşı mutlaka mücadele içinde olunması gerektiğini düşünen yoldaşımız, bunun için arayışlara girdi. Gençlik çalışmalarında bir süre yer alan yoldaşımız, halkımızı düşmanın özel savaş uygulamalarından koruma misyonu ile başarılı bir pratiğin sahibi oldu. DAİŞ çetelerinin Türk devletinden güç ve destek alarak 2014 yılından itibaren hem Rojava hem de Şengal’deki halkımıza saldırması her onurlu Kürt genci gibi Botan yoldaşımızda da büyük bir öfkeye neden oldu. Yine bu insanlık dışı saldırılara karşı halkımızın, Rojavalı savaşçıların ve Kurdistan Özgürlük Gerillası’nın fedailik çizgisindeki direnişi Botan yoldaşımızı derinden etkiledi. Bir Kürt genci olarak kendisinin de halkımıza karşı görevlerini yerine getirmesi gerektiğinin bilincinde olan Botan yoldaşımız 2015 yılında Rojava’ya geçerek direniş güçlerine katıldı.
Burada bir süre eğitim aldıktan sonra çetelere karşı oluşturulan direniş cephelerine geçen yoldaşımız, birçok çete saldırısının savuşturulmasında rol oynadı. DAİŞ çetelerinin nihai olarak yenilmesi için gerçekleştirilen birçok hamleye katılan yoldaşımız, bu hamle süreçlerinde üstün bir performans sergiledi. Hamle süreçlerinde her zaman en önde olan yoldaşımız, birçok kez çetelerle göğüs göğüse savaştı. Birçok devletin çekindiği, orduların korkarak teslim olduğu DAİŞ çetelerine karşı yoldaşları ile birlikte yalnızca Apocu felsefeye olan inanç ve elindeki ferdi silahla direnen yoldaşımız büyük başarıların kazanılmasında emek sahibi oldu. Çetelerin Êzidî halkımıza yönelik gerçekleştirdiği katliamlara karşı bir özgürlük savaşçısı olarak büyük öfke duyan Botan yoldaşımız, düşmandan
halkımızın intikamını almanın yeminini etti. Bu amaçla Şengal’in özgürleştirilme hamlesine de katılan yoldaşımız, askeri alandaki tecrübeleri sayesinde bu hamle sürecinde de önemli rol oynadı. DAİŞ çetelerinin yenilgiye uğratılıp Şengal’in özgürleştirilmesinden sonra tekrar Rojava’ya dönen yoldaşımız, başta Tebqa ve Minbic’ın özgürleştirilme hamleleri olmak üzere birçok hamlede daha yer aldı. Çetelere büyük darbelerin vurulduğu bu hamle süreçlerinde fedaice bir katılım sahibi olan Botan yoldaşımız birçok çatışmadan başarılı bir şekilde çıkmasını başardı. Bu çatışma süreçlerinde kolundan yaralanan yoldaşımız, bir süre tedavi gördükten sonra tekrar direniş mevzilerine, yoldaşlarının yanındaki yerini aldı. DAİŞ çetelerinin büyük oranda yenilgiye uğratılmasından sonra, işgalci Türk devletinin bizzat halkımıza ve kazanımlarına saldırması Botan yoldaşımızın Türk devletine karşı olan öfkesini daha da büyüttü. Türk devletiyle tarihi bir mücadele yürütülmeden ve bu soykırımcı sistem yenilgiye uğratılmadan başta Kürt halkı olmak üzere bölge halklarının özgürlüklerine ulaşamayacağını düşünen yoldaşımız, en etkili mücadele edeceği yer olarak Kurdistan dağlarına yüzünü dönerek gerilla saflarına katılma kararı aldı.
İlk olarak Metîna alanına geçen yoldaşımız, burada kısa bir süre kaldıktan sonra, yeni dönem gerilla taktiklerinde uzmanlaşmak için askeri akademilere geçti. Akademilerde aldığı eğitimlerle kendisini Apocu ideolojide geliştiren yoldaşımız, özgürlük düşüncesine dayanmayan hiçbir pratiğin halkların yararına olamayacağının bilincine vardı. Bu nedenle gerillayı hakikat savaşçısı olarak tanımlayan yoldaşımız, bu hakikatten pay alabilmek için derinlikli bir yoğunlaşma yaşadı. Türk devletine karşı yeni dönem gerilla taktikleriyle etkili eylemler yapabilmek için branş eğitiminde de derinleşen yoldaşımız hem teorik hem de pratik anlamda gelişti. Aldığı eğitimlerle ideolojik ve askeri anlamda yetkin bir militan olan Botan yoldaşımız büyük bir iddia ve kararlılıkla pratik çalışma alanına geçti.
Metîna, Garê, Xakurkê, Xinêre ve Medya Savunma Alanları’nın daha birçok bölgesinde başarı bir pratik sergileyen Botan yoldaşımız, yaralanma durumundan dolayı fiziki anlamda zorluklar yaşasa da fedakarca emek vermekten geri durmadı. Önderlik ve şehitler gerçekliği karşısında her zaman kendisini borçlu hisseden ve en büyük amacını Önderliğimizin fiziki özgürlüğü sağlamak olarak belirleyen yoldaşımız, bu amacına ulaşmak içi büyük bir emek ve çabanın sahibi oldu. 15 Eylül 2023 günü gerçekleşen düşman saldırısında şehadete ulaşarak mücadelesini zirvede tamamlamayı başaran Botan yoldaşımızın anılarını mücadelemizde yaşatacak ve hayallerini mutlaka gerçekleştireceğiz.
7 Kasım 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi





