Baran yoldaşımız, Kurdistan’ın önemli direniş kentlerinden Wan’da yurtsever bir ailede dünyaya geldi.

Yaşadığı çevrenin ve ailesinin Kürtlük değerlerine bağlı olmasından dolayı Baran yoldaşımız da özüne bağlı bir şekilde yetişti. Yurtsever halkımızın her geçen gün mücadelemizi sahiplenmesiyle Wan’ın bir serhildan kentine dönüşmesi, kuşkusuz Baran yoldaşımızı da derinden etkiledi. Devrim ruhunun hakim olduğu bir kentte yaşaması nedeniyle küçük yaşta mücadelemizi tanıma imkanına ulaştı. Özellikle gerillanın fedakarca mücadelesine hayranlık duyan yoldaşımız, en büyük hayalini bir gün gerillaya katılmak olarak belirledi. Düşman gerçekliğini halkımıza, özellikle de annelerimize yönelik gelişen saldırı ve işkencelere şahit olarak bilince çıkaran Baran yoldaşımız, düşmana büyük öfke duyduğu gibi bir gün bu yapılanların intikamını alacağının sözünü verdi. Asimilasyoncu TC okullarında 9 yıl okuyan yoldaşımız, bu okulların birer asimilasyon yuvası olmaktan başka bir rolünün olmadığının farkına vararak terk etti. Aynı zamanda düşmanın Kürt gençlerini özel savaş politikalarıyla özlerinden ve mücadeleden uzaklaştırdığını fark eden Baran yoldaşımız, bilinçlenerek buna karşı durdu. Kendisi gibi yüreği halkımızın özgürlük mücadelesi için atan arkadaşlarını da bu anlamda uyaran ve onların bilinçlenmesi için çaba harcayan Baran yoldaşımız, bunu örgütlü bir mücadele ile başarıya ulaştırabileceğine inandı. Bu temelde yurtsever devrimci gençlik çalışmalarında yer alan yoldaşımız, etkili bir şekilde mücadele etti. Yer aldığı bu çalışmaların öneminin farkında ve başarılı bir pratiğin sahibi olan yoldaşımız, bunun halkımızın özgürlüğü sağlamaya yetmediğini düşündü. Bu temelde mücadelesini daha da büyütme kararlılığına ulaştı. Özellikle düşmanın halkımızın kazanımlarının bulunduğu her alana saldırması ve soykırım siyasetini sürdürmesi Baran yoldaşımız için daha fazla mücadele etme gerekçesi oldu. Bunun en iyi Kurdistan dağlarında gerilla mücadelesiyle mümkün olabileceğine inanan yoldaşımız, bu temelde yüzünü Botan dağlarına dönerek gerillaya katıldı.

Gerilladaki ilk eğitimlerini Botan’da bulunan yoldaşlarından alan Baran yoldaşımız, savaş koşullarında eğitim almayı kendisi için büyük bir şans olarak gördü. Gerillacılığa dair öğrendiği tüm hususları anında pratikleştirme imkanı bulan yoldaşımız, böylece kısa sürede yetkin bir özgürlük gerillası olmayı başardı. Her geçen gün tecrübelerine yenilerini ekleyen Baran yoldaşımız, büyük bir iddia ve kararlılıkla katıldığı gerilla yaşamının her anını özgürlük anları olarak değerlendirdi. Gerilla yaşamı ile kendisini yeniden doğmuş gibi hisseden yoldaşımız, günden güne katılım temposunu yükselterek dönem ihtiyaçlarına cevap olmayı esas aldı. Birlikte mücadele ettiği yoldaşlarının gerillacılık tecrübelerinden yararlanmayı ve böylece yetkin bir Apocu militan olmayı hedefleyen Baran yoldaşımız, yeni dönem gerilla taktiklerine büyük bir ilgi duydu. Bu konularda eğitim gören yoldaşlarından yardım alan Baran yoldaşımız, istekli ve öğrenmeye olan hevesi sayesinde birçok gerilla taktiğinde uzmanlaştı. Aynı zamanda yoldaşlarıyla yaptığı tartışmalarda Apocu militanlığın esaslarını da öğrenen yoldaşımız, artık yetkin ve tecrübeli bir Botan gerillası olarak mücadeleye katıldı. Botan alanında birçok çalışmada yer alan yoldaşımız, burada birçok değerli Apocu militanla aynı patikalarda yürüme, aynı dağ zirvesinde konaklama şansına ulaştı. Birlikte mücadele ettiği her bir yoldaşından yeni şeyler öğrenen yoldaşımız, bu anların tümünü yaşamının en değerli hatıraları olarak hafızasına kaydetti. Bu yönüyle tüm yoldaşlarının değer verdiği bir militan oldu. Birlikte yaşadığı, mücadele ettiği her bir yoldaşının şehadetinden sonra mücadele azmini daha da artıran Baran yoldaşımız, şehitlere ancak böyle layık olabileceğinin bilinciyle davrandı. Aynı zamanda bu yoldaşlarının yarattığı direniş kültürünü korumak ve daha da büyütmek için ideolojik mücadele vermekten geri durmadı. Yaşanan her bir eksikliği ve sürece cevap olmayan pratikleri eleştirerek dönem görevlerini yerine getirmenin çabasını gösterdi. Böylece Rêber Apo’nun fiziki özgürlüğü için başlatılan hamleye aktif bir katılım sağlamak istedi. Emekçi ve dürüst bir kişiliği olan Baran yoldaşımız, bu özelliğiyle tüm yoldaşlarına güven verdi. Yoldaşlarının kendisine olan güvenine layık olabilmek için durmak bilmeden her çalışmaya koştu. Ulaştığı askeri, yaşamsal ve ideolojik birikimle Botan’a ulaşan her bir yoldaşının alana kısa sürede adapte olmasında yardımcı olan Baran yoldaşımız, mütevazı kişiliği ile de örnek bir Apocu militan olmayı başardı.

25 Temmuz 2024 günü gelişen düşman saldırısında Benda ve Destîna yoldaşlarımızla birlikte şehadete ulaşan Baran yoldaşımız; samimi, dürüst yoldaşlığı, emekçi ve mütevazı kişiliği ile Botan’ın unutulmaz militanları arasındaki yerini aldı. Yoldaşları olarak Baran yoldaşımızın özlem ve hayallerini mutlaka gerçekleştireceğimizin sözünü veriyoruz.

 

31 Temmuz 2024

HPG Basın İrtibat Merkezi

 

 

 

 

 

© 2026 Şehîdên Me