Dilvîn yoldaşımız yurtseverlikleri ve ulusal bilinçleriyle tüm Kürdistan Özgürlük Hareketlerinin ilham kaynağı haline gelen Rojhilatê Kurdistan’da yurtsever bir ailede dünyaya gelmiştir.
Ailesinin yurtsever bir gelenekten gelmesi doğal olarak Dilvîn yoldaşımızda da etkisini göstermiş ve ulusal anlamda sorumluluk sahibi olmasına neden olmuştur. Bu sorumluluk bilinci Dilvîn yoldaşımızda kimi arayışların başlamasına neden olmuşsa da esas olarak Kürdistan Özgürlük Gerillası’nın yürüttüğü çalışmalardan etkilenerek Partimiz PKK’ye sempati duymaya başlamıştır.
Halkımızın içerisinde bulunduğu işgal altında yaşama durumu, her gün soykırımdan geçirilme tehlikesi Dilvîn yoldaşımızda mücadele gerekçesi haline gelmiş ve 2012 yılında gerilla saflarına katılmıştır. Üstlendiği görev ve sorumluluğun ciddiyeti ve ağırlığının farkında olmuş ve bu farkındalığa denk bir yaşamın sahibi olmaya çalışmıştır. Bunun için daha gerilla alanlarına adımını atar atmaz hızlı bir şekilde başladığı yeni yaşamı öğrenmeye çalışmış, aynı zamanda düşmandan büyük intikamın alınacağı günün de hazırlıklarını her anlamıyla yapmaya başlamıştır. Bu temelde askeri sanat ve taktiğe büyük önem vermiş, yetkin bir kadın gerilla olabilmek için yoğun bir emek harcamıştır. Dilvîn yoldaşımız yüksek bir tempoda başladığı devrim yürüyüşünü daha anlamlı kılabilmek için Önder Apo’nun kadın özgürlüğüne, demokratik ve doğayla uyumlu yaşamaya dayanan paradigmasını öğrenmeye, anlamaya kendisini adeta adamıştır. Önderliğin paradigmasını anladıkça daha fazla mücadele etme azim ve kararlılığına kavuşan Dilvîn yoldaşımız kendisine çizilen sınırları bir bir yıkarak kişiliğinde önemli değişimler yaratmıştır. Kişiliğinde yarattığı her değişimle halkımıza, Önderliğimize ve kahraman şehitlerimize layık olabilmenin vicdani ağırlığını sürekli hissetmiş ve bunun için de yaşama fedailik çizgisinde katılımı esas almıştır. Dilvîn yoldaşımız uzun süre değişik çalışma alanlarından kaldıktan sonra Avaşîn geçmiş, burada da mevcut duruşunu koruyarak düşman saldırılarına karşı fedailik çizgisinde savaşmıştır. En son bulunduğu Werxelê alanında düşmanın en ağır saldırılarına rağmen yüzündeki tebessümü eksik etmemiş, düşmana sıktığı her merminin tarihe direniş adına atılan bir çentik olduğunun bilincinde olarak şehadet şehadete yürümüştür.
11 Ekim 2021
HPG Basın İrtibat Merkezi





