Amed şehri nasıl ki tarihte Kürt halkının en önemli mücadele alanlarından biri olmuşsa partimiz PKK öncülüğünde gelişen çağdaş Kürt direnişine de merkezlik yapmakta.
Partimizin kurulduğu, irade kazandığı ve halkımızca sahiplenildiği bir merkez olarak Kurdistan tarihine geçti. Bu kadim ve direniş şehrinden binlerce özgürlük tutkunu devrimci, halkımızın özgürlük istemini ve hayalini yerine getirmek için tereddütsüzce mücadele saflarına akarak fedakarca savaştı ve son nefesine kadar da halkımızın özgürlük hayallerine bağlı kalmayı başardı. Bu fedakar devrimcilerden biri olan Demhat yoldaşımız da Amed’de yurtsever bir ailede doğdu. 1990’lı yıllardan itibaren gelişim gösteren mücadelemizin Kurdistan’da siyasal, sosyal ve kültürel anlamda başlattığı değişimden etkilenen Demhat yoldaşımızın değerli ailesi de çeşitli biçimlerde mücadele saflarında yer alarak yurtseverlik görevlerini layıkıyla yerine getirdi. Bu nedenle düşmanın yoğun baskısına maruz kaldıklarından dolayı İstanbul’a göç etmek zorunda kaldılar. Demhat yoldaşımız da bu nedenle Kurdistan’dan uzakta İstanbul’da büyümek zorunda kaldı. Fakat bu ayrılık sadece fiziki bir ayrılık oldu. Çünkü Demhat yoldaşımız hiçbir zaman ne kültüründen ve Kurdistan’da yaşanan savaş ve mücadele gerçekliğinden kopmadı. Öyle ki gençlik dönemlerinden itibaren İstanbul’da çeşitli kültür sanat çalışmalarında yer alarak hem kadim Kürt kültürünü korumayı hem de kendisi gibi Türkiye metropollerine göç etmek zorunda kalan Kürt gençlerinin kimliklerini korumasını başardı. Yine aynı dönemlerde devrimci gençlik faaliyetleri içerisinde yer alarak aktif bir mücadele yürüttü. Partimizi kemiren tasfiyeci eğilimin aksine Demhat yoldaşımız her zaman temel mücadele alanı olarak Kurdistan dağlarını gördü ve bu temelde kendisini hazırladı. Bu temelde Demhat yoldaşımız, tasfiyeci güruhun tasfiye edilip engel olmaktan çıktığı ve tarihimize ikinci 15 Ağustos Atılımı olarak geçen tarihi 1 Haziran Hamlesi’ne katılmak üzere 2004 yılında yüzünü Kurdistan dağlarına dönerek gerilla saflarına katıldı.
Gerilla saflarındaki ilk eğitimini Xakurkê alanında gören Demhat yoldaşımız, bu eğitim sürecinde gerilla ve dağ yaşamına uyum sağlayarak kısa sürede yetkin bir gerilla olmayı başardı. Kendisini halkına adayan bir militan olan yoldaşımız, bu eğitim sürecinden kısa bir süre sonra fedaileşmek üzere Hêzên Taybet çalışmalarına dahil oldu. Hêzên Taybet üstlendiği tarihi misyonun farkında olan Demhat yoldaşımız, bu misyona denk bir katılım sahibi olmak için büyük bir emek ve çaba harcadı. Bir yıl sonra eğitimini başarılı bir şekilde tamamladıktan sonra 2006 yılında özel bir görev için gittiği Rojhilatê Kurdistan’da bir komplo sonucu yaralı bir şekilde İran güçlerine esir düştü. İran zindanlarında bir buçuk yıl kalan Demhat yoldaşımız burada Partimizin zindan direniş geleneğini layıkıyla temsil etmeyi başardı. Daha sonra İran devletinin yoldaşımızın Türk devletine teslim etmesi üzerine yaklaşık 6 ay Türk zindanlarında kalan yoldaşımız aynı duruşunu burada da sürdürmeyi başardı. Tutsaklık sürecinde daha fazla yoğunlaşma imkanı bulan Demhat yoldaşımız, tutsaklığını daha fazla mücadele etmenin gerekçesi yapmayı bildi. Altı ay sonra zindandan çıkan yoldaşımız yüzünü tekrar Kurdistan dağlarına dönerek Zap alanına geçti. Burada Mazlum Doğan Parti Merkez Okulu’nda eğitim gören yoldaşımız 2010 yılında gelişen Devrimci Halk Savaşı’nda yer almak istedi. Özellikle doğduğu ve çocukluk hayallerinin mekanı olan Amed geçmeyi önerdi. Böylece hem kendi hayallerini hem de birçok şehit yoldaşının hayalini birlikte gerçekleştirmek istedi. Yaşadığı derin yoğunlaşmalarını Partimizle paylaşan Demhat yoldaşımız büyük bir coşku ve heyecanla bu sefer bir gerilla komutanı olarak yüzünü doğduğu Amed’e döndü.
Amed alanında Devrimci Halk Savaşı’nın gelişmesi için daha gittiği ilk yıldan itibaren büyük emek veren Demhat yoldaşımız, birçok çalışmada yer alarak Amed’de Özyönetim Direnişi’nin örgütlendirilmesinde rol oynadı. Yaklaşık iki yıl boyunca bu çalışmalarda yer alan yoldaşımız aynı zamanda düşmana karşı geliştirilen birçok eylemde de yer alarak fedai bir militan olarak dönem görevlerini layıkıyla yerine getirdi. 2013 yılından sonra bölge komutanlığı görevi ile Amed’in Şehîd Êrîş alanına geçen yoldaşımız uzun bir süre bu alanda çalışma yürüttü. Bu alanda altyapı çalışmasından, gerillaya yeni savaşçı katmaya kadar birçok çalışmayı yürüttü. Alanda Parti çizgisinin hakim kılınması ve halkımıza daha fazla ulaşmak için yoğun bir pratik pratik yürüttü. Düşmanın çözüm adı altında yürüttüğü sürecin tasfiye amaçladığını erkenden fark eden yoldaşımız, bunun için bulunduğu alanda tedbir aldı ve bu düşüncelerini hem örgütümüz hem de alanda bulunan diğer yoldaşlarıyla da paylaştı. Bu temelde gerillanın yeniden yapılandırılması gerektiğini düşünerek daha yaygın bir alanda mevzilendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Soykırımcı Türk devletinin 2015 yılından itibaren başta Bakurê Kurdistan olmak üzere halkımızın kazanımlarının bulunduğu her alanda saldırıya geçmesi karşısında Apocu fedai bir militan olan Demhat yoldaşımız da bu saldırılara karşı saldırı ile cevap vermeyi başardı. Bulunduğu alanda birçok eylem gerçekleştiren ve Türk devletine ağır darbeler vurulmasını sağlayan Demhat yoldaşımız, gelişen direniş sürecinin öncülerinden biri oldu. Düşmanın Çöktürme Planı’nı erken fark eden ve bunun için gerekli tedbirleri alan yoldaşımız, düşmana vurduğu darbelerle de savaş sürecini kendi inisiyatifinde yürütmeyi başardı. Demhat yoldaşımızın bulunduğu alanda açığa çıkan direniş Amed ve Bakurê Kurdistan’nın diğer alanlarına da sıçrayarak topyekün bir direnişe dönüştü. 2020 yılına kadar bulunduğu Amed alanında öncü bir komutan olan ve Partimizin direniş çizgisini layıkıyla temsil etmeyi başaran Demhat yoldaşımız, bu süre içerisinde yaşanan şehadetlerden derinden etkilendi. Birlikte çalışma yürüttüğü yoldaşlarının şehadete ulaşması kendisine hem ağır sorumluluklar hem de şehitlerimizin anılarını doğru yaşatma görevi yükledi. Fedailik çizgisindeki yaşamıyla örnek bir militan olan Demhat yoldaşımız ancak mücadelesini daha da büyüterek yüklendiği görev ve sorumlulukları yerine getirebileceğinin farkındadır. Bunun için kendisine yöneldi ve kişiliğinde kendisine engel olan özelliklerinden bir bir kurtulmanın mücadelesini verdi. Ruhunu Rêber Apo’nun felsefesiyle arındıran yoldaşımız, askeri ve ideolojik anlamda daha fazla derinleşerek düşman saldırılarına cevap olmayı başardı.
2020 yılında Garzan alanına geçen Demhat yoldaşımız 2010 yılında başladığı Bakur gerillacılığını zirvesini bu alanda yaşayarak, gerçekleşen düşman saldırılarında dört yoldaşı ile birlikte şehadete ulaştı. Ardından büyük bir mücadele mirası ve mutlaka gerçekleştirilmesi gereken görevler bırakan Demhat yoldaşımızın şahsında tüm devrim şehitlerimizin hayallerinin mücadelecisi olacağımızın sözünü bir kez daha yineliyoruz.
29 Ağustos 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi





