Goyî aşireti Kurdistan’ın kadim bir aşireti olarak yüzyıllardır bulunduğu Botan alanında Kürt kültürünü, dilini ve geleneklerini en doğal ve sade bir şekilde yaşatarak günümüze kadar getirdi.

Her zaman özgür ve bağımsız bir yaşamın savunucusu olan bu değerli aşiretimiz, başta yaşadıkları bölgelere olmak üzere Kurdistan’a yönelik geliştirilen her saldırıya karşı direnmeyi bildi. Yaslandıkları eşsiz ve engin Botan dağlarında hiçbir işgalciye geçit vermeyerek özlerini korumayı başaran bu kadim aşiretimiz günümüzde de bu özelliğini koruyarak Kürt halkının yaşayan tarihi oldular. Kurdistan halkının özgürlük umudu olan partimiz PKK öncülüğünde gelişen mücadeleye ilk katılan aşiretlerden olan Goyî aşireti daha silahlı mücadelemizin ilk yıllarında en değerli evlatlarını özgürlük saflarına göndererek özgürlüğe olan bağlılıklarını gösterdiler. Aynı zamanda gerillanın Botan dağlarına yayılmasıyla ilk gerilla gruplarıyla karşılaşan Goyî aşiretinden halkımız gerillaya büyük bir sevgi besleyerek onu bağrına basmıştır. Gerillanın yaşam tarzı ve sahip olduğu Rêber Apo felsefesiyle özgür Kürtlüğün günümüzdeki temsilcisi olduğuna inanan halkımız, gerillanın etrafında kenetlenerek mücadelemizin daha da büyümesinde emek sahibi oldular.

Böylesi bir aşiret ve toplum geleneğinin yaşandığı bir ailede dünyaya gelen Botan yoldaşımız, özüne bağlı bir şekilde yetişti. Dilini, kültürünü ve geleneklerini en saf biçimde yaşayan yoldaşımız, bu yönüyle Türk devletinin on yılladır sürdürdüğü asimilasyon politikalarını kişiliğinde boşa çıkardı. Gençlik dönemleriyle birlikte yaşama dair sorgulamaları artan yoldaşımız, düşman dayatmaları ve zoruyla ailesinin ve birçok akrabasının koruculuğu kabul etmesine büyük bir öfke duydu. Henüz o zamanlarda koruculuğun Kürt halkının yüreğine saplanan bir hançer olduğu gerçekliğinin bilincinde oldu. Kurdistan Özgürlük Gerillası’yla baş edemeyen ve halkımızın özgürlük mücadelesini bastıramayan Türk devletinin böylesi uğursuz bir politikayla sonuca gitmek istediğinin farkında olan yoldaşımız, hiçbir zaman ailesinin ve akrabalarının düşman silahı kaldırmasını onaylamadı ve kabul etmedi. Yaşadığı coğrafyanın gerilla alanlarına yakın olması ve özgürlük gerillasının Türk ordusuna karşı geliştirdiği etkili eylemler ilk olarak 2005 yılında Botan yoldaşımızın dikkatini çekti. Türk devletinin özel savaş yalanlarının aksine gerillanın sadece işgalci askerleri hedeflediğini gören yoldaşımız, gerillaya olan ilgisi daha da arttı. Hem gördüğü gerillaların yaşam duruşlarından hem de aşiretinde birçok yoldaşımızın gerilla saflarına katılması ve bazı yoldaşlarımızın da fedaice savaşarak şehadete ulaşması Botan yoldaşımızı derinden etkiledi. Bir Kürt genci olarak hem şehitlere bağlılığın gereğini yerine getirmek hem de halkımızın özgürlük mücadelesinin bir neferi olmak isteyen Botan yoldaşımız bu temelde 2013 yılında yüzünü Kurdistan dağlarına dönerek gerilla saflarına katıldı.

Kurdistan dağların bağrında büyüdüğü için dağın dilini iyi bilen Botan yoldaşımız, dağ yaşamına uyum sağlamakta zorluk yaşamadı. Aldığı ilk eğitimlerle birlikte gerilla yaşamının inceliklerini de öğrenen yoldaşımız, kısa sürede aktif bir katılımın sahibi oldu. Aldığı eğitimlerle askeri anlamda önemli birikimin sahibi olan Botan yoldaşımız, birçok alanda mücadele ederek hem halkımıza yönelik saldırılara cevap verdi hem de kendisini askeri ve ideolojik anlamda geliştirme imkanına kavuştu. Halkımıza yönelik saldırılara karşı savaştığı süreçte bir kez yaralanmasına rağmen hiçbir şekilde bunu mücadelesinin önünde engel olarak görmedi ve düşmana olan hıncını daha da biledi. Bir Botan’lı gerilla olarak doğup büyüdüğü topraklara bir özgürlük gerillası olarak dönmeyi en temel hedeflerinden biri haline getiren Botan yoldaşımız, bu temelde yüzünü Bakurê Kurdistan’a dönerek mücadelesini orada sürdürdü. Araziye olan hakimiyetini, emekçi ve fedakar özellikleriyle bütünleştiren yoldaşımız aktif bir katılımın sahibi oldu.

Bakurê Kurdistan’da bir süre gerillacılık yaptıktan sonra ihtiyaçlardan kaynaklı bir kez daha Medya Savunma Alanları’na dönen Botan yoldaşımız, burada birçok alanda mücadele yürüttü. Sömürgeci Türk devletinin Medya Savunma Alanları’na yönelik geliştirdiği işgal saldırılarına karşı müdahale eden ilk yoldaşlarımızdan oldu. Aynı zamanda savaşın öncesinde yapılan hazırlıklarla kazanıldığının bilincinde olan yoldaşımız, birçok savaş tünelinin hazırlanmasında emek sahibi oldu.

27 Ağustos 2021 günü Metîna bölgesinde şehadete ulaşan Botan yoldaşımız, bulunduğu her alanda doğal, sade, emekçi ve fedakar özellikleriyle öne çıktı. Büyük bir tutkuyla bağlı olduğu özgürlük mücadelesini şehadete ulaşarak zirvede tamamlayan Botan yoldaşımızın anısını mücadelemizde sürdüreceğimizin sözünü yineliyoruz.

27 Ağustos 2024

HPG Basın İrtibat Merkezi

 

 

 

 

 

© 2026 Şehîdên Me