Engin zirvelerin gökyüzü ile buluştuğu, dev kayaların tanrıların ve tanrıçaların görkeminde yeryüzüyle birleştiği o mekanlarda gencecik kahkahalar yükseliyor.
Ağır topların, dev kazanların yeri göğü inlettiği, kimyasal silahlarıyla en güzel solukların çekildiği havası kirletilmeye çalışılsa da o kutsal mekanlarda bu gencecik gülüşler yaşamın, direnişin ve zaferin türküsünü haykırıyor. Cellatlar sıranın onlara ne zaman geleceğinin korkusuyla her gün ölümü soluklarken, fedailer ölümü öldürüp sonsuzluğa uzanıyor. Bir Tanrıça haykırıyor; ‘Burası Kurdistan. Giriş var, çıkış yok’ ölümü soluklayan cellatların yüzüne.
Onlar ki direnişin kalesini inşa etmek için tırnaklarıyla kazıdılar o çelikten kayaları. Her anı emek olan bu sevdanın bir benzeri görülmüş müdür? Her karışına gerillanın alın terinin döküldüğü, onlarca şehidin kanını döktüğü bu topraklarda fedailer kalkan oluyor sevdalarına. Bu kutsal topraklar karış karış bombalanırken yemin ettiler toprağa, suya ve havaya. Bedeli ne olursa olsun uğrunda savaşılacak bu güzel ülkenin yarınlarına yemin ettiler. Yemin ettiler her anını bu ülkeye ve insanlığa adayan Bilge Önderliğe. Yemin ettiler binlerce Kurdistan şehidine. Yemin ettiler ilk sömürge ulus olan kadına ve kutsal anaya. İşgalciler, sömürgeci, işbirlikçi ve ihanetçiler her an ölümü soluklayacak ve bu topraklarda kendi sonlarını yaşayacaklar diye!
İntikama ve özgür bir ülkede yaşamaya yeminli yüreklerden biri olan Besê yoldaşımız aslen Sîwerek'li olmasına rağmen düşmanın ekonomik baskıları sonucu ailesi Mersin’e göç etmesinden dolayı ülke topraklarından uzak, Kurdistan dağlarından esen ferahlatıcı soluğu içine çekemeden açar gözlerini yaşama. Her ne kadar ilk yudumladığı su Kurdistan’ın verimli gözelerinden akmamışsa da ilk adımladığı toprak Kurdistan’ın bereketli toprakları olmamışsa da; Kürt, Kurdistan gerçekliğinden hiçbir zaman uzak olmadı. Tıpkı annesinin ona doğar doğmaz fısıldadığı Zelal ismi gibi, arı, berrak özünü korudu. Aile ortamının yurtsever olmasından ve amcaoğlunun 2009 yılında PKK saflarına katılması sayesinde daha çocuk denecek yaşta Kurdistan Özgürlük Hareketi ile tanıştı. 2011 yılında amcaoğlu Egîd Siverek - Ferit Araz yoldaşımızın Erzirom’da şehadete ulaşmasından sonra gerilla saflarına katılmak istese de yaşı küçük olduğu için katılamadı. Ancak gerilla olma ısrarından hiçbir zaman vazgeçmeyen Besê yoldaşımız 2013 yılında yüzünü özgür dağlara dönerek Cûdî’den gerilla saflarına katıldı. Gerilla olmayı ‘hem kendisinin hem de annesinin hayali’ olarak dile getiren Besê yoldaşımız, kendisiyle beraber annesinin hayalini de yerine getirdi. Gerilla yaşamında da aslında her zaman biraz da hayalleri yarım kalmış bir başka kadının daha hayallerini tamamlama iddiası ile yürüdü. Yani dağlarda, patikalarda attığı bir adım kendisi içinse diğeri annesi içindir.
Yeni savaşçılar eğitimini Medya Savunma Alanları’nda gören Besê yoldaşımız, eğitimlerini başarılı bir şekilde tamamladıktan sonra pratik çalışmalara dahil oldu. Daha sonra kendisini askeri anlamda yetkinleştirmek için askeri akademilerde eğitim gördü. Şehîd Azê Malazgirt, Şehîd Leyla Sorxwîn ve Şehîd Delal Amed gibi öncü komutanlarımızla birlikte kaldı. Önderliğin yetiştirdiği böylesine cesur kadın komutanlarımızın denetiminde bir savaşçı olmak Besê yoldaşımızın kişiliğinde belirleyici bir etken oldu. Önderlik felsefesiyle tanrıçalaşan bu kadın komutanların elleriyle ördüğü özgür yaşam aşkının peşinde koşan bir kadın gerilla olarak Önderlik felsefesi ile büyüttü yüreğini. Besê yoldaşımız bu değerli yoldaşlarımızla geçirdiği süreci şöyle dile getirdi; "O arkadaşların yanında gün geçtikçe daha fazla tecrübe kazanıyordum. Partiyi, yoldaşlığı ve şehit arkadaşları tanıyordum. Örgüt içerisinde gelişimim için örgüt bana çok fırsat verdi. Heval Azê bana askerlikten tutalım, yaşamsal ilişkilenmeye kadar her şeyi öğretti. İnsanı öyle bir eğitiyordu ki insan her zaman yönünü Önderliğe dönüyordu. Zaten Heval Azê Önderliğin yanında da kalmıştı. Onun yanında örgüte ve Önderliğe daha çok bağlandım. Öyle komutanlarla yaşamak benim için önemliydi."
"PKK yaşamı çok akıcıdır" diyen Besê yoldaşımız, bu akışkanlığın içine sürüklenen değil, yön veren ve değiştiren-dönüştüren olma iddiasıyla katıldı her zaman. "İnsan her zaman büyük yaşamalı" sözleriyle daha ilk günden nasıl yaşayacağını, savaşacağını ve mücadele edeceğini belirtti. Fedaileşme istemi ve buna layık olma çabası hep heyecanlı bir yürüyüş oldu Besê yoldaşımız için. Bu yürüyüş boyunca ne heyecanını yitirdi ne de büyük inancını. Bu inançla daha büyük bir yürüyüşçü olmak için 2016 yılında Hezên Taybet çalışmalarına geçerek fedaileşme sözünü yineledi. Burada kendini yeniden yaratma ve fedai kişiliği kazanma andını içtikten sonra hep bunun çabasını verdi. Bir yandan kutsal fedailik yaşamına ve yoldaşlığa sahip çıkmanın, bir yandan da hayallerinin peşinden koşmanın gayretinde oldu. Onu bu yaşamda öylesine güzel kılan özelliklerinden en belirgini de yoldaşlık ortamına verdiği değer ve bu ortamdaki maneviyatla bütünleşmesiydi. Bulunduğu her yerde yoldaşlarına olan saygısını, onlara verdiği değeri, sevgiyi ve emeği; samimi, içten ilişkilenmesinde, sohbetlerinde yansıttı. Bunu şu sözleriyle tarihe nakşeder; "PKK yoldaşlığı insanı birbirine öyle bir bağlar ki sen ne kadar tanısan da tanımasan da bu ölçü değildir. Önemli olan o ruhu taşıyabilmektir." Besê yoldaşımızın en belirgin özelliği aslında bu yaşama olan sevgisi ve bu sevgiyi dinmek bilmez moraliyle yansıtmasıdır. Onun olduğu yerde sevgi, moral, heyecan eksik olmaz. O yaşamın her yerindedir; kimi zaman yük çekerken çıkar yoldaşlarının karşısına, kimi zaman savaş tünellerinin hazırlığında, kimi zaman da elinde kamerayla yoldaşlarını ölümsüzleştirmenin kaygı ve telaşıyla çekimlerini yaparken. Birçok Parti çalışmasını başarıyla yürütmüş olmasına rağmen savaşın en sıcak olduğu alanlarda devam etmek istedi devrim yürüyüşüne. Düşmanla birebir savaşma istemi çok büyük olan Besê yoldaşımız bu isteminde her zaman ısrarcı ve kararlı oldu.
Besê yoldaşımız, yoldaşlığa olan bağlılığının bir gereği olarak şehitlere de büyük bir aşk ve sorumluluk duygusuyla bağlı oldu. Şehit yoldaşlarına olan sevgi ve özlemini şu şekilde dile getirir; "İnsan gerçekten arkadaşları çok özlüyor. Onlarla paylaştığın anılar, sohbetler, gülmeler… Herkesin, her şeyin, her canlının yeri çok farklıdır. Bazen insan o kadar çok eskiyi özlüyor ki bu kez de anı yaşamıyor, geleceği düşünemiyor. Oysa her zaman bir su gibi akmak lazım. Heyecanla, o hızla, o tempoyla. Onların hayallerini tamamlama yemini verdik ve o sözle de yaşayacağız." Bu yüzden şehit yoldaşlarına cevap olmak ve onların dökülen her damla kanı için büyük bir intikamın sahibi olmak istedi. Önderlik felsefesine olan inanç ve bağlılığı, yoldaşlığa olan sevgisi ve düşmana olan kin ile öfkesini de yanına alarak 2022 yılında yüzünü Şehîd Delîl Batı Zap bölgesine döndü. Burada başlatılan Şehîd Savaş Maraş Hamlesi’ne katılarak duygularını "İntikam duygumuz artık çok dolmuştu. Sözden ziyade artık yapmak gerekiyordu. Şehit Savaş Maraş Hamlesi ile artık düşmandan yılların birikmiş intikamını alma imkânı elimize geçmişti’ sözleriyle dile getirdi. Düşmanın tüm alçakça saldırılarına karşı yüreğini daha çok mücadele edebilmek adına güçlü ve dayanıklı kılarak savaşan Besê yoldaşımız, alanda bulunduğu her anı kendisini bütün benliğiyle mücadeleye adayarak geçirdi. Bölgedeki direnişi; "Şehit Delil Zagros’ta direnişin ruhunu; yoldaşlık ruhu ve şehit düşen yoldaşlarımız oluşturdu. Hepimiz Zîlan ve Egîd’iz. Bize düşen artık onları yaşamsallaştırmaktır. İçinde bulunduğumuz sürecin her günü, her ayı, her yılı adım adım zorlaşıyor. Çünkü gittikçe özgürlüğe ve Önderliğe daha fazla yaklaşıyoruz. Özgürlük bedelsiz olmaz, emekle oluşur."
Bir an olsun umutlarını ve hayallerini geride bırakmadan, son nefesine kadar Rêber Apo ve şehit yoldaşlarına layık bir mücadelenin fedaisi olan Besê yoldaşımız 11 Nisan 2025 günü Mîtra yoldaşımızla ile beraber düşmanın alçakça ve korkakça kimyasal silah kullanması sonucu şehadete ulaşarak başarı ile yürüttüğü devrim yürüyüşünü zirvede tamamladı.
Şehadete ulaştığı an’a kadar da yüksek moral ve derin inancından taviz vermeyen Besê yoldaşımız yaşam ve savaş gerçekliğini büyük bir coşku, heyecan ve asla unutmadığı intikam yeminiyle sarmaladı. Şehîd Delîl Batı Zap bölgesinde bütün cesareti ve yiğitliğiyle savaşan yoldaşımız aynı zamanda birçok faklı çalışmada da yer alarak direnişin kesintisiz sürmesinde önemli bir rol oynadı. Yoldaşlarının intikamını alacağı, düşmana büyük darbelerin vurulacağı ve Önderlikle buluşmanın garantisi olacak hiçbir çalışmadan kendini geri çekmeyerek Apocu fedai militanlığın en seçkin örneklerinden biri oldu.
30 Nisan 2025
HPG Basın İrtibat Merkezi





