Sömürgeci ve soykırımcı Türk devletinin baskı, işkence ve katliamlarına karşı onurlu duruşun sembolü haline gelen Maxmur halkımız, nasıl ki Botan’da hiçbir şekilde düşmana boyun eğmediyse göç yollarında ve sonrasında yerleştikleri birçok mülteci kampında da bu onurlu duruşunu koruyarak özgür Kürtlüğün temsili haline geldi.

Daha sonra yerleştikleri Şehîd Rustem Cûdî Kampı’nda da bu duruşunu koruyan halkımız, ne işbirlikçi kesimlerin, ne işgalcilerin ne de çetelerin baskı ve saldırıları karşısında bir kez bile özgürlük tavrından geri adım atmadı. Bu yüzden her zaman yurtseverliğin, direnişin ve Rêber Apo felsefesine koşulsuz bağlılığın en somut örneği haline geldi.

Berxwedan yoldaşımız, böylesi bir halk gerçekliğinin içerisinde kadim Goyî aşiretine mensup bir ailenin ferdi olarak göç yollarında Etrûş’ta dünyaya geldi. Ailesi ile birlikte halkımızın kaderini paylaşan yoldaşımız, küçük yaştan itibaren içerisinde bulunduğu mültecilik durumunu sorguladı. Ailesinden ve çevresinden dinlediği göç hikayelerinde halkımızın yaşadığı zorlukları, acıları ve şehadetleri öğrenen yoldaşımız, buna sebep olan Türk devletine büyük öfke duydu. Eğitimine Maxmur’da halkımızın kendi imkanları ile kurduğu okulda başlayan Berxwedan yoldaşımız, anadilinde eğitim görme şansına sahip oldu. 12 yıl boyunca kendi tarihini, coğrafyasını, edebiyatını ve mücadele geçmişini okuyan ve önemli bir birikim kazanan yoldaşımız, kendisini eğitmedeki amacın halkımıza yararlı bir birey olmak olduğunun bilincindeydi. Bu nedenle kampta birçok alanda yürütülen faaliyetlerde yer alarak toplumsal sorumluluklarını yerine getirmek için çabaladı. Aynı zamanda küçük yaştan itibaren ailesinin geçimine katkıda bulunmak için çeşitli işlerde çalışan yoldaşımız, emeğin kutsallığını bu süreçte öğrendi. Emek vererek değer yaratmayı henüz bu süreçte kişiliğinin en temel özelliği haline getirdi. Maxmur Kampı gibi yurtseverliğin güçlü olduğu bir yerde kuşkusuz partimiz PKK’yi küçük yaştan itibaren tanımaya başlayan yoldaşımız, kendilerini ana yurtları olan Botan’dan süren Türk devletine karşı gerillanın destansı mücadelesinden derinden etkilendi. Gerillanın halkımızın intikam ve savunma gücü olduğu gerçekliğini erkenden fark eden yoldaşımız, bu nedenle gerillaya sempati besledi. Özgürlüğü tadan her Kürt genci gibi halkımıza karşı sorumluluklarının farkında olan Berxwedan yoldaşımız, bu sorumlulukları en etkili şekilde ancak gerilla saflarında yerine getirebileceğinin bilincindeydi. 2014 yılında DAİŞ çetelerinin Şengal, Musul ve Maxmur başta olmak üzere birçok bölgeye saldırması ile katliam tehlikesi yaşayan Maxmur halkımızın yardımına koşan özgürlük gerillalarının mücadelesinden, duruşundan ve yoldaşlık ilişkilerinden etkilenen yoldaşımız, duyduğu kahramanlık hikayelerine birebir tanıklık etti. Böylece gerillaya hayranlık duymakta haklı olduğunu anlayan Berxwedan yoldaşımız, bir gerilla olarak mücadele katılma kararlılığına ulaştı. 2015 yılında çok merak ettiği Kurdistan dağlarına ulaşan yoldaşımız, çocukluk hayaline kavuşmanın mutluluğunu yaşadı.

Yeni savaşçılar eğitimini Medya Savunma Alanları’nda gören yoldaşımız, aldığı ilk eğitimlerle dağ ve gerilla yaşamına uyum sağladı. İstekli ve coşkulu katılımı sayesinde kısa sürede kişiliğinde önemli değişimler yaratan yoldaşımız, adım adım yürüyerek yetkin bir özgürlük gerillası oldu. Daha öncesinde belli bir birikime sahip olan Berxwedan yoldaşımız, aldığı ideolojik eğitimlerle kendisini Rêber Apo felsefesinde daha da derinleştirdi. Eğitim sürecinde samimi, dürüst ve doğal katılımı ile tüm yoldaşlarının güvenini kazanan Berxwedan yoldaşımız, birçok önemli çalışmada yer aldı. Bu çalışmalarda emekçi ve fedakar özellikleriyle öne çıkarak, önemli başarıların elde edilmesinde büyük rol sahibi oldu. Sömürgeci Türk devletinin Medya Savunma Alanları’na yönelik saldırıları başladığında ısrarla savaşın yoğun yaşandığı alanlara gitmek isteyen yoldaşımız, bunun için kendisini her anlamıyla hazırladı. Bu temelde kendisini yeni dönem gerilla savaş taktiklerinde geliştirmek için akademik düzeyde eğitimlere katıldı. Bu eğitimlere son derece aktif katılarak kendisini yoğun bir savaş süreci için hazırladı. Özellikle Türk devletine karşı olan tarihi ve derin öfkesini mücadelesini büyütmenin gerekçesi yapan yoldaşımız, yaşadığı yoğunlaşmalarla Bakurê Kurdistan’a geçmek için önerilerde bulundu. Dürüst bir Apocu militan olmasının yanı sıra yer aldığı her çalışmadaki başarılarıyla yoldaşlarına güven veren Berxwedan yoldaşımızın önerisi kabul edildi.

Yıllarca yaptığı önerinin kabul edilmesinden dolayı mutluluğu gözlerine yansıyan Berxwedan yoldaşımız, bunun aynı zamanda kendisine ağır sorumluluklar da yüklediği bilinciyle hareket etti. Bir devrimci olarak halkımıza yönelik ağır saldırıların yaşandığı bu süreçte Bakurê Kurdistan’da görev yapmayı kendisi için bir şans saydı. Bakur koşullarında Apocu fedai bir militan olarak fedakarca mücadele etti. Sözü ve pratiği bir olan Berxwedan yoldaşımız, 19 Temmuz 2024 günü Kotol bölgesinde gerçekleşen bir pusuda Rênas ve Hogir yoldaşlarımızla birlikte şehadete ulaştı. Maxmur’dan başladığı özgürlük yürüyüşünü Kurdistan dağlarının en yüksek doruklarında ve Bakur’da sürdüren ve soluksuz bir mücadelenin sahibi olan Berxwedan yoldaşımız, doğal, sade kişiliği ve Apocu militanlık özellikleriyle tüm yoldaşlarının örnek aldığı bir özgürlük savaşçısı oldu. Yoldaşları olarak Berxwedan yoldaşımızın hayallerinin takipçisi olacağımızın sözünü yineliyoruz.

 

27 Eylül 2024

HPG Basın İrtibat Merkezi

 

 

 

 

 

© 2026 Şehîdên Me