Devran yoldaşımız, Şirnex’in Silopiya ilçesinde yurtsever Teyî aşiretine mensup bir ailede dünyaya geldi.

Mensubu olduğu Teyî aşireti özgürlük mücadelemizin başlarından itibaren sarsılmaz bir bağlılıkla mücadele içerisinde yer aldı. Birçok değerli evladını gerilla saflarına katarak yurtseverlik görevlerini yerine getiren bu değerli aşiretimiz, verdiği onlarca şehidiyle mücadelemizin bugünlere gelmesinde ve zafere her zamankinden daha fazla yaklaşmasında büyük bir emeğin sahibi oldu. Devran yoldaşımız da küçük yaştan itibaren ailesinde gerillanın kahramanlık destanlarını dinleyerek büyüdü. Bu nedenle gerillayı çocukluk kahramanı yaparak büyüdüğünde gerilla olmayı hayal etti. Çocukken en büyük isteği bir gün gerilla ile karşılaşmak olan yoldaşımız, her zaman bu hayalinin peşinden gitti. Bu nedenle gerillaya olan sevgisini ve özlemini de sürekli büyüttü. Türk devlet okullarına gidene kadar bulunduğu köyde Botan’ın kadim ve köklü kültürünü yaşayan yoldaşımız, okula başladığı ilk andan itibaren burada öğretilenlerin, anlatılanların kendisine ait olmadığını sezdi. Kendi dilinden, kültüründen ve yaşam biçiminden farklı bir yaşamın kendisine dayatıldığını anlayan yoldaşımız, bunu hiçbir zaman kabul etmedi. Her ne kadar 8 yıl boyunca düşman okullarında okusa da hiçbir zaman kendisine yabancılaşmadı, her zaman özünü korumanın çabasında oldu. Böylece soykırımcı Türk devletinin asimilasyon politikalarını kişiliğinde çürüten yoldaşımız, bir anlamda Türk devletine karşı ilk başarısını burada elde etti. Düşmanın Botan başta olmak üzere tüm Kurdistan’da halkımıza yönelik saldırı ve soykırım politikasını aralıksız bir şekilde sürdürmesi, halkımızın haklı taleplerini baskı, işkence ve katliamlarla bastırmaya çalışması Devran yoldaşımızın düşmana olan öfkesini daha da biledi. Bir Kürt genci olarak düşmandan mutlaka yaptıklarının intikamını alması gerektiğini düşündü. Bu anlamda arayışlara girerek mücadele saflarında yer almanın çabasında oldu. Yakın akrabalarından gerilla saflarına katılımların ve şehadetlerin olması Devran yoldaşımızın mücadele çizgisini belirlemesinde belirleyici oldu. Düşmanla mücadele edilecekse ve özgürlük savaşı verilecekse bunun mutlaka gerilla saflarında olması gerektiğine inandı. Bu temelde 2015 yılında yüzünü Botan dağlarına dönen yoldaşımız, özlemini duyduğu gerilla ile nihayet buluştu.

Gerilla saflarına katıldıktan sonra 1995 yılında şehadete ulaşan amcası Şehîd Devran Cûdî yoldaşın adını alan Devran yoldaşımız, böylece gerillacılığının ilk anından itibaren mücadele çizgisini şehitlerin ardılı olarak belirledi. Ailesinden duyduğu gerilla yaşamı ile karşılaştığı gerilla yaşamını karşılaştırma imkanı bulan yoldaşımız, kendisine anlatılanların eksik olduğunun farkına vardı. Gerilla yaşamının hakikatine ancak bizzat içerisinde bulunarak ve yaşayarak anlaşılabileceğinin bilincine varan yoldaşımız, her anında bu büyük anlam dünyasını keşfetmenin arayışında oldu. Aldığı ilk eğitimlerle kendisini askeri ve ideolojik anlamda donatan yoldaşımız, soykırımcı Türk devletinin halkımıza ve Hareketimize yönelik kapsamlı bir saldırıya geçmesi üzerine düşmanla savaşmak için önerilerde bulundu. Gerilla saflarında yeni olmasından ve savaş tecrübesinin bulunmamasından dolayı önerileri kabul edilmeyen yoldaşımız, buna rağmen bu yönlü yoğunlaşmalarını sürdürdü. İşgalci ve sömürgeci Türk devletinin saldırılarını her geçen gün artırmasına karşılık Apocu bir militan olarak görev ve sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini düşündü. İşgalciliğe karşı doğru tavrın bu olduğuna inanarak ısrarla savaşın yaşandığı alanlara gitmek istedi. Yaşamdaki fedakarlığı, düşmana karşı net duruşu ve dürüst kişiliği ile örnek bir Apocu militan olan Devran yoldaşımız, bu özellikleriyle yoldaşlarına güven verdi. Bu nedenle önemli ve stratejik çalışmalarda yer aldı. Bu çalışmalardaki disiplinli, samimi ve dürüst katılımı ile öne çıktı. Aynı zamanda güçlü yoldaşlığı ile tüm yoldaşlarının sevgi ve saygısını kazandı. Mücadele içerisinde kendisinden eski ve tecrübeli yoldaşlarının mücadele tarz ve temposundan, derin yoldaşlık ilişkilerinden etkilenen Devran yoldaşımız, tüm yaşamı boyunca bu yoldaşlarını örnek aldı. Yaklaşık iki yıl boyunca yer aldığı bu çalışmalarda önemli başarılar elde eden yoldaşımız, kazandığı tecrübelerle de yetkin bir özgürlük gerillası oldu. Düşmanın başta Bakurê Kurdistan olmak üzere Kurdistan’ın tüm alanlarında halkımızın kazanımlarına yönelik soykırım saldırıları geliştirmesi Devran yoldaşımızın düşmana olan öfkesini daha da güçlendirdi.

Mutlaka düşmana karşı aktif savaşın içerisinde yer alması gerektiğini düşünen yoldaşımız, bu mücadelesini daha profesyonel ve ideolojik temelli yürütmek için askeri, ideolojik akademilerde eğitime katıldı. Yeni dönem gerilla taktik ve tarzında önemli anlamda derinleşme yaşayan Devran yoldaşımız, en büyük hayalini gerçekleştirmek üzere Bakurê Kurdistan’a geçmek için önerilerde bulundu. Dönem ihtiyaçlarından dolayı önerisi kabul edilmeyen yoldaşımız farklı mücadele alanlarına geçti. Bir militan olarak nerede ihtiyaç varsa orada bulunmayı devrimci bir tutum olarak kabul eden yoldaşımız, olgun ve dürüst kişiliği ile bulunduğu mücadele alanında güçlü bir katılımın sahibi oldu. Bugün düşman saldırılarına karşı Apocu militanlığın yenilmezliğinin bir kez daha kanıtlandığı birçok direniş cephesinde verdiği emek ve gösterdiği çabalarla tüm yoldaşlarının saygısını kazandı.

5 Eylül 2021 günü gerçekleşen bir düşman saldırısında beraberindeki Kemal yoldaşımızla birlikte şehitler kervanına katılan Devran yoldaşımız, dürüst, emekçi, samimi ve Botan’ın köklü kültürünü yaşattığı kişiliği ve keskin militanlık ölçüleriyle her zaman mücadelemizde yaşayacaktır.

 

2 Eylül 2024

HPG Basın İrtibat Merkezi

 

 

 

 

 

© 2026 Şehîdên Me