Kurdistan Özgürlük Mücadelemize aktif katılımları ve binlerce şehidiyle adını altın harflerle yazan Nisêbîn, serhildan ve direniş kenti olarak onurlu savaşımızda yerini aldı.

Soykırımcı ve faşist Türk devletinin ve onun işgalci ordusuna onlarca yenilgi yaşatan, direniş ve serhildan kültürünü çizgi haline getiren bu güzide kentimizin yurtsever halkı nice Egîdler yetiştirdi. Böyle bir direniş geleneğinden gelen Destan yoldaşımız Nisêbîn de yurtsever bir aile doğdu, Kürt ve Kurdistani değerle büyüdü. Sadece ailesinin değil, tüm Nisêbîn halkının yurtseverliği, özgürlük davamıza olan inanç ve bağlılıkları Destan yoldaşımızın kişiliğinin şekillenmesinde belirleyici oldu. 90’lı yıllarda yaşanan serhildanların ve Bagok’un zirvelerinde mücadele eden gerillanın kahramanlık destanlarıyla büyüdü. Destan yoldaşımız daha küçüklüğünden Türk devletinin faşizan politikalarına, katliam ve baskılarına tanıklık etti ve bunları kabul etmeyerek kendisinde bir kine dönüştürdü. Örgütlülüğün ve güç olmanın önemini dinlediği hikayelerde öğrenen Destan yoldaşımız bir arayış içerisine girdi. Ülkemizin parçalanmışlığını, oluşturulan yapay sınırı ve bunun somut örneği olan Nisêbîn-Qamişlo sınırını hiçbir zaman kabullenmedi. Halk gerçekliğimizin farkında olan Destan yoldaşımız arayışları temelinde devrimci gençlik çalışmalarına katıldı. Bilinçli bir şekilde çalışmalarda yer alan Destan yoldaşımız düşünsel ve pratik anlamda kendisini geliştirme fırsatı yakaladı. 2013 yılının başında Mêrdîn’de hem duruşu hem de pratiğiyle müthiş etkiler oluşturan büyük komutanımız Akîf Bagok’un (Mehmet Şirin Cebe) şehadeti herkesi etkilediği gibi Destan yoldaşımızda da intikamının alınması ve silahının yerde bırakılmaması gerektiği bilincini geliştirdi. Yaşanan bu şehadetle çalışmalara daha fazla katılarak rotasını belirledi. Rojava Özgürlük Devrimi’ni yakından takip eden Destan yoldaşımız, devrimi ve açığa çıkan yeni yaşamı büyük bir coşkuyla karşıladı. DAİŞ faşizminin halkımıza yönelik saldırılarına karşı kendini sorumlu gören binlerce Bakur’lu genç gibi Destan yoldaşımız da devrimin kazanımlarını korumak için Rojava özgürlük güçlerine katıldı. Bu alanda gelişen birçok hamlede yer alarak etkili bir şekilde rol oynadı. Bakurê Kurdistan’da 2015 yılından itibaren başlayan soykırım saldırıları ve bunun sonucunda gelişen özyönetim ilan ve direnişiyle, Destan yoldaşımız yüzünü bu sefer doğup büyüdüğü Nisêbîn’e döndü. Destan yoldaşımız, sömürgeci Türk devletinin polisinden, ordusuna büyük hezimetler yaşadığı ve tarihe Nisebîn Sendromu olarak geçen bu destansı direnişte aktif ve ön saflarda yerini aldı. Nisêbîn Özyönetim Direnişi’ndeki destansı mücadelenin ardından hayalini kurduğu dağlara, gerilla saflarına katıldı.

Destan yoldaşımız, devrimci gençlik çalışmalarıyla başlattığı işgal ve soykırıma karşı mücadelesini Kurdistan dağlarına taşırarak taçlandırdı. Gençlik çalışmaları ve Rojava ve Nisêbîn’de edindiği savaş tecrübelerini aldığı temel eğitimlerle derinleştiren Destan yoldaşımız yabancısı olduğu dağ koşullarına adapte olmayı başardı. Özgürlük bilinciyle saflarımıza katılan Destan yoldaşımız, sadece özgür yaşam alanlarına gelmekle özgür olunmayacağını; bunun ancak kendini sürekli eğitmekle ve kesintisiz mücadeleyle gerçekleştirebileceğini söylem ve pratiğiyle kanıtladı. İdeolojik ve örgütsel anlamda belli bir derinliği yakalayan Destan yoldaşımız, Rêber Apo’nun öncü ve fedai bir militanı olmak adına çok çaba sarf etti. Rêber Apo’yu daha iyi anlamak ve ideolojisini yaşamsallaştırmak için azimli ve özverili bir şekilde katılım sağladı. Destan yoldaşımız, Rêber Apo’nun ideolojisiyle kendini var eden ve her boyutuyla öncülük eden Kadın Özgürlük Mücadelesi’nden çok etkilendi. Kadın özgürlük çizgisinde kendini sürekli sorguladı ve kadın yoldaşlarla doğru temelde yoldaşlık etme arayışında oldu. Yine bizleri var eden yoldaşlık ilişkilerine derinden bağlanarak, yaşama komünal-kolektif bir şekilde katıldı ve değerlere değer katmasını bildi. Destan yoldaşımız coşkun bir nehir misali mücadelesini tempolu ve istikrarlı bir şekilde sürekli büyüttü. Demokratik Modernite Gerillacılığı’nın tarz ve taktiğine sahip uzman bir gerilla olmak için askeri akademilere giden Destan yoldaşımız, sadece verili olanla kendisini sınırlamadı ve var olanı yeterli görmedi. Sürekli sorgulayan, araştıran ve geliştiren tarzıyla akademiden başarılı bir şekilde mezun oldu.

 Eğitimden sonra Zap alanına geçen Destan yoldaşımız, büyük bir tutku ve coşkuyla pratiğe dahil oldu. Rêber Apo’ya layık olmak, şehitlerimizin intikamını almak ve mücadeleyi büyütmek amacıyla yaşama daha aktif katıldı. Destan yoldaşımız, işgalci Türk ordusuna geçit vermeyen savaş tünellerinin hazırlanmasında büyük emek sahibi oldu. Sömürgeci Türk devleti 2015 yılından itibaren başlattığı topyekûn imha ve soykırım saldırılarını 2021 yılına kadar kesintisiz bir şekilde sürdürerek; 2021 yılının başında bu saldırılarını Garê saldırısıyla sonuca ulaştırmak istedi. Fedai komutanımız Şoreş Beytüşşebap öncülüğünde tarihi hezimete uğrayan Türk ordusu bu yenilgisini örtbas etmek için aynı yıl Medya Savunma Alanları’na yönelik yeni işgal saldırıları başlattı.  Destan yoldaşımız işgal operasyonuna karşı en ön cephede yerini alarak, işgalcilere darbe vurulan ilk eylemlerde yerini aldı. Destan yoldaşımız şehit düştüğü ana kadar büyük bir intikam hıncıyla işgalcilerin üzerine yürüdü. Rêber Apo’nun fedaileri olan özgürlük gerillaları; Apocu ideoloji ve iradeyle, yeni tarz ve taktik açılımla 2021 yılından bugüne kadar işgalci Türk ordusunun ahlaksız ve namertçe saldırılarına karşı direnerek Kurdistan tarihinde yeni bir sayfa açtı. Bu tarihin yazılmasında Destan yoldaşımız gibi kahraman şehidimizin emsalsiz direnişleri ve fedai duruşları öncülük etti. Destan yoldaşımızın şehadeti bizi derinden etkilese de Rêber Apo’ya, şehitlere bağlılığı, zafere olan inancı ve mücadele aşkı bizlerin bugüne kadar gelmemizde önümüzü aydınlatan meşale oldu.

31 Ağustos 2023

HPG Basın İrtibat Merkezi

 

 

 

 

 

© 2026 Şehîdên Me