Halkımızın binlerce yıldır kendi dili ve kültürüyle yaşadığı Başûrê Kurdistan’ın Musil kenti zengin yeraltı kaynakları ve stratejik öneminden dolayı her zaman işgalcilerin ve sömürgecilerin hedefi olmuştur.

Başta Irak BAAS rejimi olmak üzere birçok güç bu kadim Mezopotamya şehrini denetiminde tutmak istemiştir. Bunun için katliamlardan asimilasyon politikalarına kadar her türlü baskıyı halkımıza reva görmüştür. Yine göçertme politikalarıyla halkımızı buradan kopararak şehrin demografyasını değiştirmeye çalışmıştır. Bundan dolayı Musil şehri her zaman istikrarsızlığın, çatışmaların ve toplumsal çöküşün yaşandığı bir alan olmuştur. Yine kendisine Kurdistani parti ve örgüt diyen birçok kesim de Musil’daki halkımıza çıkar amaçlı yaklaşmış, halkımızı en zor zamanlarında yalnız bırakarak katliamlarla yüz yüze kalmalarına neden olmuştur. Adil yoldaşımız böylesi yoğun çelişkili, çatışmalı ve kaoslu bir yerde doğmuştur. Ailesi her ne kadar düşman baskılarından dolayı Kürtlük özelliklerini çok fazla ön plana çıkarmasa da içten içe kendi dil, kültür ve geleneklerini yaşamıştır. Çocuklarını da bu şekilde büyüten bu değerli ailemiz, insani yönü güçlü çocuklar yetiştirmiştir. O çocuklardan biri olan Adil yoldaşımız daha küçük yaşlardan itibaren çevresinde yaşanan olayları anlamakta zorluk çekmiştir. Çünkü insanların dillerinden, kültürlerinden, mezheplerinden dolayı baskı görmesi, öldürülmesini insan doğasına aykırı bulmuştur. Bunun için derin çelişkiler yaşamış, yaşadığı çelişkilere doğru cevaplar aramıştır. Yaşadığı Musil şehrinin var olan kaoslu ortamından DAİŞ çetelerinin yararlanması ve saldırıya geçmesi nedeniyle binlerce insan gibi Adil yoldaşımızın ailesi de göç etmek zorunda kalmış ve Kelar’a yerleşmiştir. DAİŞ saldırıları sonrasında Musil şehrini korumakla görevli güçlerin hiçbir varlık göstermeden alandan çekilmesi her ne kadar Adil yoldaşımız da belli tepki yaratmışsa da, aynı zamanda yurtseverlik duygularının harekete geçmesini de sağlamıştır. Fakat kendilerini korumakla görevli başta Kurdistani güçlerin çetelere karşı hiçbir varlık göstermemesi ve geri çekilmesi, Adil yoldaşımızın yurtseverlik kavramını yeniden tanımlamasını sağlamıştır.

Çete saldırılarına karşı bütün orduların geri çekildiği, kaçtığı bir ortamda Apocu militanların fedaice bu çete saldırılarına karşı koyması ve adım adım işgal edilen alanları özgürleştirmesi Adil yoldaşımızın dikkatini çekmiştir. Daha önceleri bazı güçlerin Başûrê Kurdistan halkımızı PKK’nin yurtseverlik çizgisinden etkilenmemesi için uydurduğu kara propagandaların etkisinde olan Adil yoldaşımız, Apocu gerillaların, en zorlu zamanlarında halkımızın yanında olması ve çetelere karşı destansı bir direniş göstermesiyle bu kara propagandaların gerçek dışı olduğunu anlamıştır. Kelar’da üniversiteye başladığı dönemlerde yurtsever devrimci gençlik çalışanlarıyla tanışması Adil yoldaşımızın yaşamında bir dönüm noktasını oluşturmuştur. Üniversitedeki yurtsever gençlik sayesinde Önder Apo ve PKK gerçekliğini daha iyi anlamaya başlamıştır. Bu süreçte artık Önderliğimizin kitaplarını, çözümlemelerini okumaya başlamıştır. Önderliğimizi okudukça daha fazla etkilenen Adil yoldaşımız, özellikle Önderliğimizin kadın özgürlüğüne, toplumsal sorunların çözümüne, yurtseverlik ve devrimciliğe dair görüşlerini kısa sürede benimsemiştir. Bundan dolayı kendisi de çalışmalara başlamış ve özgürlük saflarındaki yerini almıştır. Fakat düşman saldırılarının yoğun yaşandığı 2016 yılında halkımıza karşı sorumluluklarını yerine getirmek ve işgalcilere karşı savaşmak için gerilla saflarına katılma kararı almıştır.

Gerilla saflarına Qendîl alanında katılan Adil yoldaşımız, gerilladaki ilk eğitimini de burada almıştır. Aldığı eğitimlerle kısa sürede dağ ve gerilla yaşamına adapte olmuş, yeni bir yaşama kapı aralamıştır. Eğitim sürecinden sonra yaklaşık 2 yıl Qendîl alanında çalışmalara katılan yoldaşımız, burada gerillacılık anlamında önemli gelişmeler kaydetmiştir. Özellikle yeni dönem gerillacılığında derinleşmek için kendisini eğitmiştir. Yine Önder Apo felsefesinde kendisini yeniden yaratmak ve şehitler çizgisinde bir yürüyüşün sahibi olmak için her anını yoğunlaşarak, araştırarak sürdürmüştür. Her ne kadar emekçi, fedakar bir katılımın sahibi olsa da mevcut katılım düzeyini yeterli görmeyen yoldaşımız savaşın yoğun yaşandığı alanlara gitmek istemiştir. Bu temelde kendisini gerillacılık sanatında derinleştirmek için branş eğitimlerine dahil olmuştur. Birçok branşta yetkinleşen Adil yoldaşımız birçok yoldaşını da eğitmiş ve onların da birer profesyonel gerilla olmasını sağlamıştır. Savaşın yoğun yaşandığı alanlarda şehadete ulaşan yoldaşlarının intikamını almak ve onların anılarına doğru temelde sahip çıkmak için mücadelesini daha da büyüten Adil yoldaşımız Hêzên Taybet çalışmalarına dahil olmuştur. Bu çalışmalarda da yaratıcılığı ve çalışkanlığı ile öne çıkmış, askeri anlamda yeniliklerin yaşanmasına ön ayak olmuştur. Bu katılım biçimi ile tüm yoldaşlarına örnek ve öncü olmuştur.

Yoldaşlarına olan sevgisi ve kutsal dağlardaki yaşam sevinci, yüzüne yansımıştır. Sürekli parlayan gözleri, güler yüzlülüğü ile Önder Apo ideolojisini içten benimsemiş, şehit yoldaşlarının hakikati ile yaşama katılmıştır. Adil yoldaşımız bulunduğu hiç bir yerde moralsizliğe izin vermez, sürekli gülen yüzü ile yoldaşlarına moral kaynağı olmuştur. Şehadete ulaştığı an’a kadar Önderlik ideolojisine ve şehitlerimizin kutsal anılarına olan bağlılığı ile örnek bir Apocu militan olan Adil yoldaşımız her zaman mücadelemize önderlik etmeye devam edecektir.

19 Haziran 2023

HPG Basın İrtibat Merkezi

 

 

 

 

 

© 2026 Şehîdên Me