Şoreş yoldaşımız Qers’in Sêlim ilçesinde yurtsever bir ailede doğdu. Serhat kültürünün yoğun yaşandığı bir aile ortamında köyde büyüyen yoldaşımız, doğal köy ortamının özelliklerini kişiliğinde temsil etti.
Toprağına bağlı, doğal ve sade bir kişilik olan yoldaşımız, çevresinde sevilen biri olarak tanındı. Küçük yaşta partimiz PKK’yi duymuş olsa da çok fazla bilgi sahibi olmayan yoldaşımız, kısıtlı bilgileriyle gerillaya karşı bir sempati besledi. Yine amcasının 1990’lı yıllarda İstanbul’da şehit olduğu gerçekliğini bilen yoldaşımız, her zaman amcasını örnek aldı. Belli bir süre düşman okullarında okuyan Şoreş yoldaşımız, daha sonra bu okulların kendisine verebileceği bir şeyin olmadığının farkına vardı ve bıraktı. Daha çok köy ortamında ailesinin geçimine katkıda bulunan Şoreş yoldaşımız, bu katkısını daha da arttırmak için Türkiye metropollerinden İstanbul’a geçerek burada emek vermeye başladı. İstanbul’da birçok farklı işte çalışan yoldaşımız; emekçi, fedakar özellikleriyle örnek bir kişilik oldu. Metropolün sahte çekiciliğine aldanmayarak özünü korumayı esas aldı. Bu süreçlerde yurtsever devrimci çevrelerle tanışan yoldaşımız, kendisini burada daha rahat hissetti. Bu yurtsever ortamlarda özüne uygun yaşayabileceğinin farkına varan yoldaşımız, ülke özlemini de bir nebze olsun giderdi. Kendi dilinin konuşulduğu, kültürünün yaşatıldığı bu ortamlarda aynı zamanda belli bir bilinçlenme de yaşayan yoldaşımız, zamanla Rêber Apo ve PKK gerçekliğini daha iyi anlamaya başladı. Çalıştığı ortamlarda sınıf çelişkisini derinden hisseden yoldaşımızın yaşama dair çelişkileri daha da belirginleşti. Hem Kürt olmasından dolayı ayrımcılığa maruz kalması hem de emeğinin sömürülmesi, Şoreş yoldaşımızın belli arayışlara girmesine neden oldu. Bu arayışlarında düşman gerçekliğini daha fazla bilince çıkaran yoldaşımız, yaşadığı çelişkilerin kaynağının soykırımcı Türk devleti olduğunun farkına vardı. Kimliğini, kültürünü rahat yaşayabileceği ve verdiği emeğin karşılığını alabileceği bir yaşam arayışına giren yoldaşımız, bunun sistem içinde mümkün olmadığı sonucuna ulaştı. Arayışlarını sürdüren yoldaşımız, Rêber Apo’nun felsefesiyle tanıştığında böyle bir yaşamın mümkün olduğu sonucuna vardı. Bu yaşamın yaratılması için mücadele edilmesi gerektiğinin bilincinde olan yoldaşımız, bunun PKK saflarında gerillalaşmaktan geçtiğinin farkına vardı. Bu temelde ilk olarak 2006 yılında gerilla saflarına katılmak isteyen yoldaşımız, düşman tarafından gözaltına alınmasından dolayı bu amacını bir süre erteledi. Hiçbir zaman amacından vazgeçmeyen yoldaşımız, kararlılığını daha da bileyerek, kendisini Kurdistan dağlarındaki özgür yaşam için hazırladı. 2009 yılında fırsatını bulur bulmaz yüzünü Kurdistan dağlarına dönen yoldaşımız, Xakurkê’de gerilla saflarına katıldı.
Gerilladaki ilk eğitimini de Xakurkê alanında gören Şoreş yoldaşımız, istekli ve amacındaki net duruşuyla kısa sürede önemli gelişmeler kat etti. Gerillacılığa dair en küçük bir ayrıntıyı dahi öğrenmeyi hedefleyip başta dağ yaşamı olmak üzere gerillacılığın tüm boyutlarında yetkinleşti. Gerillaya katıldıktan 2015 yılına kadar Xakurkê alanında çalışmalara katıldı. Burada başta 2012 yılındaki Şemzînan Devrimci Hamlesi olmak üzere birçok hamle ve eyleme katıldı. Büyük komutanlarımızdan Şehîd Reşîd Serdar ve Rojîn Gewda yoldaşlar öncülüğünde yürütülen bu hamlede aktif bir katılımın sahibi oldu ve birçok eylemde yer aldı. Bu eylemlerde kolundan ve gözünden yaralandı ancak bunu bir engel görmeyerek görevini eksiksiz yerine getirmenin çabasında oldu. Cesareti ve fedakarlığı ile hamle sürecinde ayak basmadık yer bırakmayan Şoreş yoldaşımız, örnek bir Apocu militan olarak öne çıktı. Bu eylemlerdeki başarılarından dolayı yoldaşlarının saygısını kazandı. Çeşitli düzeylerde komutanlık yaparak daha fazla sorumluluk üstlendi.
Kendisini askeri sanatta, gerilla taktiklerinde ve Apocu ideolojide daha fazla derinleştirmek için 2015 yılında Mahsum Korkmaz Askeri Akademisi’ne geçen yoldaşımız, eğitim sürecinde 6 yıllık pratiğinin muhasebesini yaptı. Partileşme mücadelesinde çıkan eksiklikleri ve yetmez yanları çözümlemeye çalışan yoldaşımız, yaşadığı derin yoğunlaşma ile kişiliğinde önemli bir atılım yaptı. Eğitim sürecindeki özlü yaklaşımları ile yoldaşların güvenini kazanan ve öncülük yapabilecek bir komutan adayı olarak öne çıkan yoldaşımız, eğitimden sonra Avaşîn bölgesine geçti. Burada bir süre kaldıktan sonra Zap bölgesinde devrim çalışmalarını sürdürdü. Bu süreçte işgalci saldırıların yoğun yaşandığı ve yoldaşlarımızın fedailik çizgisi temelinde düşmana cevap verdiği Bakurê Kurdistan’a geçmeyi önerdi.
2017 yılında önerisi kabul edilen Şoreş yoldaşımız, büyük bir istek ve heyecanla Garzan’a geçti. Bakurê Kurdistan’a gitme amacını Önderliğimizin fiziki özgürlüğünü sağlama olarak belirleyen yoldaşımız, bu amacına ulaşmak için durmak bilmeden çalıştı. Garzan alanında aktif bir katılımın sahibi olan yoldaşımız, tüm yoğunlaşmalarını düşmana vuracağı darbeler üzerine yaptı. Düşmana etkili darbeler vurulması halinde soykırımcı sistemin yıkılacağına inanan yoldaşımız, Özyönetim Direnişi’nde fedaice savaşarak şehadete ulaşan yoldaşlarından ve onların mücadele çizgisinden ilham aldı. Garzan bölgesinde birçok eyleme katılan Şoreş yoldaşımız, birçok işgalci ve çetenin cezalandırıldığı eylemlere öncülük etti. Apocu ideolojideki net duruşu ve gerilla savaşındaki yetenekleriyle tüm yoldaşlarının örnek aldığı bir militan olan Şoreş yoldaşımız, gerçekleşen düşman saldırılarına karşı son nefesine kadar özgürlük değerlerine bağlı kalmayı başararak şehitler kervanına katıldı. Yoldaşları olarak Şoreş yoldaşımızın bizlere devrettiği devrim bayrağını onun şahsında tüm şehitlerimize layık olmanın sorumluluğuyla zafere kadar taşıyacağımızın sözünü yineliyoruz.
1 Aralık 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi





