Şoreş yoldaşımız, özellikle son dönemlerde Kürdistan Özgürlük Mücadelesi’ne sahip çıkışı ve faşizm karsındaki ilkeli duruşuyla Serhat’ın direniş geleneğinde yeni bir halkayı oluşturan Îdir’da yurtsever bir ailede dünyaya gelmiştir.

Aile ve çevresinin yurtsever olmasından kaynaklı küçük yaşlarından itibaren Kürdistan Özgürlük Mücadelesini ve bu mücadelenin öncü gücü partimiz PKK’yi tanıma şansına sahip olmuştur. Soykırımcı Türk devletinin halkımızı soykırıma uğratmak için geliştirdiği uygulamalardan biri olan göçertme politikaları nedeniyle Türkiye metropollerine göç etmelerine rağmen Kürtlük bilinçlerinden hiçbir şekilde taviz vermemiş bu yönüyle kendisini korumasını bilmiştir. Bunun yanında düşmanın halkımıza karşı özellikle Kürdistan’da uyguladığı insanlık dışı politikalara da duyarsız kalmamıştır. Bu temelde gençlik yıllarından itibaren devrim çalışmaları içerisinde aktif bir katılımın sahibi olmuş, düşmanın her alanda geriletmeyi kendisine devrimci bir görev olarak belirlemiştir.

Şoreş yoldaşımız uzun bir süre gençlik çalışmalarında faaliyet yürüttükten sonra sürekli özlemini çektiği gerilla saflarına katılmaya karar vermiş ve 2012 yılında bu özlemini gerçekleştirmiştir. Mardin alanında başlayan gerillacılık yaşamının her anına partimiz PKK’nin 40 yılı aşan tecrübelerini nakşetmeye çalışmıştır. Bulunduğu her alanda o alanla özdeşleşmiş şehit yoldaşların anılarını ruhunda canlandırmış bu yönüyle her hücresine kadar kahraman şehitlerimizi yaşamaya çalışmıştır. Kısa bir süre kalmasına rağmen Botan coğrafyasına, gerillanın emeğe ve hesapsız fedakarlığıyla oluşturduğu manevi ortamına hayran kalmış ve tutkuyla bağlanmıştır. Daha sonra mücadelesine DAİŞ faşizminin Êzidî halkımıza saldırması üzerine Şengal alanında devam ettirmiştir. Halkımıza olan sonsuz bağlılığını buradaki mücadelesinde somut bir şekilde ortaya koymuş ve öncü bir militan olarak aktif bir şekilde savaşın içerisine girmiştir. Şengal savaşından aldığı askeri tecrübeyi Önderlik ideolojisiyle bütünleştirerek yetkin bir gerilla komutanı olma iddiasında olan Şoreş yoldaşımız ideolojik ve askeri eğitimlerine büyük önem vermiştir. Aldığı ideolojik eğitimlerle Önder Apo’yu daha iyi anlamayı, dolayısıyla daha iyi pratikleştirmeyi temel amaç edinmiştir. Özellikle yaşam içerisindeki ilkeli duruşu, yoldaşlığındaki sıcaklığı ve samimiyetiyle aldığı ideolojik eğitimi anında pratikleştirmiştir. Gerillacılığa başladığı Botan alanına tekrar dönmek için sürekli bir yoğunlaşmanın içerisinde olan Şoreş yoldaşımız 2017 yılında tutkunu olduğu Botan alanına geçerek mücadelesine bu alanda devam ettirmiştir. Özellikle düşmanın Özyönetim Direnişleri sürecinde halkımızı katliamdan geçirmesinin hesabını sormak için derin bir yoğunlaşmanın içerisinde olmuş, düşmana olan öfkesini her geçen gün daha da büyütmüştür. Düşmana duyduğu öfkeyle Botan alanında birçok eylemin geliştirilmesine öncülük etmiş ve bu eylemlerde düşmana ağır darbeler vurulmuştur.

22 Eylül 2021

HPG Basın İrtibat Merkezi

 

 

 

 

 

© 2026 Şehîdên Me