Zana yoldaşımız da böylesi bilinçli bir halk gerçekliği içerisinde Rojhilatê Kurdistan’ın Serdeşt kentine bağlı bir köyde doğdu.

Doğal köy yaşamı içerisinde büyüyen ve kişiliğini bu ortamda şekillendiren yoldaşımız, sistemden uzak özellikleri ile ailesinde ve çevresinde sevilen bir çocuk oldu. Her Kürt çocuğunun ülkemizin sömürgeleşmesinden ve işgal altında olmasından dolayı yaşadığı çelişkileri Zana yoldaşımız da yaşadı. Kendi anadiliyle eğitim alamaması, her zaman sistem tarafından ötekileşmeye maruz kalması ve hatta kendisini var eden öz değerlerinden olan kültürünü dahi özgürce yaşayamaması, yaşadığı temel çelişkiler oldu. Büyüdükçe bu çelişkilerin sebeplerini daha iyi anlamaya başlayan Zana yoldaşımız, düşmana karşı büyük bir öfke duymaya başladı. Bu öfkesi zamanla arayışa evrilmiş ve mevcut sömürge durumunun sadece Rojhilatê Kurdistan ile sınırlı olmadığının farkına vardı. Ülkemizin diğer parçalarında da halkımızın aynı durumda olduğunu anlaması Zana yoldaşımızın daha derinlikli yoğunlaşmalar yaşamasına neden oldu. Yine sömürgeci güçlere karşı başta Bakurê Kurdistan’da olmak üzere yürütülen özgürlük mücadelesi yoldaşımızın dikkatini çekti. Özellikle Kurdistan Özgürlük Gerillası’nın işgalci Türk devletine karşı geliştirdiği eylemler Zana yoldaşımızı etkiledi. Bu sebeple Partimizi, daha çok merak eden ve araştırmaya başlayan yoldaşımız; gerilla yaşamını, onun maneviyatını ve anlam yüklü yoldaşlığını tanıma fırsatı buldu. Onurlu bir Kürt genci olarak kendisinin de mutlaka gerilla saflarına katılarak hem halkımıza karşı olan özgürlük görevini yerine getirmek hem de gerillanın anlamlı yaşamından payını almak istedi. Bu amaçla halkımız ve Hareketimiz için tarihi bir günü ifade eden 15 Ağustos Diriliş Bayramı’nın yıldönümünde 2013 yılında gerilla saflarına katıldı.

Gerilla ve dağ yaşamına uyum sağlanması, yeni yaşamın temel ilkelerinin öğrenilmesi ve düşmana karşı gerekli özsavunma bilincinin oluşması için geliştirilen Yeni Savaşçılar eğitim devresine Qendîl alanında katılan Zana yoldaşımız, eğitimin başlarından itibaren büyük bir coşku ve moralle katılım sağladı. Kimi zaman bazı zorlanmaları olsa da bunları büyük bir irade ve kararlılıkla aşmayı başardı. Eğitimini başarılı bir şekilde tamamladıktan sonra 2014 yılında Cîlo alanına geçen Zana yoldaşımız, şehadete ulaşana kadar bu alanda çalışma yürüttü. İşgalci Türk devletinin en fazla yöneldiği, zorlu arazisi ile tamamen iradeye dayalı bir mücadelenin yürütüldüğü Cîlo alanında gerillacılık yapmak, Zana yoldaşımız için bir dönüm noktası oldu. Kapitalist sistemin insanları iradesiz kıldığı, kendi başlarına ayakta durmayacak hale getirdiği gerçekliğini sürekli aklında tutan yoldaşımız, insanüstü bir çaba ve büyük bir fedakarlıkla mücadele ederek sistemin kişiliğinde yaratmak istediği özellikleri kişiliğinden söküp attı. Düşmanın 2015 yılından itibaren tüm gücüyle saldırdığı Cîlo alanında, içinde biriktirdiği öfke ve hırsla düşmana cevap veren Zana yoldaşımız bu alanda gerçekleşen birçok eylemde yer aldı. Özellikle Oremar alanında bulunduğu süreçte sürekli eylem halinde olmuş, adeta düşman göz açtırmayan pratiklerin içinde yer alarak dönem görevlerine sahip çıktı. Zana yoldaşımız tüm başarılı pratiğine rağmen, her zaman kendisini eksik görerek mücadelesini daha da büyütmek istedi. Başarı çıtası olarak Önderliğimizin fiziki özgürlüğünü belirleyen Zana yoldaşımız, bu amacına ulaşmadan kendisini başarılı saymadı. Aynı zamanda bu amacın şehit yoldaşlarının da en büyük amacı olduğu gerçekliğinden hareket etmiş, şehitlerimize layık olabilmenin de ancak Önderliğimizin fiziki özgürlüğünden geçtiğinin farkındadır. Bunun için her zaman kendisini geliştirmeyi ve askeri anlamda yenilenmeyi esas alan yoldaşımız, akademik düzeyde hiçbir eğitim almasa da kendi çabalarıyla kendisini eğitti. Birlikte mücadele ettiği ve aynı yaşamı paylaştığı değerli komutanlarımızdan Bager – Fatih Özden yoldaşın şehadeti Zana yoldaşımız için zorlayıcı olmuşsa da bunu daha fazla mücadele etme gerekçesi haline getirdi. Şehitlerimizin intikamını ancak onların mücadelelerini de omuzlayarak ve daha yüksek bir tempo ile çalışmalara katılarak alınabileceğini bilen Zana yoldaşımız, şehadete ulaştığı an’a kadar bu bilinçle çalışmalara katıldı.

Özgürlük mücadelemizin başarısının ideolojik netleşme ile mümkün olduğunun farkında olan Zana yoldaşımız, yaşamını adadığı Önderlik felsefesinin yaşamsallaşması için büyük bir emek ve çaba harcadı. Bu anlamda örgütsel ve ideolojik mücadeleden bir an bile taviz vermeyerek Apocu militanlığın gereğini layıkıyla yerine getirdi. Yoldaşlığındaki sadelik, ulaştığı ulusal bilinç ve mütevazı yaşamıyla tüm yoldaşlarının örnek aldığı ve birlikte çalışmak istediği bir Apocu militan oldu.

19 Ağustos 2023

HPG Basın İrtibat Merkezi

 

 

 

 

 

© 2026 Şehîdên Me